Aydın Selcen
Suriye’de on yıl önce başlayan demokrasi özlemli halk ayaklanması, hızla iç savaşa dönüştü. Arap Baharı’nın diğer benzer örneklerinde olduğu gibi, radikal İslâmcılar potansiyel devrimi fırsatçılıkla gasp etti. Bölge devletlerinden Türkiye ve İran, onlarla birlikte AB ve küresel güçler ABD ve Rusya’nın da devreye girmesiyle ülke hepten cehenneme döndü. Irak’tan doğan zebani IŞİD ise Suriye’de öncelikle ABD destekli YPG/YPJ’nin silâhlı mücadelesiyle alan denetimi iddiasını yitirdi, çöl alanlarda (step? bediye?) küçük ceplere çekildi.
Aralarından otuzbine yakını çocuk olmak üzere, yüzbinler öldü, öldürüldü, kayboldu. Ülke nüfusunun yarısı yerinden yurdundan oldu. Ülke dışına çıkan kabaca yedi milyon Suriyelinin dört milyonu Türkiye’ye yerleşti. SDG denetimindeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (KDSÖY) bölgesinde yaşayanlarla, yurtdışındakilerin toplamı da yaklaşık olarak Esat’ın denetimindeki bölgede yaşayan nüfusa eşit. Bu duruma bakarak kaba hesapla Esatçılar ile Esat karşıtları yarı yarıya denilebilir. Ülke nüfusu 2018’den bu yana yeniden artıyor.
Bugün, aradan on yıl geçtikten sonra, bir enkaz devletin üzerinde ve iktidarını paylaşmak zorunda kalarak ayakta kalmış olsa da Beşar Esat’ın iç savaşı kazandığı açık. Esat, “işe yarar Suriye” denilebilecek medeniyet ve ekonomi merkezleri Halep, Hama, Humus, Şam ile kısa Akdeniz kıyısında Tartus ve Lazkiye’yi elinde tutuyor. Bunların arasındaki ulaşımı da iyi-kötü açtı. Tahıl ambarı ve petrol kaynaklarını bulunduran “bereketli” alan da SDG denetiminde kaldı.
Artık çatışmalar, bombardımanlar soğudu, statüko kemikleşti. Küresel kamuoyu Suriye’den yoruldu, Suriye de manşetlerden düştü. Ülke, Fırat’ın Doğusu’nda ABD destekli SDG denetimindeki KDSÖY, kuzey ve batısında Türkiye’nin doğrudan ve dolaylı denetimindeki tampon bölgeler ile Esat’ın denetimindeki merkez ve batı arasında bölünmüş durumda. Rusya’nın Hmeymim ve Tartus’ta iki kalıcı üssü var. İran’ın etki alanı Suriye’ye de genişledi.
BM öncülüğünde Cenevre’de süren anayasa görüşmeleri ilerlemiyor, tıkandı. Temsili zayıf muhaliflerin taleplerinin belirsizliği ve değişkenliği, SDG’nin sürece katılamaması ve Beşar Esat’ın savaş öncesi statükoya yani Baasçı merkezi Arap cumhuriyetine geri dönüş dışında hiçbir adıma razı olmayan tutumu gelinen durumun nedenleri. Bu yıl ilkbahar sonlarında yapılacak seçimlerde Beşar Esat’ın aday olup olmayacağı, olmayacaksa yerine eşi Asma Esat’ın mı aday olacağı da belirsiz.
Dönemin, akademik tavırlı ABD başkanı Obama tek başına aldığı Esat’ın kimyasal saldırısını yanıtsız bırakma kararıyla adeta Rusya’yı buyur etti ve başta Fransa, AB’yi safdışı bıraktı. Bugün yine başta Fransa, AB’nin değil Ortadoğu, ne levant, ne Suriye’de esamisi okunuyor. Rusya kısıtlı yatırımla, istediğini elde etti. Beşar Esat da, Rusya ve İran desteği olmadan ayakta kalamayacak olsa da, kimsenin adamı, talimatla hareket eden bir kukla değil.
Arap âlemi, Suriye’yi yeniden Arap Ligi’ne çekme ve Şam’da büyükelçiliklerini açma eğiliminde. Filistin “davasından” vazgeçip, İsrail’le “dahi” ilişkilerini normalleştiren bir Arap evreninde, bu yönde bir gelişme şaşırtıcı değil. Katar dışında, bu ana eğilime aykırı davranacak Arap ülkesi yok gibi. Türkiye nicedir, “yargı dağıtan” açıklamalarıyla, Arap ülkelerine de Araplık dersi verir oldu.
Türkiye, IŞİD’in Kobani kuşatmasını Erdoğan’ın “düştü, düşecek” açıklamasıyla, tarihe tersten geçecek biçimde ıskaladı. Desteklediği cihatçı milislerin de savaş ve alan denetimi kabiliyetlerinin olmadığı anlaşılınca, dört askerî harekât yapmak durumunda kaldı. Harekât kararlarında rejim değişikliği, kifayetsiz muhalefet, YPG/YPJ’yi IŞİD’le eşitlemek, YPG/YPJ’yi “varoluşsal tehdit” olarak nitelemek etmenleri etkin oldu. Ülke topraklarında da kanlı IŞİD terör saldırılarına maruz kaldık.
Sözkonusu IŞİD saldırıları (bıçak gibi) kesildi –iyi ki. PYD’nin “Rojava” iddiasını Türkiye zorla yok etti. Kol bükme yani askerî gücünü kanıtladı, ancak ikna yani diplomasi, uzlaştırma ve ittifaklar oluşturma yeteneğini yitirdiğini de tescilledi. Diplomasisi hepten askerîleşti. TSK’nin önden gidip, sahada oldu-bitti yarattığı, hariciyeye işin tezgâhtarlığının kaldığı o alışageldik oyun yeniden sahnelenir oldu. Askerî hedefler belli, siyasal sonuç durumu muğlak yahut yok.
Verili durumdan bakarak Türkiye’nin daha onyıllarca Suriye’de kalacağı öngörülebilir. Sahada olan masada mı olur, masada mı kalır belirsiz. O muhayyel masada yalnız kalınıp, kalınmayacağı da öyle. Sorun çözen, alternatif çözümler üreten, bölgesinde tüm taraflarla iletişim kanalları açık Türkiye gitti. Yerini terörle mücadele (IŞİD, El kaide türevleri anlamında) ve yasadışı göçün önlenmesi alanlarında parçabaşı ve zoraki işbirliği yapılan perakende ortak aldı. Elinde kala kala “jeopolitik” yani “gayrımenkul” değeri kaldı.
Doğru, Suriye iç savaşını ne Türkiye başlattı, ne bugün gelinen durumdan tek başına Türkiye sorumlu tutulabilir. Ancak, on yılda Türkiye’nin attığı yanlış adımların gelinen yere varılmasında katkısı da yadsınamaz. Son Dışişleri açıklamasında “hamiyetperver” denilen anlayışın sonucu da yukarıda belirtildiği üzere dört milyon Suriyeliye ilanihaye evsahipliği ve IŞİD saldırıları oldu.
Son olarak, Erdoğan Batı’ya yönelik olarak Bloomberg’e yazdığı makalede anafikri “ver yetkiyi, gör etkiyi” diye özetlenebilecek bir öneri yaptı. Oradaki öneriler: Anakronik, zira 2021 yılındayız, artık ne AB ne ABD’de Suriye iştahı var. Diplomatik değil, zira Astana ortaklığı ve yapılan önerinin özellikle Rusya’da yaratacağı tepki gözardı edilmiş. Gerçekçi değil, zira sanki Erdoğan’ın öneriyi yaptığı Batı’daki imgesi çok olumluymuş gibi bir temelden yola çıkılmış.
Türkiye Suriye’de ilgili tarafların tümüyle, çeşitli gerginlik düzeylerinde ve dönemlere göre değişen biçimde, itişme halinde. “Vatan mevzubahisse gerisi teferruattır” diyen zihniyet, özellikle 15 Temmuz sonrasında, deyim yerindeyse, meydanı boş buldu, zorla boşalttı, dilediği gibi atını oynatır oldu. Kendine “demokratik” yakıştırması yapan muhalefet de, belki “dış politika seçim kazandırmaz ama kaybettirebilir” ilkesi gereği, Suriye’de uygun adım iktidarın arkasında. Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı “iktidar olunduğunda ilk haftada yapılacak yedi öncelik” arasında “Süleyman Şah Türbesi'ni vatan toprağına geri götürerek, orada şanlı bayrağımızı dalgalandırmak” olduğu da bu bağlamda anımsanmalı.
Bundan sonra ne, nasıl değişebilir? Gerçekçi olmak gerekirse görülebilir gelecekte pek bir değişiklik beklenemez. İşbaşı yapan Biden yönetiminde Blinken, Austin, McGurk, Bell vb. dosyaya bihakkın hâkim, çok deneyimli isimler var. Ancak değil Suriye, Ortadoğu dahi Biden’in öncelikleri arasında yok. Nitekim yeni bir Suriye Özel Temsilcisi atamayacağı da belli oldu. Eğer Biden yönetimi, Türkiye’nin müzminleşmiş Kürt sorununu çözmekte kolaylaştırıcı rol oynamayı değerlendirecekse, o zaman bazı taşlar yerinden oynayabilir.
Buna karşılık, eğer tarih rehberimiz olacaksa, Kürtlerin bir kez daha “satışa gelmesi” de olanaksız değil. IKB gibi KDSÖY’ün de hangi aktörlerle çevrili olduğu ve denize çıkışı olmadığı belli. Uluslararası desteğin de ne denli kaypak olabildiği herhalde öyle. Tarihin tuhaf bir çalımıyla, Suriye üzerinden Fransa ile yeniden kurulabilecek bir ortaklık, Ankara’nın esnemesiyle birlikte, yeniden AB’ye tam üyelik hedefini ufuk çizgisine geri çeker, ABD de geleneksel Türkiye’nin AB üyeliği lobiciliğine geri dönerse, bir “big bang” tarzı siyasal çözüm seçeneği de belirebilir.
Yukarıda dile getirdiğim “hamsi kavağa çıkarsa” varsayımı, dimağımın kuraklığını yansıttığı denli, kısa-orta erim için Suriye ve Kürt sorunu bağlamında umutların cılızlığını da gösteriyor sanırım. Daha güncel biçimde, Biden’den beklenen telefonun gecikmesi, Ankara’nın “zaman benim yanımda, cehennem donsa yerimden kımıldamam” tutumuyla örtüştükçe, Erdoğan’ın yüzünü Putin’e çevirmesi ve o dolayımla bir Ankara-Moskova-Şam üçlü uzlaşısını da gündeme getirebilir.
Bugün, baba Hafız Esat’ın köpürttüğü “Büyük Suriye” hayali, Suriye’nin irice bir Lübnan’a dönüşmesiyle son bulmuşa benzer. “Yanlış şekiller üzerinde de doğru akıl yürütmek gerekir” yaklaşımıyla, bu acı sondan ülkemizde de, ama iktidarda ama muhalefette, eksikliği çekilmeyen vatan kurtaran aslanların kendilerine bir ders çıkarmış olacaklarını umut etmek isterim. Bununla birlikte, iktidar ilk seçimde el değiştirse de Ankara’nın Suriye siyasetinde anlamlı bir değişiklik beklemek herhalde gerçekçi olmayacak.
Sonuç olarak, Suriye, Türkiye’nin öngörülebilir, güvenilir, tutarlı, çokboyutlu yani uluslararası camiada muteber bir dış politikası olmadığının bir başka nişanesi oldu. Görülebilir gelecekte, Suriye bir diplomasi fiyaskosu ve insanlık trajedisi olarak yanı başımızda durmaya, aczimize ayna tutmaya, dört milyon Suriyeli ülkemizde, Türkiye de Suriye’de kalmaya devam edecek.
*Dileyen okurlar bu konu hakkında Burak Tatari’yle MedyascopeTV’de yaptığımız yayına da göz atabilirler.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKAna muhalefet lideri Akşener mi olacak? 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARSavaş notları 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları


































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024