Ferhat KENTEL
Tarihten bildiğimiz, totaliter ülkelerde örneklerini çok sık gördüğümüz manzaralar giderek artıyor...
Aradan epey zaman geçti ama Türkiye’nin ahvalini tamamen yansıtan Pelikan olayı... Adeta kötü bir Amerikan filmi taklidi olarak, 70’li yıllardaki Beyoğlu’nun arka sokaklarındaki izbe sinemalarda oynayan ve dersi kıran öğrencilere hitap eden ve ancak onları etkileyen filmler gibi beklenen etkiyi yarattı.
Bildiğimiz gibi, “Pelikan dosyası” adı verilen ve belli ki birilerinin epey malzeme biriktirdikten sonra, yazarına (yazarlarına?) görev olarak verilen “iş”e müteakip, Başbakan Davutoğlu görevini bırakmak zorunda kaldı.
Mesele sadece görev bırakmak değildi... Belli ki, arkası “duygusal” olarak “sağlam” olan bu film sayesinde, Davutoğlu da “uluslararası bilmem kaçıncı komplonun yerli işbirlikçilerinden biri” olarak etiketlenip hainler listesine girdi. Kendisine “haddini bil, nereden geldiğini bil” dendi. Ancak isimlerini saklayarak “cesur” olabilen ve sağa sola “hain” sıfatı savuranların yanısıra, ortalama totaliter mekanizmalar da iletişim tekniklerini kullanarak, Davutoğlu’nu görünür alanlardan sildi.
1930’ların sonunda “casusluk ve anti - Sovyet komplo” suçlaması ile tutuklandıktan sonra, yargılanıp kurşuna dizilen İçişleri Halk Komiseri Nikolay Yejov’un silindiği gibi... Mesela bir fotoğrafta Josef Stalin’in yanında yer alan Yejov, o dönemin fotoshop tekniklerine göre mükemmel denilebilecek bir şekilde o fotoğraftan silindi. Sadece fotoğraftan silinmekle kalmadı... Kısaca “yok” oldu; “olmayan kişi” haline geldi...
Farklı alanlarda cadı avlarının süregittiği bu tür totaliter zamanlarda, başka hesapları olanlar için, vaziyetten fırsat çıkarmak çok sık rastlanan bir durumdur. Pelikan’da olduğu gibi, travmatik hezeyanlar ve sinir krizleri içinde, cadı avına dalıp, “siyaset” gibi görünen linç dünyasında bilfiil rol alabilirler.
Stalin’in Sovyetler Birliği’nde, Enver Hoca’nın Arnavutluk’unda, tek partinin Cumhuriyet’inde çok çeşitli örneklerine rastlanan pratikler bunlar... Göze girmek isteyen, önce kapı arkasında kulis, lobi ve hesap ya da hizipçilik yapan; yeteri kadar güç devşirdikten sonra, kamuoyu oluşturma ve manipülasyon merkezlerinde boy gösteren merkezin adam ya da kadınlarının pratikleri...
Türkiye’nin, itibar kuran, itibar yıkan totaliter pratiklerinin numunesi olan Pelikan dosyasındaki, neredeyse hepsi spekülasyon olan, hepsi “Sen düşmansın! Gözünün üzerinde kaşın var!” mantığına dayalı olan ve madde madde döktürülen “suçlar” listesi, 28 Şubat’ta BÇG tarafından çeşitli gruplara verilen “şeriat tehlikesi” brifinglerinin mantığından epey esinlenmiş anlaşılan...
Her totaliter ortamda, adına “dava” denilen güç ve çıkar ağı için ne gerekiyorsa yapmaya hazır olan aparatçik, görevlerini yapmak konusunda sınırsız ve yaptırımsız bir “özgürlüğe” sahiptir. Mesela Pelikan’da,“camide namaz kıldılar!” türünden hezeyanlar listesinin sonlarına doğru, yazar Türkçe’yi, grameri, imlâyı da kopartmış; frenleri boşalmış kamyon gibi dalmış yokuş aşağı...
Yejov’u devirenler, kendilerini devirecek olanlar gelinceye kadar, her türlü hakarette özgürdürler. Mesela, Pelikan yazarı, kamyon kıvamındaki inişi sırasında, Etyen Mahçupyan’a da “REİS hakkında eşcinsellik imasında bile bulunan bir herif” diyerek itibar kırıcı hakareti basmış. Aslında belli ki, kendisini “uluslararası şirketlerden komisyon almakla” suçlayan bir takım danışmanların “eşcinsel olduklarına” dair bir yalan uydurmanın (“O yalansa bu da yalan, o doğruysa bu da doğru…”) nasıl bir şey olacağını mizah yoluyla anlatmaya çalışan Mahçupyan’ı anlamamış veya anlamazlıktan gelmiş ya da çok fena alınmış ve “REİS” ile uzaktan yakından alakası olmayan bir takım satırların Reis için yazıldığı hezeyanına kapılmış.
Yani tam bir özdeşleşme... Tepeden tırnağa...
Devlet, reis (önder, başbuğ vb.), parti ve... küçük adamlar...
http://bas-haber.com/tr/article/2767/totalitarizmin-siradanligiYazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020