Fikret Bila
Yanlış politikaların Türkiye'yi sürüklediği derin ekonomik krizin üzerine Korona salgınının ek yükü binince birçok insan için yaşam sürdürülebilir olmaktan çıktı.
İşsiz ve gelirsiz kalan kesimde asgari günlük ihtiyaçları karşılamak giderek zorlaştı. Bu gerçek Türkiye gibi sosyal devletin terk edildiği ülkelerde daha belirgin şekilde görünür hale geldi.
Her şeyin paraya bağlandığı kapitalist sistem Korona salgınının yarattığı kırılma nedeniyle yeniden sorgulanmaya başladı. Bilim insanlarının geliştirdiği aşının kapitalist sistemin gereği olarak patentlenmesi bu sorgulamayı yaygınlaştırdı. Dünya çapında bir salgını önleyecek aşıyı ancak parası olan ülkeler alabiliyor. Yoksul ülkelerin insanlarına aşı yok. Ancak çok zengin ülkeler kendi ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra gönüllerinden koparsa, artan aşıları yoksul ülkelere gönderirlerse aşıya ulaşabilecekler. Bu süreçte aşı-ilaç şirketleri kâr rekorları kıracaklar.
Salgın, kapitalizmin insan sağlığı diye bir derdi olmadığını, tek derdinin sermayenin kârı olduğunu bir kez daha gösterdi.
Bu gerçek, aynı zamanda sosyal devletin ne kadar önemli olduğunu da ortaya çıkardı. Yeniden kamucu ekonomilere, sosyal devlete, sosyal belediyeciliğe dönüş arayışları başladı.
Bu arayış Türkiye için de geçerlidir.
Türkiye'de iktidar sosyal devlet anlayışından çok uzak politikaları tercih etti. Öncelikle sermaye kesiminin çıkarlarını koruyan kararlar aldı. İşsiz kalanlara, kepenk kapatan esnafa, düşük gelirli kesimlere ciddi bir kaynak aktarmadı. Hazine kaynaklarını belli bir sermaye grubuna akıttı. Onların vergilerini sildi, garantili ödemeleri yaptı. Çığ gibi büyüyen işsizlik ve enflasyon rakamlarını perdeledi, gerçeği görmek istemedi.
İktidar bu politikayı izlerken gerçeği gören, çok hızlı örgütlenerek harekete geçen muhalefet partilerinin yönettiği belediyeler ise çok daha başarılı politikalar izlediler. Ekonomik krizin ve salgının ortada bıraktığı toplum kesimlerine "dayanışma" modelleriyle sahip çıktılar.
Millet İttifakı'nın belediye başkanları tarafından yönetilen büyükşehir ve diğer belediyelerin kendi olanaklarını seferber etmenin yanı sıra vatandaşlara sundukları dayanışma modelleri yoksul kesimler için yaşamı sürdürebilir hale getirdi.
İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Mersin, Eskişehir büyükşehir belediyelerinin başlattığı sosyal belediyecilik ve dayanışma politikalarını sahada hızla uygulamaya sokan ilçe belediyelerinin kurduğu model Türkiye'de yaygınlaştırılmalıdır. Ankara'da Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen'in, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar'ın, İstanbul'da Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın kurdukları dayanışma modelinin sonuçlarına ilişkin veriler gelmeye başladı.
Örneğin, Beşiktaş'ın CHP'li Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın salgından bu yana uygulamaya soktuğu "Saha Çözüm Hareketi"nin sonuçlarına bakalım.

Belediye Başkanı Akpolat ve kurduğu 120 kişilik ekip Türkiye'de ilk defa bir belediyenin sınırları içinde bulunan bütün ev ve iş yerlerine gittiler. Tek bir ev ve işyeri atlanmadı. Ziyaret edilen ev sayısı 93 bin 540, işyeri sayısı ise 10 bin 816.
Bu ziyaretlerde 23 mahalle, 886 sokak ve 66 cadde gezildi.
Saha çalışma ekibi, ev ve işyeri ziyaretlerinde, vatandaşlardan 7 bin 379 talep topladı. Bu taleplerin 6 bin 534'nü süratle yerine getirildi.
Bu talepler çerçevesinde 2 milyon 446 bin maske, 104 bin 356 dezenfektan dağıtıldı.
Saha Çözüm Hareketi, Beşiktaş sınırları içinde 1226 vatandaşın günlük ihtiyaçlarını karşılayamadığını, yaşamların sürdürebilmeleri için dayanışmaya ihtiyacı olduğunu saptadı. Bu vatandaşların günlük ihtiyaçları iş olanakları yaratılıncaya kadar belediye tarafından üstlenildi.
Muhalefetin yönettiği belediyelerin başarıyla uyguladıkları bu dayanışma ve yardımlaşma modelleri dayanışma ekonomisine dönüştürülerek üretim, dağıtım ve istihdama taşınmalıdır.
Özelleştirmelerin temel mal ve hizmetleri vatandaşın sırtından kâr etme aracına dönüştürmesinin yarattığı ağır sorunun çözülmesi bütün dünyada arayışlara yol açtı. Bu arayış içinde dikkati çeken en önemli öneri, özelleştirilen bu hizmetlerin yeniden kamulaştırılması ve belediyeler eliyle verilmesidir. Örneğin su gibi elektrik ve doğal gaz hizmetlerinin yeniden belediyeler eliyle sağlanmasına dönüş bir yol olarak savunuluyor.
Keza, CHP'li belediyelerin kurduğu sosyal dayanışma modeli, kooperatifler üzerinden temel gıda maddeleri üretimine taşınabilir. İzmir, Ankara, İstanbul büyükşehir belediyelerinde bu yönde atılan adımlar yaygınlaştırılarak sosyal işletmelere dönüştürülebilir.
CHP'li belediyeler kooperatif, sendika, vakıf, dayanışma dernekleri üzerinden neoliberalizme alternatif bir modeli yerel yönetimlerde kurabilirler.
Ekonomik kriz ve salgın; işsizlikten, yoksulluktan kurtulmak için tek çıkış yolunun dayanışma ekonomisi olduğunu çok net bir şekilde gösterdi.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.10.2025
8.10.2025
24.09.2025
23.05.2022
19.07.2021
14.07.2021
5.07.2021
21.06.2021
9.06.2021
24.05.2021