Amberin ZAMAN
Beş yıldır Şam’da yaşayan, şov yapmadan sadece işine odaklanan Türkiyeli kadın gazeteci Hediye Levent’le ilk kez Haziran ayında bir araya gelmiştim. Keskin bir gözlemci olan ve geniş bir haber ağı bulunan genç kadının Suriye hakkındaki tespitlerini köşeme taşımıştım. Köşemin başlığı da şöyleydi: “Suriye’den Türkiye’yi sarsacak hamle.”
Levent Suriye’de nelerin olacağını öngörmüştü ve şu sözlerle özetlemişti: “Şam’ın savunması açısından hayati öneme sahip Şam-Halep yolunun güvence altına alınması için Suriye ordusu yeni bir taarruza hazırlanıyor. İdlip’i Fetih Ordusu’ndan geri almak ve Türkiye sınırında cihatçılar dâhil kök salmış muhalifleri ‘temizlemek’ için harekete geçti. İdlip’te yığınak yapmaya başladı. Operasyonun içinde İran ve Hizbullah da yer alacak.”
Hediye Levent beş yıldır Şam’da yaşıyor.
Dün Şam’da ulaştığım Levent’e konuşmamızı hatırlattığımda, “Bu hamlenin İran ve Hizbullah öncülüğünde olabileceğini söylemiştim, ama Rusya çok sert şekilde girdi, bu da bize sürpriz oldu”dedi.
İdlip’i Türkiye ve Körfez ülkelerinin desteklediği ‘Fetih’ ordusundan geri almak üzere yakında İran değil ama Hizbullah güçlerinin de yer alacağı bir operasyon düzenleneceğini tahmin eden Levent bir dizi yeni tespit ve öngörüde bulundu. Bunları bir kenara not edelim çünkü dediğimiz gibi Levent sahadan, birinci elden bildiriyor.
İşte Levent’in dikkat çektiği bazı noktalar:
1. Olup bitenin, Rusya’nın Suriye’deki hamlesinin, hala sadece Esad çerçevesinde tartışılıyor olması büyük resmi ıskalamamıza neden oluyor. Eski Sovyet coğrafyasından gelen cihatçılar sorunu var. Türkiye’de insanlar cihatçılara ayak takımı muamelesi yapıyor ancak bunlar çok nitelikli savaşçılar. Birçoğu Çeçen ancak Özbekler, Gürcüler gibi diğer milletlerden de var. Bunlar ara vermeden yıllardır Afganistan’da, Çeçenistan’da, Irak’ta savaşıyor. Başlı başına birer tugay görevi görebiliyor. Kimisi El Nusra’da kimisi Ahrar el Şam’da, kimisi de IŞİD saflarında. Bağımsız gruplar da var. Çok tehlikeliler. Rusya bunları kendisine tehdit sayıyor. Riskin önünü almak istiyor.
2. Rusya’nın sert girişinin bir diğer sebebi Avrupa Birliği ve ABD açısından Suriye’de denizin bitmiş olması. Beş yıldır ortaya koydukları model, strateji ve planlardan sıfır netice aldılar. ABD öncülüğündeki IŞİD’le Küresel Mücadele Koalisyonu‘nun havadan vurma stratejisi de o kadar etkili değil. Sadece Kobane’de ve Tel Abyad’ın geri alınmasında belirleyici oldu. Rusya Batı’nın siyasi ve askeri girişimlerinin sıfırlandığı dönemde “Siz kenara çekilin, bir de ben deneyeceğim” dedi.
3. Bunların ötesinde Rusya’nın çantasındaki plan, ‘Sadece cihatçıları vurup çıkalım, Şam’ı rahatlatalım’ yaklaşımından ibaret değil. Rusya, Suriye’ye çıkmamak üzere geldi. Tarsus’da gemileri vardı ama donanması yoktu. Artık donanması olabilir. Lazkiye’de havaalanını genişletiyor. Sadece Suriye’de değil Ortadoğu ve Akdeniz’deki etki alanını genişletmek üzere geldi. Tartus ve Lazkiye’deki varlığını artırdığı nispette bunları koruma iradesini de sergileyecektir.
4. Suriye Rusya için ikinci Afganistan olacak yorumları çok da gerçekçi değil. Rusya kara gücüyle girmeyecek. Suriye’de bir Rusya ekolü zaten vardı. Suriye ordusu Rus eğitiminden geçti. Suriye’deki coğrafi şartlar farklı. Afganistan’da vekalet savaşı yürüten ABD’nin aldığı çok acı bir ders var. Cihatçılar dönüp dolaşıp kendisini vurdu.
5. Suriye’deki savaş ne zaman ve hangi koşullarda sonlandırılır? Bu soruları yanıtlamak için henüz erken. Muhalefetle masaya oturulması gerektiği söyleniyor ama muhalefet kim? Muhalif diye adlandırılan grupların herhangi biri Suriye’nin geleceğine dair bir plan, bir vizyon, bir lider önerisi ortaya koyabildi mi?
Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) eğer üç yıldır Suriye ordusuyle yer yer uzlaşıyorsa, bir kısmı silah bırakıp devletteki görevine dönüyorsa, bu artık yerel silahlı muhalefetin iyice eridiğini gösteriyor. Geriye vekalet savaşının uzantıları, çoğunlukla yabancı cihatçılar kalıyor. ÖSO, yeterince halk desteği alamadığı için meydan kısmen onlara kaldı.
Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’nin desteklediği Ahrar el Şam’ın ne kadarı Suriyeli bilmiyorum ancak şimdilerde Ahrar el Şam’dan ılımlı muhalif üretme çabasının ABD ve diğer ülkeler nezdinde destek görmeyeceğini düşünüyorum. Ama şunu biliyoruz, Türkiye’nin de artık bir cihatçı sorunu var. İdlip başta olmak üzere Türkiye-Suriye sınırındaki çatışmaların şiddetlenmesi Türkiye’nin cihatçı sorunuyla yüzleşmesini tetikleyebilir.
6. Suriye’de yeniden siyasi yapılanma sürecine geçildiğinde müzakereler aşamasında en aklı başında, en içi dolu ve tarafların, ne istediğini bilerek masaya oturacağı grup Kürtler. Kürtlerin kurdukları bir model, Hristiyanları ve diğer azınlıkları içine alan laik bir yapıları var. Ne istediklerini, ne istemediklerini, taleplerini nereye kadar zorlayabileceklerini bilen tek grup Kürtler.
7. Bu kadar kan aktıktan, bunca zaman geçtikten sonra yaralar nasıl kapanır sorusuna gelince, paradoks gibi gelecek ama acıyı, savaşı doğrudan yaşayanlar daha rasyonel yaklaşıyor meseleye. Batı medyasına yansımıyor ama silahlı muhalif grupların yaptıkları katliamlar var. Her gün Şam dahil mevcut şartlarda hayatın nispeten devam ettiği yerlerde insanların yaşadığı evlere mahallelere roketler isabet ediyor. Siviller ölüyor. Ailesinin bir kısmı ÖSO tarafından öldürülen, bir kısmı Suriye ordusunun attığı varil bombaları yüzünden hayatını kaybeden tanıdıklarım var. Beş yıldan sonra artık tek arzuları, kanın durması.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018