Ali BAYRAMOĞLU
2015 Temmuz'dan bu yana, Kürt meselesinde her anlamda, her sahada bir savaş ve çatışma yaşıyoruz. Bunun insani ve fiziki bilançosu ortada: 10 bine yakın ölüm, onlarca savaş kalıntısı şehir, sertleşen siyasi iklim, güvenlik karşısında zemin kaybeden demokrasi...
Bugün, terör saldırılarından suikast girişimine, Suriye'deki harekata kadar Kürt sorununa değen her gelişme devam eden bu savaşın bir parçası...
Çatışma evresi, malum, Temmuz 2015'te, örgütün, Suriye modelini, bu modelin sokak savaşları, fiili egemenlik arayışı gibi araçlarını Türkiye'ye taşımasıyla, iç çatışma ve kaos ortamı üzerinden kendisine alan açma ve Türk sistemini zorlama stratejisiyle başladı.
HDP ve Kandil, hendek siyasetini devletin planlı katliam politikalarına yanıt olarak tanımlasalar da, bu, dış kamuoyunda, Türkiye'de muhalif kesimlerde bir süre akis yapmış olsa da, dünden bugüne hiç bir karşılık taşımadı.
Bu, bir savaş stratejisiydi. Silahın siyaseten daha etkili olduğunun düşünülmesi ve bunun tercih edilmesiydi.
Örgütü buna iten konjonktürel gelişmeler olmadı değil. Nitekim bir dönem bölgede rüzgarın örgütün arkasından estiği söylenebilir.
IŞİD'e karşı ABD-PYD işbirliği, örgüt-Rusya yakınlaşması, bunların PKK'ya Suriye'de tanıdığı imkan, meşruiyet, dahası bir tür dokunulmazlık, bunlar karşısında Türkiye'nin güvenli ve YPG'den arınmış bölge taleplerinin havada kalması, Rusya krizinin Türkiye'nin askeri hareket, dahası askeri tehdit kozunu sınırlaması gibi faktörler örgütün lehine unsurlar oldular.
Bugün, bu dengelerin değişmeye yüz tuttuğu, rüzgarın örgütün karşısına geçmeye başladığı muhakkak.
Bir kere şu açık:
PKK, hendek siyasetiyle açtığı savaşı hem askeri hem (bölge halkıyla ilişkiler anlamında) siyasi açıdan kaybetti.
Devlet varlığına varoluşsal bir tehdit olarak gördüğü bu meydan okumanın üzerine, (insan hakları ihlallerinden demokratik zemin kaybına, sivil ölümlerinden tahrip olan gündelik hayata kadar) ödenecek tüm faturayı göze alarak tüm gücüyle yürüdü. İçeride şehadet söylemiyle ve dışarıya karşı eleştirilere kapanan kulaklarla bunun arkasında durdu. PKK'yı kentlerdeki konumunu kırdı, püskürttü.
İkinci kritik husus ise şu:
Bölgede siyasi dengeler değişirken, PKK-PYD'nin IŞİD karşısındaki yerel güç olarak yeganeliği ve buna bağlı dokunulmazlığı bir ölçüde sona erdi.
Denge değişikliğinin en önemli nedenini Türkiye'nin politik esnemeleri oluşturdu. Her şeyden önce Ankara'nın Suriye konusunda Esat merkezli ve Esat öncelikli tutumu yumuşadı. Bu, İran ve Rusya ile olan ilişkileri tehdit edici gerginlik halinden uzaklaştırdığı gibi, kimi ortak çıkarlar etrafında Türkiye'nin Suriye'ye askeri harekat yapma ihtimalinin önünü açtı. IŞİD'e karşı, PYD'nin işlevini ikame edecek çapta bir kara operasyonu ve bu operasyonun gelecek için vadettikleri, ABD'nin PYD-YPG'ye bakışını Ankara'nın lehine dengeledi. Türkiye'nin Fırat'ın batısında Kürtlerden arındırılmış, güvenli bölge talebi fiilen gerçekleşmeye başladı.
Son dönemde yaşanan kanlı eylemler, PKK'nın Kılıçdaroğlu saldırısı, dün Cizre'de 11 polisin şehit olmasına yol açan bombalı araç, yukarıdaki tablodan bağımsız değildir.
Bu tür saldırıların, şiddetin ve terörün artışı, istikrarsızlığın tahriki, hemen her zaman, buna sarılanların zora düşmesinin alan kaybetmesinin göstergesi olmuştur.
Temmuz 2015 öncesi dengelere, devletin siyaset için önkoşul gördüğü koşullara geri dönüyoruz.
Peki savaş parantezi kapanır mı?
Beklemek gerek.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026