Fehmi KORU
Medya kendini yerden yere vuruyor.. Yeni partiden önce yeni bir medya yapılanması gerekiyor galiba…
İlginç bir gelişme medyada yaşanıyor. İktidar cephesi (AK Parti ile MHP) bu seçimde de oyların yarıdan fazlasını aldığı halde, ancak ağır yenilgilerden sonra görülebilecek türden bir nefis muhasebesi iktidarın itibar ettiği medya camiasında kendini belli ediyor.
Tabii buna ‘nefis muhasebesi’ denilebilirse…
‘Bizim mahallenin medyası’ genel başlığı altına girebilecek ne kadar eleştiri varsa, yine kendilerini o mahallede gören eli kalemli kişiler tarafından dillendiriliyor.
AK Parti’nin itibar ettiği medya AK Parti’yi yenilmiş kabul ediyor ve bu yenilginin faturasını kendisine çıkarıyor.
Şöyle de denebilir: O medyada şu günlerde eleştiri bayrağı açanlar kendileri dışındakileri suçlama yarışındalar…
Yaşanan gelişme çok ilginç
AK Parti kurulduğu dönemde medyanın büyük bölümü onun karşısında yer almaktaydı. AK Parti’ye siyaset alanında hayat hakkı tanınmasını arzulayanların buluştuğu tek bir gazete ve tek bir TV kanalı bulunuyordu; dikkate alınması gereken diğerleri AK Parti’nin varlığına toptan karşıydı.
Medyanın gürültücü yayınlarına rağmen iktidar olmayı başarmıştı 2002 yılında AK Parti.
Bugün durum çok farklı. Bir-iki istisnasıyla hemen bütün gazeteler ile hemen bütün TV kanalları AK Parti’nin propaganda bülteni görüntüsünde. Bu defa gürültü AK Parti lehine. Çoğu yeni yüzler var ekranlarda, gazetelerde de köşeler ya daha önce pek bilinmeyen isimlere emanet, ya da geçmişte kalemini AK Parti aleyhine kullanmış olanlar bu defa onun başarısı için canla başla gayret etmekte.
Ancak birlikte oldukları camiayı küçümsüyor, aynı cephede yer alan diğerlerini yetersiz buluyor yazarlar.
Bugün birisi “Mümkünse bizim taraf köşe yazarları AK Parti için Mayıs ayının başına kadar hiç yazı yazmasa çok daha faydalı olur” gibi bayağı ileri bir görüşü bile yazısında seslendirdi.
Gerekçe? Aynı yazıda şu bilgi de sunuluyor: “Muhafazakâr halkımız, bizim taraf köşe yazarlarının bazılarının aşırı seviyede haksız saçma tavırlarını gördükçe yine AK Parti’den soğuyor. O sebeple hep birlikte bir süre yazı yazmayı bırakalım. Zaten yazılsa da okuyan yok.”
Hay Allah…
Diğer bir köşede, yine bugün, benim ‘AK Parti’nin itibar ettiği’ diye tanımladığım medya camiasında işlerin nasıl döndüğüne dair ayrıntılı bilgilerin yer aldığı bir başka eleştiri yazısıvar.
İçeriden birileri “Beyefendi rahatsız” diye arıyor ve samimi-yapıcı eleştirilerin önünü kesiyormuş. Medyayı kendilerine göre dizayna çalışan birileri varmış. Söz dinlemeyenler ekranlardan ‘Paralelci’ veya ‘FETÖ’cü’ ilan ediliyormuş. AK Parti’yi savunan gazeteciler bile “Savunuyor, ama eleştiriyor da” diye ekrana çıkartılmaz olmuşlar.
Çok daha ileri eleştiriler de var bu ikinci yazıda.
Neden?
AK Parti’nin MHP ile cephe oluşturduğundan beri oyunun her seçimde biraz daha erimesi bir sebep olabilir mi? 31 Mart seçiminde AK Parti oyları yüzde 35’i bile bulmadı. 10 ili ve 55 büyük ilçeyi ortağına kaptırdı AK Parti. Ankara ve İstanbul’da oyları 25 yıl aradan sonra CHP’nin gerisinde kaldı.
Bir başka akla gelen sebep, Ankara ve İstanbul dahil beş büyük kentte AK Partili seçmenlerden önemli bölümün, belki de hayatlarında ilk kez, CHP’nin adaylarına oy verdiğinin fark edilmesi olabilir.
Ortaya çıkan bu ikili tabloya bakıp samimi bir öz-eleştiri olarak görülebilir bu iki yazıya sinen hava.
Eleştiriler ne kadar gerçekleri yansıtıyor?
Mekanizmanın nasıl çalıştığını artık görebilecek bir yakınlıkta değilim, bu yüzden kesin bir karara varabilmem zor. Ancak, eldeki veriler ve medya içerisinde çokça konuşulan söylentiler eleştirilere hak verdirecek bir çarpık yapılanmanın varlığına işaret ediyor.
AK Parti’nin itibar ettiği medya sanki tek elden yönetiliyor. Kimin köşe sahibi olacağına, kimlerin ‘medeni ölü’ ilan edilerek medya dışına itileceğine o kişi karar veriyor. Yine aynı kişi, ekranlara çıkarılacak veya hiç çıkarılmayacaklar listeleri hazırlayıp kanalların o listelere riayet edip etmeyeceklerini de denetliyor.
Konuşanlar, o kişinin kim olduğunu bildiklerini de belli ediyorlar.
Ancak, dediğim gibi, artık o camiaya fazla yakın durmadığım için, medyayı elinde tutan ve bir tür kuklacılık yapan kişi hakkında benim ancak bir tahminim olabilir.
Tahmin değil de kesin bilgiye dönüştürdüğümde veya birileri gölgeleri dövmekten vazgeçip o bilgiyi okurlarıyla paylaşmaya karar verdiklerinde elbette o ismi sizlerle paylaşırım.
Ne olacak şimdi?
Siyasette ne olduğunu hep birlikte görüyoruz. Bir moral çöküş başladı gibi. Daha önemli bir çöküş ise iktidar partisinin itibar ettiği medyada yaşanıyor. Sadece moral bozukluğu değil orada yaşanan, ondan çok öte bir şey. Gazeteler ve köşeler okunmuyor, ekranlara sadece ileri-geri söylenmek için bakılıyor.
En son anladığımız şu: O çevrenin içinde yer alanların birbirlerine güvenleri ve saygıları da yok.
Galiba yeni partiden önce yeni bir medya yapılanmasına ihtiyaç var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026