Atilla YAYLA
Kapitalizm hakkında yazmak, konuşmak sıradan bir iş. Önüne gelen kapitalizm hakkında ahkâm kesiyor, iddialı lâflar ediyor, eleştiriler geliştiriyor. Tabiî, çoğu zaman saçmalayarak. Kapitalizmin bu kadar kolayca hedef hâline getirilebilmesinin ilk sebebikapitalizmin ne olduğu hakkında ciddîye almaya değer kaynakların miktarının solcu ve sağcı versiyonlarıyla kapitalizm karşıtı kaynaklara nispetle okyanusta damla gibi kalması. İkincisi, bir günah keçisi bulup tüm sorumlulukları ona yıkmanın rahatlatıcılığı.
Panama’daki hukuk firması Mossack Foncesa’nın internete sızan, 40 yıldır tutulan, 11,5 milyondan fazla belgesiyle ilgili bilgiler büyük şaşkınlığa yol açtı. Dünyanın hemen her yerinden siyasetçilerin, siyasetçi yakınlarının, iş adamlarının ve firmaların off-shore şirketleri ve bu şirketlerde önemli miktarda paraları olduğu ortaya çıktı. Bu olay üzerine kapitalizmin ne olduğunu bilmeyen ama kapitalizmden ölesiye nefret eden tipler her şeyin kapitalizm yüzünden vuku bulduğunu iddia etmeye başladı.
Henüz tüm ayrıntılarını bilmiyoruz. Adı geçen firma üzerinden kurulan off-shore şirketlerdeki paraların tamamının otomatikman gayri meşru -yani çalınmış, dolandırıcılıktan ve gayri meşru faaliyetlerden elde edilmiş- olduğunu söyleyemeyiz. Bu nitelikte paralar olabilir, bu ayrı bir konu, ancak, hiç tereddüt etmeden söylemek gerekir ki, muhtemelen, o şirketlere yatırılan paraların bir bölümü olağan ekonomik faaliyetlerden kazanılmıştır ve meşrudur, temizdir. Off-shore hesaplara gönderilmiş olmaları onların bu vasfını ortadan kaldırmaz.
O zaman sorulması gereken soru şu: İnsanlar neden ülkelerinin dışına para çıkarma, bu tür hesaplar açma, şirketler kurarak para yatırma yoluna gidiyor? Bunun sebebi kapitalizm midir? “Evet, kapitalizmdir” diyenlere gülerim. Kapitalizmin ne olduğunu bilmedikleri gibi dünyanın ekonomik-politik manzarasını doğru dürüst okuyamadıklarını anlarım. Off-shore ortamların sebebi liberal kapitalizm değil onun yokluğudur, eksikliğidir, çarpıtılmasıdır. Kapitalizm diye takdim edilen eş-dost kapitalizmi, başka bir adlandırmayla siyasî elitlerle ekonomik elitlerin iç içe geçtiği politik kapitalizmdir. Serbest piyasa kapitalizminin müdahaleye uğratılmadan işlemesine müsaade edilse bu tür vakalar ya hiç olmaz ya da çok az olurdu.
Liberal ekonominin tüm dünyayı işgal ettiği masalına rağmen ekonomilerdeki ana aktörler devletler. Her ülkede en büyük ekonomik güç olan devletler ekonomik faaliyetleri mütemadiyen ağır biçimde regüle etmekte, siyasî motivasyonlu gelir ve kaynak transferleri yapmakta, meşru gelirleri, kazançları keyfî biçimde bazen zulme, gaspa ve hırsızlığa varacak ölçüde vergilendirmekte. Ağır vergileme, para kazanmak için büyük çabalar sarf etmiş ve servetlerini gasplara karşı korumak isteyen insanları haklı olarak tedirgin etmekte. İnsanlar ve firmalar buna maruz kalmaktan kurtulma, kaçma, kaçınma yolları aramakta. Vergi cenneti denilen yerler -off-shore ve benzeri uygulamalar- bir bakıma bu yüzden ortaya çıkmakta.
Bu kötü tabloya son yıllarda bir de terörizm ile mücadele adıyla ve gerekçesiyle ABD’nin ve yakın müttefiklerinin tüm dünyadaki para hareketlerini kontrol etmeye kalkışması eklendi. Dünyanın egemen gücü ABD kendi dış politikasına paralel olarak ticaret alanlarını ve türlerini meşru ve gayri meşru, yasal ve yasa dışı diye etiketlemeye başladı. Amerika’nın bu tavrı da engelleri aşmak isteyenleri yeni ve gizli yollar bulmaya teşvik etmekte.
Benim derdim meşru kazançların, servetlerin ağır vergilerle gasp edilmesi. Bunun adâlete aykırı olduğunu da ekonomik gelişmeye zarar verdiğini de biliyorum. Uzun söze hâcet yok. Herkes kendi nefsinde soyguna varan devlet vergilendirmelerinden kaçınmaya çalışmanın meşru ve gerekli olup olmadığını test edebilir. Milyonlarınız olsa, devlet paranızın çoğunu (meselâ yüzde 80’ini, 90’ını) vergi adıyla elinizden almak istese, bundan kaçma yollarını aramaz mısınız?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019