Aydın Selcen
Sert savunma yapıyoruz. Bir yandan oyundan atılmamaya çalışıyoruz. Hem yere sağlam basmalı, hem ayağımıza çabuk olmalıyız. Çembere gitmeye de çalışıyoruz, boyalı alanda topsuz itişip ribaunt toplamaya da. Şut isabet oranımızın da yüksek olması gerekiyor. Hem takım olarak oynamalıyız, hem boşa çıkana, eli sıcak olana topu hızlı aktarmalıyız. Zihnen de sağlam olmalıyız ki süreyi sonuna dek kullanalım. Sanki soğukkanlılık ile ataletin, acele ile süratin farklı olduğu ve disiplin ile yaratıcılığın birbirleriyle çelişip, birbirlerini dışlamadıkları gibi. Top oyunu dövüşten kaçarak da kazanılmıyor, yalnızca dövüşerek de. İşte muhalefetin işi bu. “Ve ikinci yarı başladı, haydi çocuklar… Biraz daha gayret…”
Bu bağlamda, herhangi bir dış politika konusunu cerrahi titizlikle siyasetin kalanından yalıtıp, onu açıklama çabası bana beyhude geliyor. Sözkonusu beyhudelikten, apolitiklikten sakınmak adına bağlam üzerine her defasında söz söylemek de her yazıyı bir kitap önsözüne dönüştürüyor. Her yorum, her çözümleme kendi kendini olanaksız kılıyor böylece. Söze Demirtaş ve HDP’lilerin; Kavala’nın ve Altan’ın ve diğer düşünce suçlularının rehin tutulduğunu vurgulamadan girilemiyor. Kayyımlar, Kürt meselesi demeden olamıyor. Kanal İstanbul abukluğunu anımsatmadan, kamu ihaleleri kepazeliğine değinmeden, AHL’nin pistlerinin apar topar, fırsat bu fırsat diye imha edilerek, gecekondu hastane inşa edilmesini söylemeden olamıyor. TBMM’nin işlevsiz, ifade özgürlüğünün iğdiş, medyanın devletin borazanı kılındığını belirtmeden olamıyor.
Bütün bunların olmadığı yerde, örnekse soru “acep Türkiye Libya’da ne arıyor?” ise, bunun içgüdüsel yanıtı ya “ben nereden bileyim baba?”, ya “Allah başka dert-tasa vermesin hayırlı işler…” olmak zorunda kalıyor. Girişteki top oyununa geri dönersek, belki kaydı durdurup, ileri alıp-geri sarıp, bandı “play-by-play” izlediğimizi düşünürsek, yapılacak iş falanca ikili mücadelede, savunma yapan oyuncumuzun vücudunu iyi kullanıp kullanmadığı, ellerini sürekli topa uzatıp uzatmadığı gibi ayrıntılar bunlar: Libya, Suriye, Irak, Doğu Akdeniz vesaire. Hele Yaycı’nın görevden alınışına bakan büyükelçilerin yerine koyun kendinizi. Amerikan filmlerinde kötü adam, kahramanımızdan bahsederken “o da gözden çıkarılır, ama gözden çıkarılabilir olduğunu bilmiyor henüz” der ya. Hepsi güzellik yarışında vites büyütme telaşesinde şimdi, Allah yar ve yardımcıları olsun.
Bu kadar peşrevden, fuzuli davul-zurna dinletisinden sonra, güreşe tutuşalım, elenselere başlayalım. Neden Libya? Ne olursa “biz” (öyle ya, bu rejimde “bir”, bizi hepimizi temsil ediyor zira) kazanmış olacağız? Neden her dosyayı bir savaş olarak görmek ve her savaşı kazanmak önemli? Deniz ufkundan gelen top sesleri, Barbaros’un döndüğü sefer, mübarek gemiler ve seherler. Bu hamaset perdesini aralarsak, kenarda bekleyip, dürüst arabuluculuk rolü oynasaydık, yine Libya’da parası kalan nurtopu müteahhitlerin alacaklarını koparamaz mıydık? Uluslararası petrol alanında oynayacaksak TPIC ve TEC’e, Diyanet kadar kaynak ve destek sağlayamaz mıydık? Maksat yeni petrol ve gaz sahalarına uzanmaksa, komşumuzdaki Irak ve onun da içinde de daha komşumuzdaki IKB ile daha etkin işbirliği geliştiremez miydik? Madem UMH ve Sarraç “meşru”, o denli “meşru” Esat, Sisi ve Netanyahu’yla da iletişim kuramaz mıydık? Doğu Akdeniz’in hem teknik (kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge vb.) hem diplomatik olarak çok-katmanlı sorunlarına çok-taraflı çözümler arayıp, bulamaz mıydık?
Öyle yapsaydık, fileleri havalandırıp, reklam panolarının üzerinden ağır çekim atlayıp, gidip eski açığın tellerine tırmanamazdık. Uzgörü, soğukkanlılık, kısıtlı kaynakların etkin kullanımı, öngörülebilirlik, akılcılık deyince onun tribün ekmeği yenemiyor. Ha, yok amaç UMH’nin İçişleri Bakanı Fethi Başağa üzerinden Suriye’de ve Mısır’da zorlansa da iktidara getirilemeyen, iktidara getirilse de Mursi, koltuğunda tutulamayan Müslüman Kardeşler’i Libya’da dümene geçirmekse o zaman Davutoğlu’na neden yol verildi, bitsin gayrı bu ayrılık çağrılsın yeniden göreve! Libya’da siyasal çözüm üç parçalı olacaksa Trablusgarp-Barka-Fizan (firenkçesiyle “Tripolitania-Cyrenaica- Fezzan”), Irak’ı Suriye’yi, Kıbrıs’ı kaç parçalı yapayım abime? Az Suvakin adası bırakıyorum, üzerine Mogadişu’da muazzam üs vereceğim.
Oyunu bozuyoruz. Kuşatmayı yarıyoruz. Kafamız hep, “atalım ceketleri, çıkalım dışarı, aslanlar gibi kapışalım” kafası. O eski “şerefli beraberliklerle” yetinen Türkiye yok artık, ver mehteri. Ama şunu unutuyoruz malûm “büyük maçlarda sakin kalan kazanır”. Üstelik oyunu biz kurabiliyor muyuz? Oyun kurmaktan anlaşılan Bayrampaşa gömeyim topa, doldurt-boşalt ise belki. Yok üçgenler, total futbol vs ise hepimize bay bay. Irak’ta muhatap Bağdat, Erbil’i Bahçeli’nin meclisteki (sahi ya bir ara meclis vardı, vakitsiz rahmetli oldu) HDP’yi “flu” görmesi gibi bulanık görüyoruz. Suriye’de dilimizde ebedi toprak bütünlüğü türküsü, uygulamada “KKTC çıkarır mıyım?” düşü. En doğrusunu Sayın Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar söylemiş: (“Sarı Fırtına” lakaplı Metin Tekin’e benzetildiğini anımsatarak) “Özellikle çok hızlı ve fuleli oluşumu benzetirlerdi. Elbette Metin değildik, olsaydık zaten Beşiktaş’ta oynardık.”. Aynen böyle, uzaktan naçizane çok beğenerek takip ettiğim Sayın Karalar’a katılıyorum. Elbette.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024