Ali BAYRAMOĞLU
Şunu sayısını hatırlamadığım kadar çok söyledim:
Adli girişimler, yasama faaliyeti, idari tedbirleriyle sistemin cemaate karşı seferberliği, cemaatle mücadelesi bir hukuk devleti ve demokrasi gereğidir.
Bunu, ne cemaatçilerin AK Parti'nin hoşa gitmeyen kimi politikalarının arkasına saklanması, ne de kimilerinin iktidarla mücadelenin öfke cazibesine kapılarak cemaatle onu doğrulayan dirsek temasına girmesi örter. Cemaate karşı verilen mücadele her anlamda gayri meşruya karşı verilen bir mücadeledir.
Ancak bu madalyonun sadece bir yüzüdür.
Seçilmiş bir siyasi iktidarın, devleti işletmesinden sorumlu bir organın, gayri meşruyla mücadelesinin meşru olması, meşru yöntemlere dayanması gerekir. Tasfiyelerin demokratik ve hukuki nitelik taşıması icap eder.
Aralık ayının son günü, 2015'in en önemli meselesi olacağını varsayarak bu konuda yaptığım uyarıyı tekrar etmek isterim. Siyasi iktidarın cemaate karşı verdiği mücadelenin, bu açıdan, demokratik durum açısından giderilmesi gereken kimi hayati zaafları vardır.
Şöyle:
- Demokrasilerde siyasi gücü ve hukuk gücünü elinde tutan yapılar, hukukun kurallarına ve denetimine tabidir. Hiç bir olağanüstü durum bu ilkeleri ortadan kaldıramaz. Alınacak hiç bir olağanüstü tedbir, hiç bir şekilde olağanüstü hukuk izleri ve süreklilik taşımaz. Uygulamada da durum aynıdır. Soruşturmalarda, suçun şahsiliği ilkesini gölgeleyecek, genel ve siyasi nitelikli bir tahkikat görüntüsü kabul edilir bir durum değildir. Bu tür durumlar demokrasiye karşı hamle anlamına gelir. Hükümet de cemaatle mücadelede tüm zorluklara, cemaatin varlık biçimine, arkasına sığındığı yargı gibi kurumlara, yolsuzluk gibi dosyalara rağmen, bu konularda daha hassas, şeffaf ve kuralcı olmaladır.
- Cemaatle mücadele bugün yapıldığı gibi, sadece 17-25 Aralık dosyalarına sıkıştırılmamalıdır. Böyle bir durum bir sistem restorasyonu değil, bir iktidar mücadelesi anlamı içerir. Özellikle kamuoyu, muhalifler ve dış dünya açısından bu istikamette bir imaj oluşturur ve bu imaj haklılık payı taşır. Bu hatta kalınırsa, en önemlisi, yargı kaosu süregider, değişim sürecinin aksaklıklarının açtığı tahribat ortadan kaldırılamaz. Balyoz, Oda tv, KCK gibi soruşturmaların da kapsanacağı bir tahkikat, hukuk kuralları içinde, devreye sokulmalıdır.
- 17-25 Aralık hadiseleri için “darbe yoktur sadece yolsuzluk vardır” demek ile “hiç yolsuzluk yoktur sadece darbe vardır” arasında mantık açısından bir fark bulunmaz. Siyasi iktidarın yolsuzluk konusundaki tavrı ve söylemi değişmeden cemaatle mücadelesinin inandırıcılığı zayıf kalacaktır.
- 2007 sonrası AK Parti ile cemaat arasında yoğun bir işbirliği yaşanmıştır. Bu durum, AK Parti'li ya da muhalif tüm kamuoyunun malumudur. Siyasi iktidar, cemaatin operasyonel gücü ve hamleleriyle ilgisi olmasa da, bu açıdan siyasi bir sorumluluk taşır. AK Parti'ye düşen önce bu döneme açıklık getirmektir. Kendi payına düşen hataları dile getirmek ve bunların telafisi için atacağı adımları tanımlamaktır.
- Sonuncu eksiklik, şeffaflıktır. Cemaatin dokusu, ifade ettiği tehlike, tüm verileri, istatistikleriyle TBMM'de kamuoyunun izleyeceği genel bir oturumda hükümet tarafından halka açıklanmalıdır. Ve bu konuda tedbirler “demokratik bir eylem” planı olarak Meclis'e sunulmalıdır. Diğer siyasi partilerin bu pakete katılımını sağlayacak açık bir politika izlenmelidir.
İki hakimin tutuklanması bu zaafların somut ve tahrip edici bir noktaya gelmesinin eseridir.
Yeni olmadı…
Umarız yeni hükümetle olur…
Meşruiyet çizgisi tutturulur.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026