Amberin ZAMAN
Geçen cuma yayımlanan ve Soma faciasını konu eden son yazımı şöyle noktalamıştım: “Bugüne kadar her krizi fırsata çevirmeyi başaran Erdoğan’ın ‘faiz lobisi’ veya ‘paralel’ edebiyatıyla bu kez sıyrılması zor görünüyor.”
Ankara’da çeşitli siyasetçiler, diplomatlar ve akademisyenlerle geçirdiğim bir kaç gün, olaya farklı bakmamı sağladı: Soma bir dönüm noktası olmayacak. En fazla bir aşınma noktası olacak. Başbakan 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasını nasıl atlattıysa 301 cana mezar olan Soma’yı da bir iki sıyrıkla atlatacak.
Yabancı bir diplomat durumu şu sözlerle özetliyor: “Güçlü liderleri seven Türk halkı Erdoğan’ı bir baba figürü olarak görüyor. Babalar hem döver hem de sever. Yani ‘dövmek’ Erdoğan’ın kitlelerle kurduğu ilişkinin ‘fıtratında’ var. Bir de tabii düşmanlar yaratarak muktedirken mağdur pozisyonundaymış algısını yerleştirmek de var.”
Analizlerine güvendiğim bir İslamcı ise Erdoğan fenomenini şöyle izah ediyor: “Erdoğan halkı büyüledi. Ve büyülenmek halkın işine geliyor. Çünkü yıllarca Kemalistler tarafından itilip kakılıp yok sayıldılar. Sofradan dışlandılar. Onları sofrayı davet edip başköşeye oturtan Erdoğan’ın geleceği ile kendi refah ve huzurları arasında bire bir bağlantı kuruyorlar, bu yüzden ondan hiçbir şekilde vazgeçmiyorlar, vazgeçmezler, bu derin tatlı uykudan kalkmazlar.” Ama bu kez mağdurlar kendilerinden biri, fukaralar öldü, hem de iktidarın ihmali yüzünden, diye itiraz ediyorum. “Fark etmez,” cevabını alıyorum.
Ortak kanı Erdoğan’ın daha uzun yıllar Türkiye’nin başında kalacağa yönünde. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kritik konumda olan Kürtlerin silahları yeniden konuşturup Çankaya yolunu tıkamaları hiç de olası değil. “Cemil Bayık şunu demiş, Gülten Kışanak bunu demiş, hiçbiri önemli değil, önemli olan Abdullah Öcalan’ın Erdoğan ile vardığı anlaşma” diyen kaynaklarımızdan biri sözlerini şöyle sürdürüyor: “Öcalan’ın ev hapsine çıkacağından, KCK tutukluların salınacaklarından, Kürt bölgelerine idari özerklik, ve devlet okullarında Kürtçe eğitim verileceğinden hiç şüpheniz olmasın.” Ve ekliyor: “Ancak Kürtler 2015 seçimlerinin ardından başkanlık sistemi için anayasal değişiklikleri destekledikten sonra...”
Bir iddialı öngörülere ek olarak kaynaklarımız bir başka tahminde bulunuyorlar: “Erdoğan Köşk’e çıktığında başbakanlığı son günlerdeki performansıyla güvenini kazanan Ahmet Davutoğlu’na emanet edecek.”
Peki, seçimlerden sonra kim başbakan olacak? “Fark etmez, çünkü Türkiye’yi Erdoğan yönetecek,” diyorlar.
Ya Abdullah Gül? Yine iddialara göre Erdoğan tarafından Gül’e dayatılan şu: 2015 seçimlerine kadar sabret. Milletvekili seçimlerine katıl, ardından başbakan olursun. Bunun Türkçesi ise şu: “Aday listelerini ben yaparım, AK Parti’yi yeniden kendime bağlarım. Sen de bunu kabul etmek zorundasın Abdullah kardeşim.” Ama anladığım kadarıyla Gül haklı olarak bu formüle şiddetle direniyor. Erdoğan’ın Köşk’e çıkmasının hemen ardından AK Parti’nin başına geçip, herhangi bir milletvekilinin istifasıyla yapılacak ara seçimle Meclis’e girip başbakan olup memleketi yeniden normalleştirmek istiyor. Ancak Başbakan’ın yerel seçimlerde sağladığı başarı Gül’ün elini zayıflatmış görünüyor.
Gülen Cemaati’nin cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde “heybeden çıkartacakları turp” senaryosuna gelince... Kaynaklarımızın ifade ettiğine göre sözkonusu “turp” Öcalan’ın görüşmeler için Oslo’ya götürüldüğünü kanıtlayan görüntüler imiş. Cemaat bu tür söylentileri kesin dille ret edecektir. Ama ola ki en ufak bir sahicilik payı olsun. Boşuna uğraşmasınlar. Ters teper.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018