Amberin ZAMAN
Suriye konusunda ahkâm kesen pek çok gazetecimiz var. Ama birçoğu bırakın orada yaşamayı Suriye’ye adım dahi atmamış.
Hediye Levent bir istisna. Levent beş yıldır süren savaş koşullarına inat 2008 yılında geldiği Şam’da yaşamını sürdürüyor.
Bu cesaretli genç kadını kendisi haber olunca daha yakından tanıma fırsatım oldu. 2011 yılının ekim ayında muhabirliğini yürüttüğü Anadolu Ajansı tarafından işinden atıldığı zaman.
Sebebi çok tanıdık. Levent, Erdoğan iktidarının hoşuna gitmeyen haberler, yani doğruları yazdığı için işinden uzaklaştırılmıştı. Daha ilk günden itibaren direnişçilerin arasında cihatçıların olduğunu yazdığı için. “Aleviler tabuta, Hıristiyanlar Beyrut’a” tarzında sloganlar atıldığını aktardığı için. Bardağı taşıran son damla ise Türkiye- Suudi Arabistan- Katar destekli “Fetih Ordusu’nun” yakın zamanda ele geçirdiğiİdlib’in Cisr eş-Şuğur kasabasıyla ilgili bir haberdi. Levent, Haziran 2011’de yayınlanan haberinde onlarca Suriyeli askerin muhalifler tarafından katledildiğini yazmıştı. Oysa istenen, askerleri muhalifler değil tam tersi rejimin öldürdüğü yönünde bir haberdi.
Üstelik Levent muhaliflerin kullandığı silahlar arasında Türkiye menşeli olanları belgelemişti. Gazetecilik yapmıştı. Adı “Esedçi”ye çıktı, işitmediği hakaret, uğramadığı iftira kalmadı.
Dün Hediye’yle ilk kez biraraya geldik. Fotoğraflarında erkeksi bir savaş muhabiri aurası var. Ama karşımda 34 dört yaşında kalem kaşlı badem gözlü, güzel bir kadın buldum. Levent AA’dan uzaklaştırıldığından beri başta BBC dâhil çeşitli ajanslar adına Şam’da serbest gazetecilik yapıyor. Suriye’ye ilk gittiğinde “Cebimde sadece bir telefon numarası vardı, tek kelime Arapça bilmiyordum,” diyor. Şimdi ise şakır şakır Arapça konuşuyor. Suriye kitabı bitmek üzere.
Levent’in Suriye’deki ayaklanmanın arka planı hakkındaki tespitleri önemli. Suriye’deki olup bitenler basit bir mezhep savaşı şeklinde sunulmak isteniyor. Oysa çok kompleks dinamikler sözkonusu.
Şam etrafında izlediği ilk gösterilerde “farklı profillerin” yer aldığını vurgulayan Levent aralarında “gerçekten demokrasi isteyenlerin” olduğunun altını çiziyor. Hapse giren yazarlar, mahkûm yakınları… Ancak kırsal ve orta alt gelir grupları, ekonomik pastadan en küçük payı alanlar en belirgin profillerden biri. Kuraklığın zorladığı iç göçler, Körfez ülkelerine işçi olarak gidip radikalize olarak dönenler, Esad’ın ABD’nin Irak işgali sırasında Irak’ta El Kaide’ye katılmak üzere giden Suriyelilere göz yumması (hattâ bence teşvik etmesi) ve bunların tekrar Suriye’ye dönmeleri, gizlice ülkeye silah sokmaları. Bunların tümünün mutlak payı var. Yaygın rüşvet ve yolsuzluk ağı, Muhaberatın bunaltan zülüm ve baskıları ve krizde kötü yönetim eklenince Suriye’nin Arap Bahar’ına direnmesi imkânsız hâle gelmiş.
Ne var ki Türkiye ve Körfez ülkelerinin tüm çabaları, ve Esad’ın barbarlık düzeyine varan vahşete rağmen, Sünniler, Hıristiyanlar dâhil, Suriye halkının kayda değer bir kısmı hâlen Esad rejimini olmasa dahi Suriye devletini destekliyor. Levent’in ifadesiyle: “Ordu hâlen devlete bağlı, ayaklanmadı, tüm bakanlıklar devlete bağlı, bölünmedi. Halk istikrar istiyor. Esad sevildiği için değil hâlen devlet başkanı olarak görüldüğü için destekleniyor. İnsanlar gerçek mezhep savaşından, ülkenin bölünmesinden korkuyor, Türkiye’ye karşı değiller, Erdoğan rejimine karşılar.”
Levent’e göre önümüzdeki günlerde Şam’ın savunması açısından hayati öneme sahip Şam- Halep yolunun güvence altına alınması için Suriye ordusu yeni bir taarruza hazırlanıyor. İdlip’i Fetih ordusundan geri almak ve Türkiye sınırında cihatçılar dâhil kök salmış muhalifleri “temizlemek” için harekete geçti. İdlip’te yığınak yapmaya başladı. Operasyonun içinde İran ve Hizbullah da yer alacak.
Bu, Türkiye için çok kritik sonuçlar doğurabilir. Sıkışan muhalifler Türkiye’ye kaçabilirler. Türkiye kapılarını açmazsa Türkiye’ye karşı eylemler başlatabilirler. Türkiye’nin acilen Suriye politikasını gözden geçirmesi gerekiyor. Sahadan Hediye Levent bu şekilde bildiriyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018