Ali BAYRAMOĞLU
| 1915 olaylarının soykırım olduğunu inkâr edenleri cezalandırmayı öngören yasa tasarısı, Fransız Meclisi’nde onaylandı. Türkiye, siyaseti ve basınıyla ayağa kalktı. | ||||
|
Ayağa kalkışın ana nedeni aslında şudur: Parlamentolar, siyasiler, kendi ihtiyaçlarına göre tarih yazamazlar. Tarih yazıp bunun aksini düşünmeyi, söylemeyi cezalandıramazlar. 1915’te, velev ki bir soykırım yaşanmış olsun, böyle bile olsa, bunu bir parlamentonun bu şekilde tayin etmesi, bu şekilde dikte etmesi demokrasi ve özgürlükler açısından kabul edilebilir bir durum değildir. Nitekim bizler Türkiye’de 301. madde konusunda bu nedenle ayağa kalkmamış mıydık? Uygulamayı faşizan ve otoriter ilan etmemiş miydik? Fransa’daki durum farklı değildir… Madalyonun bir yüzü böyle… Türkiye açısından bakmaya devam edelim… Fransa, İsviçre’den sonra 1915’i soykırım olarak kabul etmeyenleri cezalandırmayı öngören ikinci ülke… Ve Fransa bu yasayı çıkarırken AB’nin soykırımlar ve insanlık suçlarını övmeyi, yok saymayı men eden bir direktifine atıf yaptı. Şüphe yok ki gerekçeler ve örnekler arasına 1915’i yerleştirmesi, bu direktiften bağımsız bir durumdu. Ancak şöyle bir gerçek var: Uluslararası düzen ve dünyadaki demokrasi algısı, insanlık suçları, kırımlar, katliamlar karşısında gitgide duyarlı bir noktaya ilerliyor. Bu sadece bugün yapılan katliamlar için değil, dün yapılmış katliamlar için de geçerli. Ve 1915’te nisan ile temmuz ayları arasında Anadolu’da yaşananlar, bu açıdan büyük bir sorun olmayı sürdürüyor ve bu durum derinleşerek süreceğe benziyor. Türkiye’nin her şeyden önce bu gerçeği kabul etmesi, bizlerin böyle bir durumla karşı karşıya bulunduğumuzu kabul etmemiz gerekiyor. Şu an itibariyle Türkiye’nin Fransa’ya verdiği büyük tepki ve ilkeler, özgürlükler açısından haklı konumda bulunması kimseyi yanıltmasın… 2015’te, 1915 olaylarının 100. yılında Türkiye’nin karşı karşıya kalacağı durum, bugüne kadar izlediği “inkâr, lobi ve tehdit” stratejisiyle yanıtlanamayacak kadar ağır olabilir. Soğukkanlı düşünmekte, örneğin Fransa’daki girişimi bir kenara koyarak düşünmekte yarar var. Türk devlet sistemi de ağır bir sorunla cebelleştiğimizi biliyor. Ermenistan’la imzalanan, daha sonra askıya alınan protokoller bunun bir göstergesiydi. Ermenistan ekonomik olarak canlanmak için protokollerle sınırın açılmasını beklerken Türkiye bu protokolleri aslen sırtındaki büyük bir yükü, 1915’i hafifletmek amacıyla imzalamıştı. Aslında toplum olarak da bazı hususların farkındayız ve bazı konuları dünden farklı olarak ele alıyor ve tartışıyoruz. Örneğin 2005’te yapılan Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeniler Sempozyumu sonrası gelişmeler… 2008’deki 30 bin kişinin katıldığı özür kampanyası… Tabu olan 1915 meselesinin televizyonlarda, basında, kitaplarda tartışılabilir hâle gelmesi… Üniversitelerde genç öğrencilerin 19. yüzyılda insan, topluluk ve toplumları merkez alan, bir ucu Müslümanlardan Hıristiyanlara uzanan katliamlar, sürgünler ve göçlere dair araştırmalar, doktora tezleri hazırlaması… Tüm bunlar Türkiye’nin kimi konularda ne denli yol aldığını göstermiyor mu? Bu yolda ilerlenirken Hrant Dink katledildi, bedelleri oldu bu ilerlemenin. Ama ilerleme Türk toplumu için sağlıklı oldu ve oluyor. Fransa’daki rezalet tartışılırken bile televizyonlarda daha olgun, ötekini eleştirirken kendisini de sorgulayan pek çok görüş bu sayede dile getirilebiliyor. Dememiz o ki Türkiye sorunu pek çok açıdan görüyor ve biliyor. 1915’te gerekçeleri, nedenleri ne olursa olsun, adı nasıl konursa konsun büyük bir trajedi yaşandığının farkında. Bu trajedinin dönemin İttihatçı iktidarı eliyle üretildiğini de biliyor. Tartışmak bir toplum için önemlidir. Sadece vicdani olarak arınmak değil, aynı zamanda siyasi olarak korunmak anlamını taşır. Arınmış, kendi yarasını iyileştirmeye çalışan, inkâr, lobi, tehdit yerine, sorgulayıcı demokratik sesini yükselten bir ülke, bu tür durumlarla karşı karşıya kalmaz… 2015’e önümüzde üç yıl var… Silahımız sadece yüksek sesimiz değil, aynı zamanda demokrasimiz ve demokratik olgunluğumuz olabilmeli... Kaynak:Aksiyon Dergisi |
||||
|
|
||||
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026