Etyen MAHÇUPYAN
Türkiye yüz yıllık bir modern duraklama dönemini sona erdirmek üzere, zamana yayılmış bir devrim yaşıyor. AKP iktidarlarının süreklilik kazanabilmesi söz konusu değişimin daha ‘yumuşak' yaşanmasını sağlarken, büyük kırılmaları da önleme fırsatı veriyor.
Toplumsal kesimler kadar bürokratik katmanlar da, sonuçta epeyce radikal olduğu anlaşılacak bu dönüşümü kendi iç bünyelerinde sindirme şansı buluyorlar. Bu ‘zamana yayılmış' değişimin önemli bir avantajı var: Hukukun ideolojiye teslim olmasını, siyasetin altında ezilmesini engelleyebilir ve bu sayede toplumsal gerginlik ve husumetlerin geleceğe taşınmasına izin vermeyebilir. Diğer bir deyişle radikal bir değişimi, hukukun rehabilite ve teskin edici, adalet dağıtıcı işlevinden yararlanarak çok daha sorunsuz bir biçimde hayata geçirebilirsiniz.
Hükümet bu imkâna sahip… Ancak bu imkânın ne denli bilincinde olunduğu pek belli değil. Çünkü yargı mekanizmasının çeşitli tasarrufları olması gerekenin tam aksi yönde gidildiğini gösteriyor ve bu ters uygulamanın ardında iktidarın da desteği olduğu görülüyor. Sorun, hukukun siyasî ve ideolojik amaçla kullanımına izin veren bir sistemin sürdürülmesi, yargı mekanizmasının bu amaçları gerçekleştirecek bir özne olarak tasavvur edilmesidir. Söz konusu tutumu mümkün kılan bir unsur muhakkak ki yasaların içeriği ve siyaseti davet eden muğlaklığı… Özellikle Terörle Mücadele Kanunu ‘örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte hizmet etmek' mealindeki maddesiyle gündelik insan ilişkilerini suç haline getiriyor. Öyle ki ileride terörle suçlanabilecek birisiyle bir yemekte buluşmanız bile sizi terörist kapsamına sokabiliyor. Nitekim Devrimci Karargâh davasında Aylin Duruoğlu adlı kişinin tam da bu ‘delille' 15 yıl ceza alması istenebiliyor. Aynı davanın iddianamesi Hanefi Avcı'nın, esas olarak kitapta yazılmış olan satırlar ve verildiği söylenen bilgiler bahane edilerek, anlamsız bir süre hapsedilmesini talep ediyor. Buradaki mesele siyasî eylemden cezaî müeyyideye doğrudan geçiş yapan bir hukuk uygulamasının mümkün kılınmasıdır. Hanefi Avcı'nın siyaseten nerede durduğu ayrı bir konu. Yazdığı söylenen kitabın gerçekten kim tarafından yazıldığının bilinmediği, bir ‘sipariş' olma ihtimalinin yüksek olduğu öne sürülebilir. Sonuçta müsveddesinin bulunmadığı, Avcı'nın eşinin bile yazıldığından haberdar olmadığı bir kitaptan söz ediyoruz. Dahası Hrant Dink cinayetini bile adi bir suç kıvamına indirgeme çabası içinde olan biriyle karşı karşıyayız. Ne var ki içeriği ne olursa olsun bir kitabın terörle irtibatlandırılması vahim bir durum. Asıl önemlisi şöyle veya böyle Avcı siyasî bir ‘iş' yapmış durumda ama karşılığını ‘hukuken' alıyor. Bu durum rejim değişikliğini meşru bir zemine oturtma çabalarının mayınlanmasıdır…
Bu anlayış yargıya hakim olmuşken örneğin ‘Terörizmin Finansmanı Kanunu' gibi bir yasanın gündeme gelmesi o meşruiyeti daha da şaibe altında bırakmakta. Mesele terörizmin finans kaynaklarının kesilip kesilmemesi değil, bu kanunun kasıtlı olarak suç yaratma kapasitesinin olup olmaması. Maalesef böyle bir imkân sunuluyor ve yargının şu anki performansı bu tür kanunları arkasına aldığında hiç de güvenilir olmayabileceğini gösteriyor. Çünkü yargı çoğu vakada muhtemel suçlularla kurulmuş olan muhtemel ilişkileri suça iştirak olarak yorumluyor, yani aslında niyet okuyor. Çağdaş Hukukçular Derneği bürolarında çelik kapıların varlığının bir suç delili olarak sunulması şaşırtıcı olmayacak. Çünkü bu kapılar ÇHD avukatlarının muhtemel ‘kötü niyetine' örnek olarak algılanacak. Oysa çelik kapıya sahip olmak ne bir suç, ne de bir suç göstergesi. Aksi halde dairesine çelik kapı yaptıran herkesi devlet aleyhine muhtemel delil saklama bahanesiyle tutuklamak mümkün.
Hukukun siyasetin bir aracı haline dönüşmesinde tabii ki bir de madalyonun öteki yüzü var: Değişime direnen vesayetçi odaklar da aynen bu mantıkla hukuku bir silah haline getirmişlerdi ve halen de bu mücadeleyi sürdürüyorlar. Ancak eğer değişim demokrasi yönünde olacaksa, herhalde vesayetçilerin hukuk anlayışını tekrarlayarak ve işine geldiği için kullanarak olmayacak. Şu sıralarda İstanbul Barosu'ndan Kocasakal ekibini bir hukuk darbesiyle indirme girişimi sergileniyor. Yapılan iş hukuken uygun olabilir… Karşı tarafın eline fırsat geçse daha beterini yapacakları da açık… Ama kendinize sormanız gereken soru şu: Biz de onlara mı benzeyeceğiz? Hukuku siyasetten özgürleştirecek adımı atacak olgunluğa bu kadar uzak mıyız?
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Kemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (2)
25.10.2025 - Kemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (1)
25.10.2025 - Kürt ‘açılımı’nın nedeni Suriye değil, Türkiye!
15.03.2025 - Muhalefet için bir not: İktidar (sanılanın aksine) tutarlı ve başarılı!
20.02.2025 - İktidarın Kürt ‘açılımı’ üzerine bir not
15.10.2024 - Çocuklar anayasa yapabilir mi?
24.09.2024 - Mustafa Kemal’in büyümeyen çocukları
19.09.2024 - Nasıl bir ordu isterdiniz?
10.09.2024 - Yeni İttihatçılık havuzunun bilinçsiz balıkları
2.09.2024 - Seçimlerden kim kazançlı çıkacak?
13.04.2024
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Hrac Madooglu
Yagdi yagmur cakti simsek, AK Partinin propaganda piyonu filozofluga ozendi. "...nereye gidersek gidelim, kendimizi oraya goturecegiz". Bu sozu gelecek nesiller cerceveye koyup duvara asacaklar :)))