Cengiz AKTAR
İddia edildiği gibi 560. değil! Zira Osmanlı’da böyle bir kutlama âdeti olduğu vaki değil. Neden olsun ki, kozmopolit ve evrensel Osmanlı için İstanbul’u sahiplenmek gibi bir keyfiyet yoktu. Ko(n)stantiniye zaten Osmanlıydı. Bizans’a “çanak çömlek” diyen Başbakan’ın ecdadı kendisini Doğu Roma’nın mirasçısı telâkki ederdi.
Ecdat, şehri fethettiğinde bugün şehirden silinmiş olan Ortodoksluğun tahtına patrik atayacak kadar evrensel ve patrikle Rumca konuşacak kadar dünyalıydı.
Fatih, Ortodoksluğun hâmisi durumuna gelerek hem kendi imparatorluğunun hem de Doğu Hıristiyanlığı’nın Batı Hıristiyanlığı karşısında ortak çıkarını belirleyendi. Ehl-i Sünnet olduğu kadar ehl-i Rumdu.
Gayrımüslimlerden iştahla ilim ve tecrübe devşiren, nüfusu 40.000’e inmiş düşkün şehri ayağa kaldırıp evrensel bir başşehir yapan, o çağlarda evrenselliğe çok uzak Hıristiyanlığın yanında İslâm’ın kucaklayıcılığıyla yol alan bir imparatordu.
Başbakan ve emrindeki teşkilâtın “İstanbul/ Fetih/ Fatih/ 1453” temalarına düşkünlüğü mâlum.“Yeniden fetihçi” ruh, şehirde ve her yerde yapılan ameliyatları hatırlayacak olursak, AKP’nin temel dinamiği.
Lâkin neo-fetihçi değerlerin, 1453 sonrasının kozmopolit ve evrensel medeniyetiyle bir alâkası yok. Osmanlı mirasının üzerinden bugünkü zihniyeti belirleyen İttihatçı- Kemalist ulus-devlet geçti, silindir gibi. O yüzden tekçi, ahlâkçı ve millî bakış, tarih dâhil, içten dışa her politikayı bu denli kolay kuşatabiliyor. Bugün fetih dönemi İstanbul’unun millî, Müslüman ve cihatçı kimliğine vurgu yapan zihniyet ile şehrin tarihini 1453’te durdurup 1821 Mora İsyanı ile tekrar başlatan Helenci bakış arasında tarihdışılık açısından fark yok.
1953 ruhu
Fetih kutlamaları ilk kez 1938’de fethin beşyüzüncü yılına hazırlık maksadıyla dile getirilmiş. 1939’dan itibaren Cumhurbaşkanı İnönü ve Başbakan Refik Saydam hazırlıkların destekçisi ve takipçisi olmuşlar. İstanbul Fetih Cemiyeti’nin kuruluşu ve tüm çalışmalar devletin tasarrufunda yürümüş. Diğer bir deyişle, işler, sıkça işittiğimiz “1953’te Menderes hükümetinin antilaik kesime hediyesi” olarak cereyan etmemiş. Ancak kutlama öncesinde 1953’e dek süren tartışmada Türk-İslâm sentezi arayışında olan çevrelerce 1923-1938 döneminin rövanşını hazırlayacak ilk adım olarak algılandığı anlaşılıyor. Örneğin fetih kutlamasıyla kentin yeniden fethedileceği gibi ifadelerin içi, o dönemde dile getirilmeye başlanan Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması talepleriyle dolduruluyor.
Ama fetih kutlamaları esas AK Parti ile görünürlük kazandı. Partinin yerel yönetim üzerindeki hegemonyası ve Başbakan’ın İstanbul üzerindeki bitmez tükenmez iddiaları 29 Mayıs’ı yeni tarih yazımının ana simgesi hâline getirdi. 29 Mayıs, bugün toplumun belli bir kesimi tarafından sahiplenilen, dışlayıcı, buram buram hamaset ve fütuhat kokan, hurafeler üzerine bina edilmiş mitolojik bir temsilden ibaret. Üstelik sadece mitolojik de değil, gayet somut bir fetihçiliksözkonusu olan. Yarın şehrin son akciğeri olan kuzey ormanlarını ilelebet yok edecek olanüçüncü köprü ve kuzey otoyolunun temel atma töreni var. Ya da kuzey ormanlarını fethetme töreni...
İstanbul üzerinden tarih yazmak, dolayısıyla tarihi yeniden yazmak AKP’ye özgü değil elbet. Laik cumhuriyet döneminin Prost veya bugünkü adıyla Kongre Vadisi, şehrin 19. yüzyıldan kalma “asrî” ve “Batılı” kozmopolit mahallesi Pera’nın burnu dibinde, operası, tiyatrosu, stadyumu, park alanı ile o dönemin millî kültür programını ortaya koymayı hedefliyordu. Bugün aynı mekânda yapılan ameliyatlar şehir üzerinden millî tarihi ve şehrin tarihini yeniden yazıyor. Prost dışarıdan zorlama, diğeri içeriden, ama hiçbiri sahici değil. İlki Osmanlı’yı reddederek millî kültür, millî tarih oluşturmaya çalışıyordu, bugünkü versiyonu ise Osmanlı’yı kâmilen bir Müslüman devleti addederek.
15. yüzyıl Osmanlısının feraseti, bereketi ve medeniyet kuruculuğu elbet bir yerlerde gizli ve lâyıkıyla keşfedilmeyi bekliyorlar. Neden 29 Mayıs, hakkında pek az bilgi sahibi olduğumuz, fetih sonrasında pek çok farklı din ve unsuru barış içerisinde birarada yaşatabilen, fethettiği şehri âbâdeden dünya imparatorluğu Osmanlı’yı tanımamız ve tanıtmamız için bir etkinlik günü olmasın? Neden 29 Mayıs “Osmanlı Günü” olmasın?
http://www.taraf.com.tr/cengiz-aktar/makale-yarin-fethin-60-yildonumu.htm
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021
28.12.2020
22.12.2020