Ali BAYRAMOĞLU
PKK'nın Ankara saldırısı ülkeyi cehenneme çevirirken, Rusya üsler dışındaki askeri güçlerini Suriye'den çekeceğini açıklıyordu.
Rusya'nın bölgede varlığı, bu varlığın sonuçları ve bugünü bizi her açıdan yakından ilgilendiriyor.
Dikkatle takip ettiğim Nerinazad sitesindeki bir yazıda Şahittin Şimşek şu tespitleri yapmış:
“Putin görev tamamlandı diyor. Peki görev neydi ve Rusya ne yaptı da görev tamamlandı? Eğer görev tamamlanmışsa ki Putin öyle diyor o zaman sahadaki bu dengeye bakmamız lazım. Bu denge Rusya gelmeden önce neydi ve şimdi ne durumda? Rus müdahalesinden önce siyasi olarak dünya Esat'ın iktidarına gün biçerken bugün Suriye rejimi Cenevre görüşmelerinde Esat'ın geleceğini kırmızı çizgi ilan edebilecek gücü kendinde buluyor. Askeri olarak Şam'a sıkışan rejim ordusu bugün muhalifleri birçok stratejik noktada yendiği gibi muhaliflerin Türkiye'ye açılan nefes borularını da ya kesmiş ya da kesmek üzeredir. (…) Rusya'nın sahada gerçekleştirdiği bu belirleyici değişiklikleri herhalde Esat'a olan sevgisinden dolayı değildir (…) “Tarihsel Akdeniz'de var olma siyasetim devam ediyor dolayısıyla Doğu Akdeniz'deki askeri varlığımı tehdit edecek bir siyasi değişikliğe izin vermem…. mesajını diplomatik yollarla vermektense askeri ve fiili olarak vermeyi tercih etti ve büyük oranda başardığı da söylenebilir…”
Şimşek haklı.
Rusya, bölgeye gelerek askeri ve siyasi dengeleri değiştirdi. Esat'ı rahatlattı. Esat'ın rahatlamasıyla Rusya'nın Batı Suriye'ye askeri ve siyasi yerleşme politikası paralel seyretti.
Rusların yöneldiği hassas yerlerden birisi stratejik değeri yüksek Rojava oldu. PYD-YPG'yle kurdukları ilişki, hem bu grupların özgüvenini ve beklentilerini yükseltti hem hareket alanını genişletti.
Ayrıca, Rusya'nın bölgedeki hükümranlık arayış ve çıkarları ile Rojava'nın özerk bir Kürt bölgesi olması arasında geçişler oluşmaya başladı.
Belki en önemlisi şu: Rusya'nın bu politikaları, rejimin hakim olduğu bir bölge, Kürt bölgesi ve muhaliflerin egemen olduğu bölgeden oluşan fiili bölünmenin federatif bir yapıya dönüşmesi ihtimalini ciddi bir alternatif haline çevirdi.
Nitekim bugün Suriye'nin federatif bir yapılanmaya gitmesi, ABD, AB, Rusya, İran arasındaki kesişme noktalarından birisi olarak görünüyor. Irak Kürdistan Özerk Yöneti'minin bağımsızlığa hazırlanan başkanı, PYD tarafından Suriye'den dışlanan lideri KDP'nin lideri Barzani bile bir süre önce yaptığı bir konuşmada, “Suriye'nin artık eski haline gelmesinin mümkün olmadığını ve en uygun çözümün federasyon olduğunu” söylüyordu.
Bu modele, kendi Kürt sorunuyla bağlantı içinde bakan ve şiddetle itiraz eden güç Türkiye.
İtiraz siyaseti bir sonuç verecek mi ya da koşullar bu siyasetin sonuç vermesine müsaade eder mi? Vermediği takdirde Türkiye'nin başka bir rota izlemesi, varoluşsal tehdit olarak gördüğü bu sorunu başka yol ve araçlarla kuşatması gerekmez mi?
Bunlar mevcut koşullarda Türkiye'yi yönetenlerin kendilerine sormakla ve rasyonel yanıtlar bulmakla yükümlü olduğu sorular…
İtiraz siyasetinin, diplomatik ihtimaller tüketildikten sonra (kısmen tüketilmiş görünüyor) temel aracı “güç ve güç tehdidi”. Bu aracın sorun çözme şansı ise mevcut durumda hemen hiç yok.
Nitekim Türkiye, bugüne kadar, bu araç ve türevleriyle (askeri yardım, lojistik destek, askeri tehdit, uyarı ateşleri) istediği hedeflere ulaşamadı. ÖSO'yu rejimin alternatifi kılma çabaları sonuç vermedi. Esat'sız bir Suriye en az 2017'ye kadar mümkün görülmüyor. Sınır boyu Kürt bölgesinin oluşması engellenemedi ve vahimi Türkiye'nin Kürt sorununda merkezin Rojava'ya kaymasının önüne geçilemedi.
Peki bundan ne olacak?
İçeride izlenen, isyan bastırma önlemlerini aşıp, tüm siyasi sahaya asayiş gömleği giydirmeye yönelen Kürt politikası, bölgedeki meydan okuma siyasetinin bir parçasıysa, dış politikanın da ciddi bir şekilde gözden geçirilmeye ihtiyacı var demektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026