Ferhat KENTEL
Gezegenimizin doğudan batıya, kuzeyden güneye çeşitli bölgelerinde, otoriter, totaliter eğilimler gözle görünür bir şekilde artıyor. Modern zamanların garantili ‘gelecek hayalleri’ sona erdikçe, bilinmezlik, korku ve güvensizlik duyguları insanların düşünce dünyasının yatağını döşüyor. Başkalarından korkan, içine kapanan insanların endişeli halleri, ‘mutlak güç’ arayışını öne çıkarıyor. ‘Mutlak güç’, çeşitli gerekçeler ve teorik kurgularla ‘tek gerçek’, ‘tek meşru yol’ olarak pazarlanıyor. Bu mutlak gücü konsantre bir şekilde sembolize eden politikacılar ya da liderler de yarı kutsal yaratıklar olarak öne çıkıyor.
Tabii ki, bu süreç her yere sızmış durumda değil ama ABD’den Hindistan’a, Polonya’dan Türkiye’ye kadar uzanan farklı coğrafyalarda tezahür eden benzer eğilimlere baktığımız zaman, hiçbir toplumun totalitarizmin kuyusuna düşmeyeceğinin garantisi olmadığını görebiliyoruz.
Çok büyük umutlarla başlayan ve dünya tarihinde ulus-devlet ucubesini aşmak için ciddi bir alternatif olan Avrupa Birliği projesinin bugün geldiği aşama da hayal kırıklıkları içinde debeleniyor. AB bugün neredeyse sadece güçlü ekonomik yapıların, şirketlerin, kâr ve çıkarların birliği olmaya doğru hızla giderken, kültürlerin karşılaştığı, yeni bir yurttaşlığın, dayanışmanın inşa olmakta olduğu ‘sosyal Avrupa’ fikri de giderek cılızlaşıyor.
Bizim buralarda ne olduğunu hatırlayalım; 80’ler ve 90’lar boyunca, Türkiye, darbeci militarizm imajına sıkışmış, doğulu ama otoriter Kemalizm sayesinde “batılı” gibi olmaya çalışan; sosyal hareketler ve kültürel kimlikler düşmanı bir devlet ve biraz da “deniz, kum, güneş, kebap, rakı” ülkesiydi.
Sonra Türkiye toplumu Kürdü, Müslümanı, Alevisi, Ermenisi, kadınıyla konuşmaya başladı. AKP’nin iktidarda olduğu yaklaşık on sene içinde, Türkiye, Doğu ile Batı arasındaki sıkışmışlığı aşabilme potansiyeli taşıyan ve bütün dünyanın şaşkınlıkla karışık hayranlıkla izlediği, incelediği bir örnek ülke oldu.
Ancak bugün, hayalleri kırılmış bir Avrupa ile mahvolmuş bir Ortadoğu arasındaki Türkiye, olumlu bir ‘örnek Türkiye’ değil. Geçtiğimiz 3-4 yıl içinde, Türkiye, gezegendeki korku hallerinin vücut bulduğu, olumsuz ‘örnek’ ülkelerden biri haline geldi. Sadece kendi içinde ‘korkan’ bir ülke değil, aynı zamanda ‘korkutan’; sadece kendi içinde otoriterleşmenin numunesi değil, aynı zamanda dışarı dönük olarak da şantaj ve baskı yapan bir ülke kıvamına geldi.
Almanya’nın “Ermeni Soykırımı” hakkında kabul ettiği karar, başta Türkiye’nin resmi ideolojisinin bekçileri olmak üzere, o ideolojiyle iyi geçinmek zorunda olanlar ve onların etrafında örülmüş olan kutsallığın taşıyıcıları tarafından öfke ve nefretle karşılandı. Almanya’nın kendi tarihiyle de yüzleştiği bu karar, korku ve güvensizlikle dolu bir dönemde, Türkiye’nin ağır ideolojik atmosferini daha da ağırlaştırdı.
Almanya parlamentosundaki Türkiyeli milletvekilleri, beklenebileceği gibi, en kısa yoldan “hain” ilân ediliverdi.
Geçtiğimiz dönemde, geçmişiyle yüzleşen, geçmişte yapılan hatalar karşısında üzüntülerini dile getiren resmi şahsiyetler ve düne kadar soykırımın tanınması gerektiğini söyleyen bugünün aparatçikleri bugün geleneksel devletin kuytusuna ricat etmiş durumdalar.
Türkiye’nin bir türlü yüzleşemediği, aslında hafızasının en derinine ittiği “Ermeni Soykırımı” ve onun üzerine inşa edilen Türkiye Cumhuriyeti devletinin felsefesi ve de maddi temelleri, bugün başkaları tarafından dile getirildikçe, o derinlerdeki huzursuzluk acı veriyor. Geçmiş ister istemez hatırlanıyor ve işte bu çaresiz hatırlama, o inşa edilen kurguyu da riske sokuyor.
Bugün Avrupa’nın bir kesiminde ya da Türkiye’de yaşanan içine kapanma, farklı sebeplerle olsa da, kuşkusuz bu kurguların yıkılmasından duyulan korkulardan kaynaklanıyor; AB Türkiye’den; Türkiye bütün dünyadan uzaklaşıyor.
- See more at: http://bas-haber.com/tr/article/2791/soykirim-hatirlamak-ve-korku#sthash.MTSMuZVL.dpufYazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020