Eser KARAKAŞ
Ne alakası var diyeceksiniz, aşağıda anlatacağım.
Metin Külünk şimdi önemli bir AKP milletvekili, sık sık ekranlarda görüyorum.
Külünk’le senelerdir karşılaşmıyoruz ama eskilerde görüşmüşlüğümüz vardır.
Kendisi önemli bir işadamı idi, muhtemelen aile hâlâ devam ettiriyordur işleri, bu işadamı sıfatı ile de, AKP öncesi, AB sürecine, AKP’nin kuruluş felsefesine önemli katkılar yaptı, özgürlükleri öne çıkardı.
Metin Külünk 2000’li yılların hemen başlarında önemli tartışma toplantıları düzenler, muhafazakar kimliğinden taviz vermeden çok önemli özgürlükler açılımlarını gündeme getirir idi.
Yine Metin Külünk’ün düzenlediği bir toplantıyı bugün gibi hatırlıyorum, bu toplantının tam yerini hatırlamasam bile Londra asfaltına da yakın hatta camdan Londra asfaltının göründüğü bir yer olduğunu biliyorum, neden bu detayı bu kadar net hatırladığımı da söyleyeceğim.
Benim de konuşmacı olduğum bu toplantıda Metin Külünk de konuşmuş ve özgürlük meselesini ele alırken bu kavramın herkesi kapsamadığı sürece bir anlamı olmayacağını söylemiş idi.
O dönem, malum ve çirkin başörtüsü yasağı yürürlükte, ben başka bir cenahtan, Metin daha içeriden, bu yasakla mücadele ediyoruz.
Metin Külünk konuşmasında şunu söyledi, hoşuma gittiği için bugün dahi çok net hatırlıyorum: “Başörtülü kız öğrenci, kadın için nasıl bir özgürlük istiyorsak, Londra asfaltı kenarında gördüğümüz (pencereden Londra asfaltı gözüküyor idi) travestiler için de aynı özgürlüğü talep ediyoruz, bu çok farklı kesimlerin özgürlükleri birlikte hayata geçmediği sürece hiçbirinin özgürlüğünün bir anlamı olmayacaktır.”
Geçmiş gün, kelime kelime hatırlamıyorum ama Metin mealen bunu söylemiş idi.
Yeni ortaya çıkan muhafazakar bir siyasi hareketin önemli bir genç temsilcisinin bu açıklaması hoşuma gitmiş ve beni gelecek için çok umutlandırmış idi.
Kendi kendime şöyle düşünmüş idim, bunu da çok iyi hatırlıyorum: Demek bu hareket iktidara gelirse; başörtülüler de, Aleviler de, travestiler de, eşcinseller de, Kürtler de ve daha başkaları da, kimlikleri nedeniyle haksızlıklara uğramayacaklar.
Nitekim, AKP iktidara geldi ve bugünlere gelindi.
Bu satırların yazarı da bu algının ya da aldatmacanın peşinden bir süre bu harekete karınca kararınca düşünsel destek bile verdi.
Metin Külünk şimdi ne düşünüyor, o günkü konuşmasını hatırlıyor mu, bilmiyorum.
Geçtiğimiz hafta sonu LGBT hareketinin Taksim’de gerçekleştireceği bir yürüyüşe -kendileri bu yürüyüşe galiba onur yürüyüşü diyorlar, dünyanın çok sayıda yerinde aynı tarihlerde yapılıyor- İstanbul Valiliği kamu düzeninin bozulma ihtimali gerekçesi ile izin vermedi.
Cinsel tercihleri farklı insanların yapacakları bir yürüyüşün kamu düzenini bozma ihtimali, Valilik böyle diyor, nasıl bir şeydir, kamu hukuku alanında bu ilginç saptama üzerine doktora tezi bile yazılabilir muhtemelen, Vali Bey de, muhtemelen değil mutlaka, bir kamu hukuku fahri doktorası alır.
Benim daha ziyade merak ettiğim, Valiliğin bu yasaklaması sonrası, eski tanışık Metin Külünk’ün bu yasaklama üzerine ne düşündüğü, nasıl bir tepki verdiği, o eski günleri hatırlayıp, hatırlamadığı.
Demek iktidar olmak böyle bir şey.
Ama, ben, Metin’in seneler önce söylediğinin, muhtemelen kendisi şimdi başka bir noktada, hala doğru olduğunu düşünüyorum; özgürlük, şiddet kullananlar hariç, ya herkes için vardır ya da kimse için yoktur.
AKP’nin tabanı da, AKP’nin son senelerde uyguladığı çok ama çok yanlış politikalar nedeniyle kendi kazanımları olan insan haklarını da tehlikeye atıyorlar.
Ne demiş idi Metin Külünk seneler önce: “Travestilerin özgürlüğü yoksa başörtülülerin de olamaz.”
AKP ise şimdi kendi seçmeni olmayan başka başörtülülere de saldırıyor, bize de Allah akıl fikir versin demek düşüyor.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025