Erol KATIRCIOĞLU
Anlaşılıyor ki bu ülkede siyaset siyasi partilerle yapılıyor gibi görünüyor olsa da aslında “cemaatler”üzerinden yapılıyor. Cemaat derken yalnızca dinî cemaatleri değil, belki daha uygun ifadeyle“çevreler”i (ya da kimlikleri) kastediyorum. Ortak anlam ve referanslara sahip böyle çevreler olmaksızın da siyasetin yapılamadığını (daha doğrusu doğru dürüst bir siyasi partinin dahi kurulamadığını) söylemek istiyorum.
Tabii doğrusu siyasi partilerin kurulması için de siyasetin yapılabilmesi için de “cemaatlerin” varlığının bir sakıncası yok. Çünkü cemaatler özünde bir toplumdaki insanların sosyalleşmesinin araçlarından biri, üstelik de dediğim gibi illa da “dinsel” olmaları da gerekmiyor.
Cemaatlerin kendi fikirleri ve değerleri etrafında bu fikir ve değerleri paylaşan insanlarca siyaset yapmalarının hiçbir sakıncası yok. Ama sorun bu cemaatlerin ülkenin “yönetilme modalitesi”üzerinde hemfikir olup olmamaları, iktidara geldiklerinde kendi fikirleri dışındakileri dışlayıp dışlamayacakları, yani cemaatçi davranıp davranmayacakları.
Modern toplumlarda siyaset bir yönetim biçimi olarak demokrasi üzerinden yapılıyor. Tabii ki demokrasinin türlü türlü tanımları mevcut. Örneğin bizdeki gibi “milli irade” üzerinden bir demokrasi algısı varsa iktidardaki partinin kendisine oy vermeyenleri o milli iradenin içinde görmüyorsa ya da görmekte zorlanıyorsa buna da demokrasi denir ama bu demokrasinin bugünün değerlerine uygun bir demokrasi olduğunu söylememiz zor olur. Bugün dünyadaki demokrasilerin azınlık haklarını güvence altına alan katılımcı ve kapsayıcıözellikleri olan demokrasiler olarak görüldüğünü de bu arada not etmiş olalım.
Ama yazıdaki derdim bu değil. Bu yazıda henüz daha tam olarak sahiplenilmemiş bir cemaat olarak “laik kesim”in siyasetinin çıkmazları üzerine konuşmak. İfade etmekte zorlansak da sınırlarının nereden geçtiği ile ilgili sorunlarımız olsa da “laik kesim” ya da “laik kimlik” diye bir kimliğin varlığı da ortada.
Bu kesim ya da kimlik (örgütlü ve örüntülü haliyle cemaat) açıktır ki Cumhuriyet okullarında kurucu felsefenin yetiştirdiği, modern, Batılı ve daha fazla bireyselleşmiş bir insan malzemesine işaret ediyor. Tabii ki aralarında farklar olsa da esasta dinsel olana mesafeli, tersten söylersek dinî bağları güçlü kesimlerin varlıklarından rahatsızlık duyan bir kimlik.
Bu kimliğin içinde sert Kemalistlerden solculara, hatta sosyalistlere kadar geniş bir çevre kümelenmesi var. Aralarında farklar olsa da aynı kimliğin bakış açısından bakan çevreler bunlar.
Doğrusu işte bu kimliğin hak ettiği kadar ve biçimde ülkedeki bir siyasi parti tarafından temsil edilmediğini düşünüyorum ben. Bu temsile en yakın duran parti olarak CHP bulunmakla birlikte onun da nasıl bir siyaset benimsediği net olmadığından bu kimliğin de nereye gideceğini bilemeyen bir siyasi dağınıklık içinde olduğunu düşündürtüyor.
Örneğin bir süre önce Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Nâzım Hikmet’i hapishaneye gönderenin de Sabahattin Ali’yi öldürtenin de CHP olduğunu söylemesi Kılıçdaroğlu yönetiminde CHP’nin laik kimliği tam olarak savunan bir parti olmak istemediği şeklinde yorumlanabilir. Çünkü gerçek bu olsa bile “laik kimlik” mensuplarının, Kılıçdaroğlu’nun “Evet, CHP döneminde bugünün gözüyle olmaması gereken bazı uygulamalar olmuştur ama unutmamak gerekir ki o dönem tek parti dönemiydi ve ülkenin yönetimi de bu tek parti üzerinden yürütülmüştü” gibisinden bir açıklama yapmasını tercih eder, böyle bir açıklamayı kendi kimliklerine, kendi inançlarına ve değerlerine daha uygun bulurlardı.
Ama ne var ki Kılıçdaroğlu’nun da CHP’nin de laik kimliğin içinden mi yoksa dışından mı siyaset yapmalıyım sorusuna bir türlü cevap verememesi laik kimliğin büyük ölçüde siyasette daha etkin ve başarılı olmasını önlediği gibi kendisi dışında sol ve demokrat bir siyasetin gelişmesini de önlemekte.
Bu sözlerden benim de kendimi “laik kimlik” içinde tanımladığım gibi bir sonuç çıkarılmasın. Ama yazının başında da söylediğim gibi eğer bu ülkede siyaset “kimlikler” üzerinden yapılıyorsa o zamansiyaset alanının sorun çözücü olabilmesinin şartı da ülkedeki bütün kimliklerin kendi kimliklerine sahip çıkıp, kendi kimlikleri etrafında hakkıyla bir siyaset yapmalarından geçiyor belki de. Eğer bu söylediğim gerçeği yansıtan bir cümleyse o zaman böyle yaparak gerçek bir demokrasiyi, bu kimlikleri aşan yeni bir demokrasiyi yaratmaya da bir adım yaklaşmış olabiliriz.
Kimbilir...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
9.12.2025