Ali Türer
4+4+4 meclisten geçti. AKP mesleğe yönlendiriyorum bahanesi ile bu düzenlemeyle, 5-6 yaşında ilkokula alacağı çocuğa İmam Hatip’in orta bölümlerinde din eğitimi vermenin önünü açtı.
On yaşında bir çocuk mesleki bakımından henüz uyanış ve fantezi dönemindedir. Büyüdüğünde yapmak istediği meslek ile ilgili, özdeşleştiği yakınının mesleğini dikkate alarak bir takım hayaller kurar. Yani bu yaşlarda henüz anlamlı bir ilgiden, yönelişten söz etmek mümkün değildir. O nedenle çocuğa ikinci kademede yön verecek ilgi, çocuğun değil ailenin ilgisi olacaktır.
Aklı başında aileler henüz ilgileri, yetenekleri billurlaşmamışken çocuklarını erken bir yolculuğa çıkarmakta acele etmeyeceklerdir. Ancak dini duyarlılıklarıyla hareket eden aileler muhtemelen, özellikle kız çocuklarını İmam Hatiplerin orta kısımlarına yollamanın gayreti içinde olabilirler.
Bu normal karşılanabilir.
Ancak AKP ailelerin bu tercihinden, kendi geleceğini garanti altına almaya dönük siyasi bir rant devşirme peşinde. 4+4+4 deki ısrarının anlamı da bu. İşte bu siyaseten normal değil; ahlaki hiç değil. Çünkü bunun anlamı, dinin siyasi emeller doğrultusunda kullanılmasıdır. Hani AKP devleti yönetirken laikti.
AKP siyaseten avantaj elde etmek için eğitime müdahale ederken, şirin görünmek için toplumun bazı kesimlerine de aklınca boncuk dağıtıyor. İkinci dört yıllık dilimde Kürtçeyi seçmeli ders olarak okutmanın önünü açıyor. Ve bu lütfünden dolayı Kürtlerin memnum olmasını bekliyor.
Kürtler memnun olur mu? Sanmıyorum.
Farz edin ki sizin anlamadığınız; annenizin, babanızın evde konuşmadığı bir dilde, size on iki yıllık bir eğitim zorla dayatılıyor. İlk dört yıl okumayı, yazmayı; temel bilgileri anlamadığınız o dilden öğrenmek durumundasınız. Bunu başarırsanız, ilk dört yılın sonunda, kendi dilinizi de bir çeşit “bonus” olarak öğrenebileceksiniz. Devletin bu büyük lütfünden artık, ne kadar hoşnut olsanız az.
Doğduğunuz topraklarda yıllarca varlığınız tanınmamış; ana dilinde kendinizi ifade etmeniz yıllarca suç sayılmış; çocuklarınıza özgürce isim verememişsiniz. Eviniz, köyünüz yakılıp yıkılmış. Daha sayalım mı?
Sonra, sonra, alın size ana dilinizi ek ders olarak çocuklarınıza okutma hakkı. Anadili ek ders haline getirmek; o dilde eğitimini sürdürmek isteyenlere hakaret değil de nedir?
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 26. Maddesi“Eğitimin amacı insan kişiliğini tüm olarak geliştirmek, insan hakları ve temel hürriyetlerine karşı saygıyı güçlendirmek olmalıdır. Eğitim, bütün milletler, ırk ve din grupları arasındaki anlayış, hoşgörü ve dostluğu geliştirmelidir. Çocukların görecekleri eğitim ve öğretim tarzını tayin etmede ilk olarak aile yetkilidir.” diyor.
Sizce 4+4+4 “ırk ve din grupları arasındaki anlayış, hoşgörü ve dostluğu” geliştirir mi, torpiller mi?
Dindar gençlik yetiştirmeye kendinizi adarken anne babanın çocukların alacağı eğitimi belirleme yetkisini hatırlıyorsunuz, iyi güzel de; çocukların alacağı eğitimin hangi dilde olması gerektiğini niye aileye bırakmıyorsunuz?
Çocuk Hakları Sözleşmesi 29. Maddedetaraf olan devletlerin, çocuk eğitimini şu amaçlara yönelik olarak düzenlemesini ön görüyor.
“Her devlet:
· Çocuğun kişiliğinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin olabildiğince geliştirilmesinden,
· İnsan haklarına ve temel özgürlüklere, Birleşmiş Milletler Anlaşması'nda benimsenen ilkelere saygısının geliştirilmesinden,
· Çocuğun ana-babasına, kültürel kimliğine, dil ve değerlerine, yaşadığı veya geldiği ülkenin ulusal değerlerine ve kendisinden farklı uygarlıklara saygısının geliştirilmesinden,
· Çocuğun anlayış, barış, hoşgörü, cinsiyetler arası eşitlik, gerek etnik, ulusal, dini gruplar ve yerli halktan olsun; gerekse bütün insanlar arasında dostluk ruhuyla özgür bir toplumda yaşantıyı sorumlulukla üstlenecek şekilde hazırlanmasından,
· Doğal çevreye saygısının geliştirilmesinden sorumludur.”
Türkiye, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesini 1994’de onaylamıştır. Fakat yukarıda belirttiğimiz 29. Maddeyi anayasasına uygun yorumlama hakkını da saklı tutmuştur. Bu maddeye neden “kendime göre yorumlarım” kaydını düştüğümüz belli olmuyor mu?
İşte size muasır medeniyet seviyesine ulaşmaya aday 4+4+4’lük bir yorum.
AKP anayasayı, eğitim anlayışımızı, eğitim sistemimizi İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine; Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne uygun hale getireceğine; bu belgeleri 12 Eylül Anayasasına göre yeniden yorumlayacak düzenlemeler peşinde koşuyor. Hem de ne zaman; sözde “yeni” anayasa hazırlıklarını sürdürürken.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2025
15.11.2025
6.09.2025
18.07.2025
12.06.2025
22.12.2024
3.12.2024
26.09.2024
2.09.2024
5.08.2024