Berrin Sönmez
Kobane bahaneli HDP operasyonu hakkındaki görüşlerimi paylaşmaya Kemal Can’ın son yazısından bir alıntıyla başlamak isterim. “Olup bitenin "asıl gündemi” saklamak için yaratılmış bir gölge oyunu olduğunu söylemek, işletilen “asıl gündemi” idrak etmeyi imkansız hale getiriyor.” Kemal Can’ın tespitine ilaveten “asıl gündemi saklamak” iddialarının, içselleştirilmiş ötekileştirme alışkanlığının dışa vurumu saymak gereğine dikkat çekmek isterim. İstanbul Sözleşmesi, yoksulluk nafakası, istismarcı affı gibi kadın haklarına saldırı ve kadınların eşit yurttaşlık haklarını aşındırmaya yönelik hamlelerin, gündem saptırma olarak görülmesi, kadını ikincilleştiren zihniyetin içselleştirilmesi izlenimi verir. Kadınları eşit değil ikincil görenlerce, kadın haklarına saldırılar ikincil sorun olarak görülüp, gündem saptırma sayılır. Oysa gerçekten “gündem budur işte.”
Halkların Demokratik Partisi mensuplarına yönelik ve 82 kişinin gözaltına alındığı operasyonun, kimilerince korona gündemini gizlemekten tutalım, ekonomiye, dış politikaya kadar pek çok meselenin tartışılmasını önlemek için icat edilmiş bir gündem saptırma ameliyesi olarak görülmesi, ötekileştirmenin dışavurumu. O kadar içselleştirilmiş ki söyleyenin dahi farkına varmadığı bu sözün geldiği yer zihnin hayli derininde. Kürtleri ötekileştirme ile Kürt siyasetçilere yapılan hukuk dışı operasyonları ikincilleştirme arasındaki ilişki ve bu bakış açısının yaygınlığı, iktidara hareket alanı yaratıyor. Cuma sabahı erken saatlerde haberlere, gözaltına alınanların sosyal medya paylaşımlarıyla yansıyan operasyonun, hukukla zerrece ilişkisi olmadığı için siyaset üzerinden konuşmak kaçınılmaz elbette. HDP, iktidar eliyle yıllardır terörize edilirken yürütülen siyasetin son aşaması yani bir bütünün parçası, yapılan operasyon. Kayyım atamaları gibi, Rosa Kadın Derneği'ne baskın ve gözaltılar gibi Kürtlerin hem eşit yurttaşlık hakkının hem seçme seçilme hakkının alenen gasp edilişi.
Ülkede demokrasinin taşıyıcısı iki “K” Kürt siyasi hareketi ve kadın hareketi. Birbirleriyle bazen ortaklaşa bazen paralel biçimde ama salt kendileri için değil tüm ayrımcılıklara karşı, eşitlik ve özgürlük mücadelesi yürütüyor. HDP’nin kriminalize edilmesi için harcanan yoğun çabanın nedenini burada aramak gerekir. Ki paralel biçimde zaman zaman dillendirilen kadın mücadelesiyle terör örgütleri arasında ilişki kurma çabası da buradan geliyor. Cinsiyetçi ve ırkçı politikaların ikiz kardeş oluşu, mücadelede ortaklaşmayı kaçınılmaz kıldığı gibi saldırıların hedefine birlikte oturmak sonucunu da veriyor. E, bir de hem kadın hem Kürt olmak var tabii. Çifte kavrulmuş olma hali son operasyonda da çıktı karşımıza. Gülfer Akkaya örneğin, sosyal medya hesaplarına gönderilen tehdit mesajları üzerine adli soruşturma yürütülmezken şimdi kendisi gözaltına alınanlar arasında. Doğal olarak gözaltılara tepki gösterilirken “Gülfer’i, Ayla’yı, Bircan’ı, Beyza’yı, Elif’i, Perihan’ı… erkek egemenliğine karşı omuz omuza verdiğimiz mücadeleden tanıyoruz” mesajları öne çıktı.
Tüm hukuksuzluklara karşı ayrımsız mücadele etmek gerektiği yönündeki yüksek bilincini Ayhan Bilgen, gözaltına alınmasından sadece saatler önce sosyal medya paylaşımında bir kere daha göz önüne sermiş. Muharrem İnce, Mümtazer Türköne’nin tahliyesine sert tepki gösterirken, Ayhan Bilgen’in ona cevabı hukuk, eşitlik, hak savunuculuğu dersi gibi: “İnsanların neden tahliye edildiklerinden çok neden hâlâ yüzlercesinin cezaevlerinde tutulduğunu dert edinmeliyiz. Esas olan özgürlük olmalı yoksa usul tartışması anlamsızlaşır.” Ve eklemiş “Türkiye’de siyasete güveni bitiren bir tarz da her şeye muhalefet etmektir. İktidardan daha ileri bir demokrasi vizyonu ortaya konulmadıkça alternatif olunamaz.” Ve Ayhan Bilgen’in 24 Eylül günü yayınlanan ve gözaltına alınmadan önceki son mesajından hareketle devam etmek istiyorum konuya: “Muhalefet iktidara rota belirleyemiyor, üzerinde demokratik basınç uygulayamıyorsa önce özeleştiri yapmalıdır.”
Selahattin Demirtaş’ın kahvaltı mesajını, iktidar üzerine kurulan demokratik basınç olarak görmek gerekiyor. Ve iktidar da böyle gördü anlaşılan ki muhalefetin demokrasi bloku oluşturup ortak hareket etmesi ihtimalini önlemek isteğini son operasyonla açıkça gösterdi. Kürtlerin seçme ve seçilme hakkını gasp etmek için kullanılan kayyım politikasının dışında tek bir HDP Belediyesi bırakmamak niyeti açık elbette. Duyduğum ilk anda yüreğimde ılık rüzgar estiren Demirtaş çiftinin Akşener çiftine kahvaltıya gitme ihtimaliyle sembolize edilebilecek şekilde muhalefetin, demokrasi ittifakında ortaklaşıp blok olarak hareket etme potansiyeli açığa çıkacak gibiydi. Bir anlığına dahi olsa esen meltem, iktidar cenahında poyraz etkisi yaratmış olacak.
HDP böylesi hukuksuz ve Ortaçağ yöntemleriyle güç devşirme hevesi olan siyasi operasyonlarla köşeye sıkıştırılarak Kürt siyaseti susturulamaz orası kesin çünkü çok haklı bir mücadele bu. Ancak ülkenin muhalefeti HDP dahil tüm partilerin ortak hareket etmesini önleyecek şekilde sindirilebilir. Altı yıl önceki olaylar nedeniyle üstelik yargılama da gerçekleşmiş, davalar bitmişken yeniden gündeme taşınarak, yeni zulümler yaşatılıyor. Ülke bir kere daha siyasi rekabet uğruna karabasana sürükleniyor iktidar eliyle. Muhalefetin bu oyunu bozma ihtimali var mı işte orası meçhul.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025