Erol KATIRCIOĞLU
Erdoğan ve arkadaşları ne düşündü bilemem. Ama 29 Ekim gösterileri için Vahdettin Köşk’ünün seçilmesi bana tesadüf gibi gelmedi. Sembollere çok önem veren bir toplumun yine sembollere çok önem veren iktidarının Cumhuriyetin ilan edildiği Osmanlı’nın son padişahının ikamet ettiği bu mekanı seçmesi öyle tesadüflerle açıklanabilecek bir konu olamaz.
Erdoğan ve iktidar ne demek istemiş olabilir? Doğrusu biraz nereden baktığınıza göre cevabı farklı olabilecek bir soru bu. Benim baktığım yerden bakınca gördüğüm şu: Erdoğan ve arkadaşları 600 yıllık Osmanlı devletinin tarihsel serüveni içinde 100 yıl önce açılmış Cumhuriyet parantezini kapattığını deklare etmek için bu son Osmanlı padişahının mekanını seçti. Ama bu durumda neden “cumhuriyet bayramında” böyle yapsın ki diye sorabilirsiniz. Ama unutmayın ki önemli olan devletin adının cumhuriyet olup olmaması değil, yönetim tarzının ne olduğudur. Eh Erdoğan’ın yönetim tarzının bir tür padişahlık olduğu da herkesin malumu!
İşte ülkede tam bu havalar yükselirken ana muhalefet partisi CHP de tarihsel bir kurultay gerçekleştirdi. Bu kurultayda kimin neyi savunduğunu tam anlayamadıysak da Özgür Özel’in temsil ettiği “değişimci” grup kazandı. Doğrusu, bunu öyle hissediyorduk zaten ama, kurultayda olanlar ve sonrası bu devleti kurmuş bir partiye yakışmadı bence. Her ne kadar çok ender de olsa kendinin “Alevi” olduğunu söylemiş Kılıçdaroğlu’nun, ülkedeki “Sünnilerle” “Sekülerleri” bir araya getirme çabası bence önemliydi. Ama Ümit Özdağ gibi biriyle yan yana gelmesi ve onunla gizli bir protokol yapmış olması Kılıçdaroğlu’nun hemen istifa etmesini gerektiren hatalardı.
Hacivat’ın “Bizim buralarda siyaset böyle olur cancağazım” dediğini duyar gibi oluyorum. Kurultay’da neler olduğunu tam olarak bilmiyorsak da kötü bir şeyler olduğunu tahmin etmek zor değil. Özellikle şu anlatılan, videosunu da sosyal medyada gördüğüm Kılıçdaroğlu’nun başkanlığı bırakma kararına gösterilen tepki sanırım böyle anlardan biriydi. Daha başka neler olduğunu ise belki bundan sonra duyarız.
Dilimizde tüy bitti bu bizim “demokrasimiz” “tırnak” içinde bir demokrasidir diye diye. Her şeyi bırakalım partiler yasasına ve bu yasa çerçevesinde hazırlanan tüzüklere baktığımızda görürüz ki parti-içi demokrasi diye pek bir şey yoktur bu metinlerde. Metinlerde olsa da fark etmez aslında çünkü bizim siyaset elitimiz ne yapar ne eder her şeyi kendi istediği şekle sokar zaten. O nedenle de partiler ilişki bakımından güçlü insanların yönetimine girmeye her zaman hazır kurumlardır. Partileri böyle olan bir siyasi alandan demokrasi çıkar mı? Tabii ki çıkmaz. Zaten bizde de çıkmıyor. Bu nedenle de bu toplum 80 yıldır demokrasi uygulamalarında tek bir adım atmış değil.
Onun için Tayyip Erdoğan demokrasi falan takmıyor. Zaten bir zamanlar binilip-inilecek bir tramvaydır dememiş miydi!? Halkımızın bir kısmı “biat” kültürüyle büyüdükleri için böyle bir durumu dert etmiyor tabii ki! Onlar el altından, el üstünden biraz para gördükçe, anlamadıkları için inanmayı tercih etmiş konular karşısında el pençe durmayı kendilerine uygun bulduklarından onlar için demokrasisizlik de özgürsüzlük de eşitsizlik de sorun değil.
Ama ya mağdurlar? Ha burada bir parantez açıp mağdurlarla ilgili bir iki saptama yapmak iyi olur sanırım. Toplumun mağdurları denince yalnızca aklınıza Kürtler ve Aleviler gelmesin. Aslında 100 yıllık Cumhuriyetin seksen yıllık kısmını öyle ya da böyle yönetmiş bir “seküler” ya da “laik” kesimin de bugünlerin mağdurları arasında olduğunu söylemeliyiz. Bu kesimin Kürtlerden ve Alevilerden farkı ise kendilerini hala çoğunluk sanıyor olmaları!
Gerçekten de, kuruluştan beri askeri arkalarına almış olduklarından “laik kesimin” borusu öttü bu topraklarda ama gün geldi bu borunun sesi kesildi. Yönettiklerini sandıkları kesimler şimdi artık onları yönetmekte ve onlar daha henüz aslında kendilerinin de Kürtler gibi, Aleviler gibi bu toplumun mağdurları arasında olduklarını kavrayamamaktalar.
İşte benim arzum da bu! İçimden şöyle seslenmek geliyor onlara: Eyyy laik kesim insanları! Sizler aslında bu toplumun efendileri değilsiniz artık! Sizler de Kürtler gibi, Aleviler gibi bu toplumun “ötekilerisiniz”! Kurtuluşunuz tek başına olmaz! Toplumun diğer mağdurlarıyla, başta Kürtlerle ve Alevilerle el ele vermelisiniz!
Bakalım bu çığlığı yeni CHP yönetimi duyacak mı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
9.12.2025