Ali Türer
İlk, orta ve liselerde ders programlarında MEB yine değişikliğe gidiyor. En eski program zaten on yıllık değil mi, bu değişikliğe neden ihtiyaç duyuyorsunuz? Değişiklikte çıkış noktanız programlara yapılan eleştiriler mi, yoksa programların dini içerikle yeniden tanımlanması talebi mi olacak?
Okullaşmayı 3+3+3+4 şeklinde yeniden düzenlenecekmiş. Çalışma niye MEB bünyesinde değil de Cumhurbaşkanlığı katında yapılıyor? Daha 2012’de geçmedik mi 4+4+4’de yazboz tahtası mı bu? İr ülkenin kaderi ile böylesine fütursuzca oynanır mı? Dört yıl içinde yeni vahiy mi geldi, bu değişikliğe neden ihtiyaç duydunuz?
Meclis bu hafta Maarif vakfı kurmak için fazladan mesai harcayacakmış. Yurt dışı eğitim faaliyetlerimiz MEB’den alınıp Cumhurbaşkanının atanmasında doğrudan ya da dolaylı belirleyici olacağı 12 kişilik Maarif Vakfı mütevelli heyetinin sorumluluğuna bırakılacakmış. MEB, TÜBİTAK, DPT, İŞ Bankası, Ziraat Bankasının kurucusu olduğu Milli Eğitim Vakfı ne güne duruyor, niye ona devretmiyorsunuz?
Kurulacak yeni vakfa kendi öğretmenini yetiştirme yetkisi de verilecekmiş. Ayrıca YÖK yeni bir öğretmen yetiştirme sistemi üzerinde de kapalı kapılar arkasında bir çalışma yapıyormuş. Bu anlayış her halde eğitim fakültelerini de öğretmen yetiştirmede bay pas etmenin hazırlığını yapıyor. Bir MEB müsteşarı bu niyeti zaten açıkça dillendirdi, eğitim fakültelerinin hizmet içi eğitimde kullanılmasını önerdi.
Bütün bunlar eğitimde bir reform arayışını mı gösteriyor? Elbette hayır, bunlar eğitim sistemini ideolojik müdahale ile hallaç pamuğu gibi dağıtmanın göstergeleri.
Ülkenin Galatasaray, Vefa, Pertevnihal gibi en köklü liselerini, Fen liseleri gibi en nitelikli eğitim kurumlarını “proje okul” diye yeniden tanımlayıp gelenek, teamül, liyakat, mevzuat demeden eski yöneticilerin yerine yandaşları getiren, böylece eğitim kurumların içini boşaltan bir zihniyetin eğitimde kalite, fırsat eşitliği, mesleki eğitim gibi öncelikleri, dertleri olabilir mi?
Okul demek kültür demek, asıl derdiniz eğitimde kalite ise, o kültürün içinden yetişmiş, o kurumu temsil edebilecek örgütleme ve etkileme gücüne sahip liderleri bulur okulu onlara emanet edersiniz?
Reform, erken çocukluk eğitimini zorunlu eğitim kapsamı içine alıp fırsat eşitliği yönünde kararlı adım atmakla olur.
Reform, üniversiteye geçiş sınavından eli boş dönen bir milyonu aşkın öğrenciyi sokağa bırakmak yerine alternatif öğrenme yollarına yöneltmekle yani ortaöğretimi mesleki eğitim temelinde yeniden yapılandırmakla olur.
Reform, okul programlarının içeriğini Türkiye’nin çok kültürlü yapısına uygun biçimde hoşgörü, farklı düşüncelere ve inançlara saygı temelinde laik ve demokratik temelde yeniden belirlemekle olur.
Reform, program geliştirmeyi işin içine öğretmen sendikalarını da katarak aşağıdan yukarıya demokratik bir biçimde örgütleyebilmekle olur.
Reform, eğitimi gerçekten okula o köy, o semt, o bölge insanına dayandıracak şekilde yapılandırmakla, bölgeler ve okullar arası eşitsizliği giderecek önlemleri alabilmekle, rehberlik ile denetimi bir birinden ayrı kulvarlarda sürecek yollar geliştirmekle olur.
Siz ne yapıyorsunuz?
Özel yasa çıkararak bütün okulların yöneticilerini kurumların başından atıp okulların başına yandaşlarınızı getiriyorsunuz? Okul denetimini müfettişlerden alıp yandaş müdürlerin eline bırakıyorsunuz.
Okullarda okutulacak ders programlarını dini içeriklerle yeniden belirlemek için çalışma başlatıyorsunuz.
Erken çocukluk eğitimini cemaatlere, ortaöğretimi özel eğitime, yurt dışı eğitimi yöneticilerini doğrudan Cumhurbaşkanının belirleyeceği bir vakfın eline terk etmenin hazırlıklarını yapıyorsunuz.
Eğitim fakültelerinde biriken öğretmen yetiştirme deneyimini bir çırpıda sıfırlayıp eğitim fakültelerini öğretmen yetiştirme dışına çıkarmaya çalışıyorsunuz.
Bunun adı “reform” değil, ideolojik müdahaledir.
Bu müdahaleye karşı en ciddi başkaldırı üniversiteden, kurumların içinden, bürokrasiden değil ideolojik müdahalenin asıl hedefi olan” kindar ve dindar yetiştirilmek istenen gençlikten geldi.
Bugün lise öğrencileri bunun için ayakta. İyi de halkımız, eğitimciler, akademisyenler bunun acaba ne kadar farkında?
Başlarına getirilen müdüre, okul yöneticilerine bunun için isyan ediyorlar gençler, hem de en demokratik biçimde.
İstanbul erkek Lisesi öğrencilerinin yaktığı kıvılcım bütün yurda yayıldı. Türkiye Liseliler Birliğinin yayınladığı bildiriye 136 lisede öğrenciler destek veriyor. Gençler iktidarın ülke eğitimine verdiği tahribatı görüyor ve buna karşı çıkıyorlar.
Peki ya biz, bu çığlığı duyacak mıyız?
Baskı, gözdağı, tehdit ile bu çocuklar yine susturulacak mı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2025
15.11.2025
6.09.2025
18.07.2025
12.06.2025
22.12.2024
3.12.2024
26.09.2024
2.09.2024
5.08.2024