Aydın ENGİN
Başlıktan da anlaşılıyor, bu Tırmık’ta “bazı savcılar” için meslek içi eğitim olarak anlaşılabilecek ya da hukuk fakültesinde okudukları yıllarda sık sık pencereden baktıkları için öğrenilmesi eksik kalmış ilkeleri hatırlatma amacı taşıyan notlar var.
“Hangi savcılarmış onlar” diye kimse sormasın. Onlar kendilerini bileceklerdir...
Bazı savcılar da “Sen beni kastetmişsin” diye niyet okuyup celâllenmeye kalkışmasın. Bunlar genel eğitim notlarıdır ve ondan ibarettir...
Yararlanmaya baksınlar; eksiklerini gidersinler.
Tamam mı?
Tamam!
Öyleyse buyrun...
***
Önce birkaç genel ilke.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Başlangıcı ve Hukuk Felsefesi kürsüsünden rahmetli Profesör Orhan Münir Çağıl der ki:
- Adalet ile kanunlar arasında bir çelişki varsa siz adaletten yana saf tutun.
- Mesleğiniz “kanun uygulamaya” indirgenemez. Göreviniz adaleti tecelli ettirmektir.
- Asla niyet okumayın; sizi somut olgular bağlar...
Veeeee...
- Geciken adalet adalet değildir. Bazen bir günlük tutukluluk bile gecikmiş adalet anlamına gelir.
Bu kadarı yetse gerek...
***
Birazcık daha yerim kaldı. Onu da savcının nihayet bitirdiği Can Dündar ve Erdem Gül arkadaşlarımın “ağırlaştırılmış müebbet”e kadar varan cezalandırma talepleriyle dolu iddianamesine ayırayım mı?
Ayırayım.
Peki, buyrun.
İddianamede Can Dündar ve Erdem Gül’ün yayımladıkları haber(ler)le devletin başındaki siyasetçileri Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılatma hesabı güttükleri yazılıyor...
Ne kadar cahilmiş benim arkadaşlarım. Öyle ya, Türkiye Uluslararası Ceza Mahkemesi Sözleşmesi’ni imzalayan bir ülke değil. Yani isteseler de devletin başındaki o mübarek, o sütten çıkmış kaşık benzeri siyasetçilerimizi, yüksek bürokratlarımızı o mahkemede yargılatamazlar. Demek imkânsızı hedeflemişler. Cehalet işte...
Aynı iddianamede savcı “Devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama” suçuna da yer vermiş.
Valla ben John le Carre’den Frederick Forsyth’a kadar casusluk literatürünün bütün ustalarını okudum. Hiç elde ettiği gizli bilgileri gazetede yayımlayan casus görmedim. Bu edebiyat literatürüne savcının icadı olarak geçecek. Böylece savcı da tarihe geçecek. Tebrikler yani...
Ceza yasamızda basın suçlarını düzenleyen bir madde gözüme çarptı. Orada bir gazetede yayımlanan herhangi bir haber ya da yorumla ilgili olarak 4 ay (yazıyla dört ay) içinde iddianame yazılıp, mahkemeye sunulup, mahkemece iddianamenin kabul edilmesi koşulu var. Tartışılamayacak kadar açık, seçik bir koşul. Oysa savcı bırakınız iddianame yazmayı, davayı bile o haberlerin yazılmasından 6 ay sonra ve Cumhurbaşkanı’nın “Bunu o gazetecinin yanına koymam” diye naralanmasından hemen sonra açtı.
Yoksa savcının bu yasa maddesi umurunda değil mi?
Ben okulda “Savcılar yasalara uygun hareket etmek zorundadır” diye öğrenmiştim de...
***
Madem bu yazı hukuk, adalet ve yasalar üstüne yürüdü, öyle bitsin.
Merak ediyorum. Bir savcının iddianamesini sunduğu bir mahkeme bu güne kadar “mesleki yetersizlik” gerekçesiyle iddianameyi iade etmiş midir?
Benimki sadece merak.
Hani “Merak kediyi öldürür” derler ya, inşallah benim merak başımı belaya sokmaz.
“Inşallah” dedim, çünkü bu ülkede yargı erkinin bugünkü durumu karşısında işimiz galiba Allah’a kaldı da ondan dedim...
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Bunlar iyi günlerimizmiş, çok zor günler geliyor
31.01.2022 - Türkçe yazıldığı gibi okunur (mu?)
29.01.2022 - Eyvah İmamoğlu iyi yaptı; yaşasın İmamoğlu kötü yaptı
28.01.2022 - Sanıklar dün AKP’nin yargısını, iktidarını ve Reisi’ni yargıladılar
18.01.2022 - Safra kesesinin intikamı
17.01.2022 - Boğaziçi’nde bir yıl önce dün, şimdi bugün ve yarın…
3.01.2022 - Diyelim birkaç milyon liram var…
24.12.2021 - Sevinmek varken sövmek…
13.12.2021 - Yine promptersiz konuştu: İstanbul’un sahibi AKP imiş
6.12.2021 - Avrupa Konseyi'nin uzun sürecek sınavı başladı
4.12.2021
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































edip şahiner
Günümüz Türkiyesinde kendisini eleştiriden muaf gören iki kesim var ki haklarında konuşmak gerekince insan tırsıyor; birincisi müslümanlar, ikincisi de kürt siyaseti (elbette PKK ve legal uzantısı olan partiler... Yoksa diğer Kürtler dokunulmaz değiller.) İnsan tırsıyor , çünkü; birincisi iktidardalar...İkincisi; şaka falan değil ayrıcalıklı olduklarına gerçekten inanıyor gibiler. Biri doğuda diğeri batıda kendi iradelerinin milletin (veya halkın) iradesi olduğunu hiç tartışmadan zımnen iddia ediyorlar.Tersi birşey duyunca da gerçekten şaşırıp, içerliyorlar.