Aydın Ünal
CHP Kurultayı’nda Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlığa seçilmesine hiç kuşkusuz en çok sevinen AK Partililer oldu. CHP’nin değişmemiş olması, muhalefet cephesinde mevcut düzenin korunduğu anlamına geliyor. Muhalefette mevcut düzenin korunması da AK Parti’nin daha birçok seçimi kolaylıkla kazanacağını gösteriyor.
Farklı bir denklem kurulabilir miydi? CHP Kurultayı’nda genel başkan değişse, muhalefet değişir miydi? CHP bir alternatif olabilir miydi?
CHP içindeki muhalefetin iddiası, genel başkan değişirse her şeyin köklü şekilde değişeceği, CHP’nin iktidara yürüyeceği yönünde. Ancak bu iddia kalıplaşmış bir sloganın ötesine geçmiyor ve geçemez. CHP’nin sorunu genel başkanlık sorunu değil. CHP’nin sorunu yapısal. CHP’de ciddi bir zihniyet sorunu var. Ne Muharrem İnce’nin, ne de başka bir ismin, genel başkan seçilseler bile, CHP’yi kısa vadede değiştirebilme, dönüştürebilme gücü ve kapasiteleri olacağına inanmak çok zor.
Mevcut durumda CHP’yi yönetebilecek en ideal genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Kılıçdaroğlu CHP’yi 8 yıldır yönetiyor. Son derece de başarılı şekilde yönetiyor. CHP, 8 yıllık zorlu süreçte, başka bir genel başkan tarafından bu kadar iyi yönetilemez, hatta bir arada bile tutulamazdı.
Kılıçdaroğlu üstelik CHP’yi kendisine özgü usullerle yönetiyor. Hatırlanacak olursa, başarısız bir SSK Genel Müdürlüğü dışında özgeçmişinde parlak hiçbir safha yok. Yani Kılıçdaroğlu son derece iddiasız bir figür olarak genel başkanlık koltuğuna oturdu. Kendi yaşam tarzını ve yöntemlerini CHP’yi yönetmekteki üslubuna bire bir yansıttı. Gerilmiyor, öfkelenmiyor, paniklemiyor. Soğukkanlı. Bir iddiası asılsız çıktığında altında kalmıyor. Bir çelişkisi, bir yalanı, bir iftirası yüzüne vurulduğunda sıfır reaksiyon gösteriyor. Ne kadar zorlarsanız zorlayın, kendi sınırlarının, kendi dünyasının dışına çıkmıyor. Kalıpların, ilkelerin, insana ve siyasete dair çizgilerin içine girmiyor. Bunlarla birlikte, herkesle iyi geçiniyor, herkese mavi boncuk dağıtıyor. CHP içinde ne kadar farklı fraksiyon olursa olsun, hepsine bir şekilde dokunuyor ve hiçbirinin öfkesine dahi hedef olamıyor. Kılıçdaroğlu’na yönelik öfke ya da tepki, soğukkanlılığın da dışındaki buz duvarında eriyip gidiyor. Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi yönetmedeki bu üslubu elbette CHP politikalarına da yansıyor. CHP’nin FETÖ konusunda nerede durduğunu bilen var mı? PKK konusunda ne söylediğini anlayan var mı? Örneğin, Zeytin Dalı Harekatı’na bakışını tam olarak çözümleyebilen var mı? İstanbul İl Başkanlığı’nda bir din, devlet, millet düşmanını da elinin altında tutabiliyor, DHKP-C’yi de memnun edebiliyor, Gezicilerle de iyi geçinebiliyor, PKK/PYD’ye de gülümseyebiliyor, Fetullah’ı da, İran’ı da, Esed’i de aynı anda mutlu edebiliyor, Şeb-i Arus’lara, Mevlid’lere de katılabiliyor, şehit cenazelerinde de saf tutabiliyor, sağın önemli isimlerini, müftüleri de partisinin içinde koruyup kollayabiliyor… Bütün bunları bu kadar başarılı şekilde kim yapabilir ki?
Bu tarz bir genel başkanlık CHP’yi yaklaşık 100 yıllık geleneklerinden ve ilkelerinden uzaklaştırabilir diyebilirsiniz. Hayır. Kılıçdaroğlu, dozunda geleneksel CHP refleksleri vermekten de uzak durmuyor. Lozan’ı “onur” olarak görüyor örneğin. Abartılı laiklik reflekslerinden taviz vermiyor. Mustafa Kemal’in kimi zaman “askeri”, kimi zaman da “yoldaşı” olabiliyor…
Kılıçdaroğlu CHP’de kaos içinde bir düzen oluşturdu. Öyle ya da böyle, o düzen CHP’yi ayakta tutuyor ve her seçimde yüzde 20-25 oy oranını da muhafaza ediyor. Neresinden bakarsanız bakın bu başarıdır; üstelik başka hiç kimsenin erişemeyeceği bir başarıdır.
CHP’nin ve CHP’yi yönetme tarzının karşısındaki tek sorun, bu “kaos içindeki düzeni” bozacak, işleyişe çomak sokacak bir çıkıştır. Henüz böyle bir çıkış yok. Kaos içindeki düzeni bozacak bir çıkış, CHP’yi değiştirir mi, yoksa atomlarına mı ayırır bilinmez. Belki de bu riskten dolayı CHP içinde kayda değer bir çıkış yaşanmıyor.
CHP’nin son dönemde hızla HDP’ye benzemesine de hiç şaşırmamak gerek. Kılıçdaroğlu, yeni sistemin zorlamasıyla, yeni ittifaklara açılıyor. İlk bakışta, özellikle İstanbul İl Başkanlığı ve Parti Meclisi tercihlerine bakarak, CHP’nin özünden uzaklaşıp HDP’leştiği iddia edilebilir. Oysa HDP’ye yaklaşan CHP değil, kaos. O kaos, Türkiye’nin bütün muhalefetini, bütün “sol”unu yuttuğu gibi HDP’yi de bir lokmada yutar.
CHP böyle iyi. Hem de çok çok iyi. CHP’nin ayarlarıyla oynamak kaos içindeki düzeni bozar ve CHP’yi paramparça eder. Genel kanıya katılmıyorum: Böyle bir CHP Türkiye’nin hayrınadır. Kurultayda sadece Kemal Kılıçdaroğlu değil, CHP de kazanmıştır, Türkiye de kazanmıştır!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.11.2024
16.04.2024
6.01.2020
10.12.2019
21.01.2019
10.01.2019
3.02.2019
31.12.2018
27.12.2018