Ali BAYRAMOĞLU
Sultanahmet meydanında dün terör yine 10 can aldı. Kör ölümün, kör şiddetin, IŞİD belasının en çok vurduğu ülkelerden birisi Türkiye. Suruç, Ankara, İstanbul derken 6 ay içinde sayısı 200'e yaklaşan kurban verildi IŞİD saldırılarında.
“IŞİD ile siyasi iktidar işbirliği yapıyor” tarzı, yıpratma hedefli stratejik ahlak dışı kampanyalara, “siyasi iktidar takıntılı” kimi kalemlerin az zeki tutumlarına rağmen, Türk toplumu soğukkanlılığını korumayı bildi, biliyor.
IŞİD terörü Türkiye'ye ülke dışı bir dalgayla geliyor. Bir süre sonra bu “dış kaynak” şu veya bu şekilde boğulacaktır.
Ancak terörün diğerini bu topraklar üretiyor. Diğer ifadeyle bu topraklarda bu şiddetin uzandığı sosyolojik ve politik bir yatak var.
O zaman yatağın denetimi, yeniden yapılandırılması bu şiddete, teröre son vermenin ana yoludur. Bu bela, ölmek ve öldürmekle dün sona ermedi, yarın da sona ermeyecektir. Bugün çözüm yerine geçirilen, öyle aktarılan ve hedeflenen askeri alan hakimiyeti veya bir alanın asayiş yöntemleri ve birimleriyle denetimi, bu şiddetin farklı bir düzeyini ifade etmekten öte bir şey değildir.
Evet, çözüm ve siyaset, bu ara revaçta olan kavramlar değil.
Devlet için mevcut koşullarda ve bu çatışma ortamında, siyasete dönüş örgütün egemenlik alanını tasdik anlamına geliyor. Örgüt için ise egemenlik alanını genişletmek için şiddetle iç içe sokacağı bir manivela anlamına…
Ne var ki bu konuda eninde sonunda başvurulacak kapı bugün geri itilen siyaset olacaktır. Onun içindir ki, revaçta olsun olmasın, siyaset üzerine titrenmesi gereken bir araç ve kavramdır.
Siyaset “tartışabilmek” demektir. Sorunları konuşarak çözmek, kararları müzakere ederek almak demektir.
Siyaset bir toplumdaki farklı beklenti, öneri ve taleplerin belirli kurallar ve yasalar çerçevesinde karşı karşıya gelmeleri “birbirlerini etkileyerek, birbirlerinden beslenerek, birbirlerini çürüterek”, kararlara zemin oluşturması demektir.
Siyaset, farklı kesim ve talepler arasındaki fikir alışverişinin ve ortak payda arayışının tek vasıtası olan “düşünce özgürlüğü” demektir.
Tartışmanın, konuşmanın, düşünce özgürlüğünün bittiği yerde siyaset de biter, anlamını yitirir.
Siyaset bitince şiddet bir değer haline gelir, bir regülasyon aracı olarak görülmeye başlar.
Farklı olanların düşüncelerini karalayan, reddeden, yok edilmesi gereken düşman ilan eden bir zihniyetin ifadesi olur.
Bu tür iklimler hep aynı noktaya işaret ederler:
Siyasi alanının darlaşması, dar alanda iç çatışmalarla dar rekabete mahkûm edilmesi ve bir savaş ideolojisine dönüştürülüp talep ve tartışmalardan arındırılması...
Demokrasilerin önündeki en büyük tehlikelerden birisidir bu.
Karşınıza her renkte, her biçimde, her kesimde çıkar.
Kürt sorununun Güneydoğu merkezli, Kandil Dağı'na sıkışmış bir sorun olmaktan çıktığını yana yakıla anlatmaya çalışıyor birçok insan...
Kürt sorunu siyasi açıdan artık bir kent ve ülke sorunu...
Kürt sorunu sadece Yüksekova, Van, Diyarbakır'da değil, İstanbul, Mersin, İzmir, Adana'da baş gösteren bir sorun...
25-30 yıl süren çatışma, şiddet, baskı ağır toplumsal ve politik sonuçlar üretti. Bunlardan birisi zorunlu ve kitlesel göçtü. Bu göçün yarattığı en önemli mesele Batı'da ve Güney'de karşımıza çıkan gettolaşmadır. Türklerin ve Kürtlerin iç içe değil, karşı karşıya yaşamaya başlaması, karşılıklı ötekileşmenin hızlanmasıdır.
Tehlikeli karşılaşmalar bu tabloda, bugünkü koşullarda karşımızda duran büyük bir risktir.
Sinyal yanıp sönüyor.
Bu uyarı hepimize…
Siyaset çiçeğini sulamak gerek
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026