Cemil ERTEM
Avcı’nın ortaya çıkardığı üç tarihsel sonuç
11.10.2010
2631
Öyle bir zaman ki bu; geçmişi aydınlatırken geleceği de bize anlatıyor. Şu Avcı meselesi bir tarihsel ve önemli zinciri ortaya çıkardı bence. Avcı’nın kitabını basan yayınevinden, “Devrimci Karargâh” örgütüne kadar kurduğu tüm ilişkiler ve DK’nın (Öcalan’ın vurgusundaki) “denetlemeyen” bir şehir unsuru olarak solda silahlı bir truva atı yapılması projesi, bize bir sonucu anlatıyor. Devletin Ergenekon kanadı, zaaflı ve başından beri mafyatik ilişkileri olan bazı sol yapılara sızarak (ki bu yapıların Kürt hareketine yakınlığı da avantaj olarak kullanılmış) radikal “sol” üzerinden yeni bir post-ergenekon yapılanması yaratmak istemiş. Şu açık; Avcı’nın ortalıkta olan ve gününün yarısını “solculuk” yaparak yarısını da mafyatik para-pul ilişkileri ile geçiren zaaflı bazı unsurlardan “özür” dilemesiyle başlayan ilişki ve süreç, öyle anlaşılıyor ki DK gibi bir yapıya kadar varmış. Karşımızda uzun ve inceden inceye planlanmış bir süreç var. Şimdi bu açığa çıkıyor. Cemaat mi ortaya çıkartıyor, Emniyet mi, CIA mi çok umurumda değil, açıkçası. Ama bu kadar zaaflı ve artık her anlamda “işi” bitmiş unsurlarla kurulan “kullanma” ilişkilerinin açığa çıkmaması beklenemezdi. Ama işin ilginç tarafı, bu kadar açık olan bu zinciri, başta şu çok seyredilen haber kanalları olmak üzere, basının bir cemaat operasyonu olarak anlatması ve de tabii ortaya bir mağdur çıkarması.
Bu işte benim ilgilendiğim olgular şunlardır ve bunlar tarihsel sonuçlardır: Birincisi, Türkiye’de radikal sol - devlet ilişkisi öyle münferit sızma meselelerinden ibaret ilişkiler değildir. Yani karşımızda bir Mahir Çayan - Mahir Kaynak ilişkisi yok. Ama bu, hastalıklı ilişkiler ve solun bazı kesimlerinin, Ergenekon yapılanmasının bir parçasına dönüştürülmesi doksanlı yılların başından itibaren başlayan bir süreçtir. Burada örgüt ve isim vermeyeceğim; ama bu örgütler ve isimler ortadadır. DK’nın ortaya “çıkarılması” operasyonu bu sürecin zirvesidir; çünkü DK, Türkiye solunun geleneksel yapılarından ayrı plastik bir örgüt olarak var edilmek istenmiştir ancak, konjonktür gereği, –Avcı gibilere rağmen- başarılı olamamıştır. Ama sonuçta, Avcı, kurduğu ilişkiler ve Avcı’ya yaptırılmak istenenler, bunlara dâhil olanlar ortaya çıkarmıştır ki; Türkiye’de radikal sol denen yapılanma, tam bu operasyonun başladığı doksanlı yılların başında, teorik ve ideolojik olarak bitmişti ama operasyonel olarak bitiş noktalarından birisi de budur. Artık tam burada ve bu bataklık karşısında bir nokta koymak ve oyun bitti demek zorundayız.
İkinci tarihsel sonuç; Türkiye devleti ile ilgilidir. Devlet, bu işleri bırakıyor. Devletin artık Avcı gibi, “kurallar ve kanunlar” dışında çalışacak unsurlara ihtiyacı yok; bu anlamda Avcı olayı, devletin bu yeni yönelimini ve örgütlenmesini anlatan bir gelişmedir. Siz AB’nin herhangi bir ülkesinde Avcı gibi bir Emniyet müdürünü bırakın bir Emniyet mensubu bulabilir misiniz; Avcı başından beri görevi ile örtüşmeyen bilgilere sahip ve bunları, çok ilginç zamanlarda, devletin içinde olmadığı ya da onu çemberin dışına çıkaran kanatlarına karşı kullanıyor. Dünyanın herhangi bir burjuva demokrasisinde böyle bir figür olmaz ama kazara olursa da saniyede uçururlar. Yani Avcı olayı gösteriyor ki devlet, herhangi bir burjuva demokrasisi çerçevesinde davranmaya karar vermiş.
Üçüncü tarihsel sonuç; Türkiye’de basının durumudur ve basın, ne yazık ki, devletin bu yeni yöneliminin gerisindedir; hatta ona direnmektedir. DK plastik ve post-Ergenekon örgütlenmesi, sanıldığı kadar basit, ilkel bir örgütlenme değildir. DK ve Bostancı’daki operasyon yalnızca aysbergin su üstündeki kısmıdır. Bu örgütlenmenin basın ayağı vardır; buralarda ciddi ilişkiler vardır. Türkiye’de her şeyin eskisi gibi devam edeceğini sanan bazı kişi ve kurumlar bilerek ya da bilmeyerek bu yapılanmaya destek vermişlerdir. Bunu da kabul edelim. Bence bu olay eğer derinleşirse Türkiye’de basının da yeniden yapılanma fırsatı olabilir.
Şimdi bu üç tarihsel sonucun bize yakın gelecekle ilgili yansımaları olacak tabii. Türkiye’de bu gelişmeden bazı dersler çıkarma aklını gösteren siyasi yapı ve kurumlar önemli adımlar atacaklar. Ama tabii ki bu olayı bir cemaat hesaplaşması gibi gören ve at gözlüklerini çıkarmak istemeyenler bulundukları yerleri bir müddet sonra terk etmek zorunda kalacaklar.
Hem referandum sonuçları hem de hemen arkasından gelen barış ve uzlaşma süreci, CHP’yi ve onun takipçilerini yeni bir stratejiye itiyor. Burada büyük resim tabii budur. Yani Avcı olayı, yukarıda anlattığımız sonuçları itibarıyla bu resmi tamamlamaktadır. CHP’yi var olan yağma statükosunun ve baskıcı üniter devletin devamı için destekleyenler, darbe, post-darbe, iç savaş seçenekleri boşa çıkınca, CHP’yi bu sefer AK Parti’ye iktidar ortağı yapıp süreci kendilerince denetlemeye ve geciktirmeye çalışma stratejisini seçtiler. CHP’nin başörtüsünden yeni anayasaya kadar gündeme getirdiği ve daha da getireceği tüm konular bu stratejinin parçasıdır.
www.cemilertem.com
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018