Ali BAYRAMOĞLU
Haberler, dün Diyarbakır'da emniyet güçleriyle IŞİD militanları arasında ilk kez, saatler süren çatışmalar yaşandığı, 2 polisin şehit olduğu, 7 IŞİD'çinin öldürüldüğü, 12'sinin yakalandığı bilgisini geçiyordu.
Valilik Diyarbakır'da 17 ayrı noktaya operasyon yapıldığını, bol sayıda silah ve mühimmat ele geçirildiğini açıklıyordu.
Meselenin asayiş boyutu önemli. Eninde sonunda can alan silahlar, bombalar, terör eylemcileri...
Ancak 17 ayrı yere baskın, 7 saat süren çatışma, tutuklanan onlarca militan, bunların Diyarbakır'da yerleşmiş olmaları, Kürt bölgelerinde kökleşebilmeleri başka bir açıdan da dikkatle izlenmesi gereken bir durumdur.
Gerek devlet yetkilileri gerek İslami kesimden kanaat önderleri IŞİD tarzı harici, selefi bir din anlayışının Türkiye'nin İslami geleneklerine uygun olmadığını, bizde kökleşemeyeceğini söylerler. Mevcut hücre ve yapıları ise istisna ve geçici olarak görürler.
Gerçekten öyle mi?
Bu tür örgütlerin din anlayışının İslam'a ve Türkiye'nin geleneklerine uygun olmaması, yayılmalarını, güç, taban ve zemin bulmalarını engeller mi?
Üstelik söz konusu olan sadece bir örgüt değil, yeni cihadî hareket, en azından ciddi bir hareketlenmeyse...
Şüphe yok: bu tür dalgalar İslami alan içinde temizlenme/yenilenme ve İslam dışı alan cihadî eylem fikrini içerirler. Başarılı oldukları, güç kullanabildikleri, ses getirdikleri, bir mücadeleyi temsil ettikleri oranda bir cazibe merkezi oluştururlar.
Yine şüphe yok: 2000'li yıllarla artan Doğu-Batı, İslam-Batı gerginliği, bunun Doğu'da yol açtığı öfke dalgası, din-siyaset-kimlik bağlarını kuvvetlendirmesi, Batı'da yol açtığı İslamofobi, şüphe yok ki, bu tür dalgalara zemin hazırlamıştır.
Tekfirci (Müslümanın Müslümanı küfürle suçlaması) niteliğiyle, kendi dışındaki Müslüman ülkeleri tağut rejimi (Allaha isyan eden, sapkın)olarak tanımlamasıyla en keskinlerinden birisi ve en sonuncusu IŞİD.
IŞİD bugün Asya'dan Afrika'ya, Filipinler'den Nijerya'ya pek çok ülkede örgütlenmiş bulunuyor. Batı'da yaşayan Müslüman gençleri kendisine çekiyor.
Peki Türkiye?
Diyarbakır'da 17 ayrı yere yapılan baskını, 7 saatlik çatışma bu açıdan kimi işaretler taşımıyor mu?
Türkiye'de yaşanan aşırı siyasallaşma, siyasi aklı tahrip ettiği oranda bu sorular pek sorulmuyor. Muhalifler, ülkede ve bölgede her tür olumsuz gelişmenin faturasını doğrudan Tayyip Erdoğan'a çıkarmakla meşguller ve beyinleri muhalefet şehvetiyle dumura uğramış durumda. Muhafazakar kesim “Müslüman ve terör arasında bağ olabileceği” fikrine bir tabu olarak bakıyor. Ve bu konu hiç bir şekilde tartışılmıyor.
Suruç saldırısından sonra yazdıklarımı hatırlatmak isterim.
IŞİD'in yayınlarıyla, açıklamalarıyla, eylemleriyle git gide Türkiye'ye yönelen, İstanbul'un fethini hedef gösteren bir örgüttür. Türkiye'deki etkisi hafife alınmayacak düzeydedir.
Son 10 yıldır El Kaide, üç yıldır da IŞİD ve El Nusra gibi cihatçı örgütler hakkında Türkiye ve Irak'ta saha çalışmaları yürüten 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Ortadoğu Masası Başkanı Doç. Dr. Serhat Erkmen'e kulak verelim. Son üç yılda cihatçı silahlı gruplara katılmak üzere 10 bine yakın kişi Türkiye'den Suriye ve Irak'a gitti, bunun 7000'den fazlasının IŞİD'e katıldığını iddia ediyor.
Haziran sonu verdiği bir röportajda şunları söylüyordu:
“IŞİD son iki yılda kısa süre içerisinde bölgede ve dünyada nasıl ilgi odağı haline geldiyse Türkiye içinde de aynı hızla bir ilgi odağı haline geldi. Türkiye'den Suriye ve Irak'a cihat etmek amacıyla giden mücahitler, onlara eşlik eden aileleri, yani muhacirler ve onlara lojistik, vs. destek veren kitleyi dikkate aldığımızda son üç yılda gidenlerin ve gidip-dönenlerin toplamda 10 bine yaklaştığını görüyoruz. Türkiye'den katılımların yüzde 70'i ise IŞİD'e yönelik. Bu rakamın içinde sadece eli silah tutanlar değil, onlarla giden aileler ve onlara lojistik destek veren kesimler de var. Gidenlerin yarısından fazlasını, yaklaşık yüzde 60'ını aileler oluşturuyor…”
Bu etkinin sadece gidiş açısından değil, Türkiye'yi hedef alan açısından da bir anlamı olması kaçınılmazdır.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026