Fehmi KORU
Acaba Ruhsar Pekcan bakanlıktan alınacağını ne zaman ve nerede öğrenmiştir?
“Hükümet değişecek, değişecek” deniliyordu, AK Parti’nin itibar ettiği gazetelerin muteber yazarları neredeyse her ay bir kez bu yolda yazılarla okur karşısına çıkıyorlardı, sonunda dedikleri oldu.
Daha doğrusu dedikleri tam olmadı, hükümetten yalnızca iki bakanın yerine üç yeni isim getirildi. Ruhsar Pekcan giden bakanlardan biri.
‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ sonrasında kurulan ilk hükümette ticaret bakanlığına kendisinin atandığını öğrenme biçimi eşsizdi Ruhsar Hanım’ın…
Eşiyle birlikte kurdukları şirkette ticaret yapar, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nda komisyon üyeliği görevini yürütürken Külliye’de yapılan bir büyük davete katılmış, kutlamada bulunmuş, kimse kendisine aynı gün açıklanacak hükümette bakan olacağını söylememişti. Ankara’da, AK Parti çevrelerinde tanındığını bile bilmiyordu. Evinin bulunduğu İstanbul’a dönmek üzere havalimanına geldiğinde telefonla arandı ve bakan olarak atandığını öyle öğrendi.
Eskiden bakan olanlar “Devlet kuşu başına kondu, hayırlı olsun” diye tebrik edilirlerdi. Ruhsar Hanım’ın başına devlet kuşu biraz farklı konmuş oldu.
Görevden alındığını herkesle birlikte gece yarısı internete konulan Resmi Gazete’den öğrendiyse hiç şaşırmam; ancak görevden alınacağını başında bulunduğu bakanlığın ihtiyaçlarını eşiyle birlikte kurdukları şirketten karşıladığına dair haberler medyada yer almaya başladığında anlamış olmalıdır.
Ne kadar gayretle çalıştığını -uzaktan- izlediğim için üzülüyorum. Maalesef ismi ne zaman geçse ayrılmasından hemen önce medyaya yansıyan “Şirket sahibi olarak sattı, bakan olarak satın aldı” diye özetlenebilecek haberle anılacaktır.
Ruhsar Hanım’la birlikte hükümette bir kadın bakan daha vardı.
Aile, çalışma ve sosyal hizmetler bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un görevden alınmasının görünürde bir sebebi bulunmuyor. Ters gelecek ama yine de yazacağım: Hiç değilse onun üzülmesi için bir sebep yok. İş başında bulunduğu süre içerisinde iki kişinin ancak altından kalkabileceği ağırlıkta bir yük taşıdığını onu yine uzaktan gözlerken görebiliyordum da, bunu bakanlığı ikiye bölünüp her birinin başına ayrı birinin atanmasıyla şimdi herkes öğrenmiş oldu.
İki kadın bakan ayrıldı, artık hükümette kadın olarak yalnızca yeni gelen bakan var.
Dün, burada, AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, partisini ilgilendiren çok sayıda güncel konu olduğu halde son günlerde suskunluğa büründüğünü dile getirirken, bu durumun sebeplerini de irdelemeye çalışmıştım.
Kalemimin ucuna kadar geldiği halde yazmadığım bir ihtimal de, hükümeti değiştirme niyetiydi.
İyi ki yazmamışım.
Yalnızca iki bakanın dışarıda bırakılmasına “Hükümette değişiklik yapıldı” denemez çünkü.
Muteber yazarlar keyifsiz
AK Parti’nin itibar ettiği gazetelerde köşeleri bulunan muteber yazarlar son zamanlarda boşa çıkıyorlar. İtibarları yerinde olmasına yerinde, ancak keyifleri kaçık gibi. Şu sıralarda yazdıkları yazılar okurlarını hayli şaşırtıyor olmalı.
Beni kesinlikle şaşırtıyor.
Sırf merakımdan bugünkü gazetelere bu gözle baktım. Aşağıda aynı gazetede bugün çıkan iki yazıdan alıntılar okuyacaksınız. Sözcü yazarlarından alıntı yaptığımı sanmayasınız diye gazetenin ismini de yazayım: Türkiye gazetesinden bu alıntılar.
-“128 milyar dolar nerede?” cevaplanması için sorulmadı..
Uzun süredir yazıyoruz, çiziyoruz..
Bu, CHP’nin yeni stratejisi..
Çok büyük bir yalan bul!..
Sürekli tekrarla..
İnsanlar zamanla inanır..
Aslında işe yaramıyor da değil..
Zira bir süredir gündemi muhalefet belirliyor..
Zaten bir grup yandaş var ki sorgusuz sualsiz her şeye inanıyor..
Bundan sonra bu tip ‘slogan sorularla’ daha çok karşılaşacağız..
Siz cevap verip, belgeleri ortaya koyana kadar yalan insanları esir alıyor..
[..)
Şuyuu vukuundan beter hâl aldı..
Aslında en başta açıklama yapılıp belgeler de ortaya konulsaydı..
Yalanın büyüklüğü tartışma uzamadan deşifre edilmiş olacaktı..”
Diğerini de okuyalım:
“Altını tekrar çizerek söylüyorum.
Bu partiye canıyla ve malıyla emek veren dava sevdalısı insanlar artık parti içinde yabancı muamelesi görüyor. Düne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, AK Parti’ye ve AK Parti’ye destek veren seçmenlere en ağır hakaretleri edenler bugün partinin çeşitli kademelerinde cirit atıyor.
Ve bu kişiler partiye ihanet etmeye devam ediyor.
Daha acısı, partiye ihanet eden bu kişiler de birileri tarafından korunup kollanıyor. Bu koruma ve kollamaya isyan çığlıkları ile tepki gösteren gerçek dava erbapları ise birer ikişer partiden uzaklaştırılıyor.
(..)
Benim derdim AK Parti değil. AK Parti’nin seçim kaybetmesi de değil korkum. AK Parti gider bir başka parti gelir bunu da biliyorum.
Ben AK Parti’nin başındaki liderin inandığı ve milyonların sevdalısı olduğu hak davasına zarar geldiği için isyan ediyorum. Yeryüzündeki mazlumların umuduna darbe indirildiği için isyan ediyorum. İçimizde olup, yanımızda olmayan birilerinin dava sancağını yere düşürecek hareketlerini gördüğüm için isyan ediyorum.
(..)
Bilinsin ki AK Parti’nin rakibi AK Parti’nin içine çöreklenmiş, kendi ikbalini ülkenin ve partinin istikbalinden önde tutan AKP’lilerdir.”
İlkinin yazarı “128 milyar dolar nerede?” sorusunun cevaplanmasını istiyor. Oysa o soruyu konuyla yakından ilgili bakan ile doğrudan muhatabı olan Merkez Bankası başkanı bile açıklayamıyor; parti adına konuşanlar da top çevirip duruyor.
Diğerinin yazarı ise, AK Parti içerisinden çektiği hiç de hoş olmayan fotoğraflar sunuyor okurlarına. İsimler vererek çelişkilere işaret ediyor. Yazısının bir yerinde “Bunu yazarken canımdan can gidiyor, etimden et koparıyorlar sanki ama gerçek” demesi çektiği çileli ruh halini yansıtıyor.
Umarım, AK Partililer muteber saydıkları yazarların uyarılarına itibar ederler.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026