Erol KATIRCIOĞLU
Doğrusu büyük kitlelerin neyi nasıl düşündüğü konusu toplum bilimleriyle uğraşanlar açısından çok çekici bir konudur. Özellikle sosyolojinin Anglosakson ülkelerdeki “istatistiksel” yöneliminin de böyle bir nedeni vardır. Kamuoyu yoklamaları, anketler ve bir dizi benzer araçla toplumun belirli bir konuda ne düşündüğü ya da nasıl düşünmeye eğilimli olduğu anlaşılmaya çalışılır.
Ne var ki bu türden “niceliksel” tesbitlerin, en azından günümüzde, toplumun nasıl düşündüğünden çok toplumun nasıl düşünmesi gerektiği gibi bir amaç için yapılır hale gelmiş olması bu yaklaşımı da sorunlu hale getirmiştir. (Tabi bunları bütün bu türden çalışmalar için söylemediğimi de belirtmeliyim).
Bir diğer yaklaşım “niteliksel” olarak adlandırılan yaklaşımdır. Bu yaklaşım daha çok soyuttur ve araştırmacının sorguladığı davranış nedenleri konusundaki gözlemlerinden yola çıkan bir anlama çabasıdır. Burada özellikle toplumu sarsıcı olaylar karşısında toplumun davranışıyla toplumun beklenen davranışı arasındaki ilişkiyi “açıklayıcı” olarak kullanmak niteliksel bir sorgulama açısından etkili bir yol olabilir.
Örneğin bir deprem karşısında toplumun depremden etkilenmiş insanlara ne ölçüde yardım edip etmediğine ilişkin gözlem toplumun ne ölçüde yardımseverce davrandığının bir işareti olarak kabul edilebilir vs. Nitekim 1999’daki Marmara Bölgesi’ndeki büyük depremde Yunan halkının Türklere yardım etme gayretinin o günlerde Yunan halkıyla Türk halkının sanıldığının aksine birbirlerine karşı düşmanca duygulara sahip olmadıklarının bir işareti olarak kabul görmüştü.
Bu metodoloji konusuna bu kadar yer ayırmamın nedeni Etyen Mahçupyan’ın 1 Ocak 2012 tarihliZaman’da yayımlanan “Namus Zemini” adlı yazısında vardığı “niteliksel” tesbitleri. Mahçupyan 2011’deki bazı önemli olaylar karşısında toplumun verdiği tepkilerden giderek bazı tesbitlerde bulunuyor.
Birincisi, “MİT yetkilileriyle PKK liderlerinin görüşmeler yaptıkları(nın) kamuoyuna yansı(ması) ve toplum(un) tepkisiz” kalması; ikincisi, “Dersim’de Mustafa Kemal’in bilgisi dahilinde bir katliam yapılmış olduğu bizzat Başbakan tarafından itiraf edil(mesi) ve toplum(un) bu gerçeği kolayca sindirmesi. Üçüncüsü ise, “Fransız parlamentosu(nun) Ermeni soykırımını inkâr etmeyi suç sayan bir yasa geçirirken, devlet yetkililerinin ve medyanın büyük çabasına karşın toplumun geneli(nin) olgun ve dirayetli tutumunu bozma(ması)...”
Doğrusu bu olaylar ve bu olaylar karşısında toplumun verdiği tepkileri ben de Etyen gibi değerlendirmiş ve benzer yorumlar yapmıştım. Ama bu son 35 yurttaşın Silahlı Kuvvetler tarafından öldürülmesi olayı gibi bir “deprem” karşısında toplumun verdiği tepkiyi yorumlamakta zorlanıyorum.
Elimde bir “niceliksel” kanıt yok. Ama okuduğum yazılardan ve gözlediğim davranışlardan bu olayda toplumun genel yaklaşımının “devlet”ten yana olduğu yönünde. Özellikle olaydan birkaç gün sonra“yeniyıl”ın gelmesi ve yeniyıl kutlamalarının büyük şehirlerimizde oldukça yaygın bir biçimde yapılmış olması bu bakımdan bana kafa karıştırıcı geliyor.
Toplum “Bana ne sizin kavganızdan” mı demek istiyor, yoksa “Devlet ne güne duruyor eğer devletin kurallarına uygun davranmıyorsan ölümü de hak ediyorsun” mu demek istiyor? Toplumun diğer olaylardaki tepkisizliğini, Etyen’in belirttiği gibi “...aldatılmışlık duygusu içinde olan ve artık aldatılmak istemeyen bir halkın gizli direnci” olarak yorumlamak mümkün, ama bu yorumun bu olayda da geçerli olabilmesi için, toplumun, “devlet”in yol açtığı bu katliama tepkisiz kalması değil aksine tepki çıkarması gerekirdi.
Doğrusu ekonomik açıdan baktığımızda toplumun çılgın bir tüketimle özdeştiği, neredeyse tasarruf etmeden hatta borçlanarak tükettiği bir konjonktürde bütün bu önemli olaylarda tepkisiz kalması acaba “bütün bunlardan sıkıldım” anlamına gelen bir “orta sınıf” davranışı içinde olduğu şeklinde de yorumlanamaz mı? Eğer böyleyse ülkedeki siyasetin rolü üzerinde yeniden düşünmemiz gerekmez mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
9.12.2025