Gürbüz ÖZALTINLI
Aylardır politik aktüalitenin dışında yaşıyorum. Doğrusu bana iyi geldiğini de söylemeliyim bu durumun.
Şimdi kış geldi. Köpeğim “Kırık”la uzun park yürüyüşleri; evde okuma, film izleme; kimi akşamlar eş dostla yeme içme sohbet… Bir de, zaman zaman yazarların günlük köşelerine uğrama ve gözleri bahçenin ufkuna dikip düşünme günleri.
“İşte bugün de öyle sıradan bir gün” derken, fareyi götürüp Mehmet Altan’ın resminin üstüne tıkladım. Hayal kırıklıklarımdan yorulup takip etmeyi bıraktığım birkaç yazardan birisi Mehmet Altan. Başlık : “Ortadoğu’nun yeni modeli: Kürtler”… Takip etmiyorum ama başlıktaki keskin kokuyu alamayacak kadar da körelmemişim demek ki…
Son söyleyeceğimi hemen söyleyeyim. Ben cinnetin buralara geldiğini bilmiyordum.
Okudukça şaşırdım, acıdım, kızdım; içim karıştı… Sonra, bahçenin köşesindeki ıhlamur ağacına boş boş bakarken yakaladım kendimi.
Özet mi? Tek pasaja indirebilirim yazıyı: “Ey Kürtler; Kobani’yle birlikte, Batı’nın Ortadoğu’da aradığı model toplum olarak tam desteğini kazanabileceğiniz, bağımsız devletleşmeyi başarabileceğiniz olağanüstü bir tarihsel fırsat yakaladınız. Şimdi AKP ile dar bakışlı yerel bir barış yapmanın değil, çok daha geniş ve büyük düşünüp, hayranlık yarattığınız Batı’nın desteği ile bağımsız devlet için savaşmanın zamanı.”
Evet, yazı; basit, perdesiz, maskesiz, çıplak bir savaş çığlığı…
Türkiye’de küçük yerel hedefler uğruna “dinci faşizmin” gölgesini üzerinize düşürmesine izin vermeyin. Görmüyor musunuz kadın gerillalarınızla, yarattığınız eşitlikçi seküler sosyolojiyle ve IŞİD’e meydan okuyan kahramanlığınızla Batı’nın hayranlığını kazandınız. Oysa AKP size karşı IŞİD’i destekledi. Dinci otoriter rejimiyle Türkiye, Ortadoğu’da Batı’nın benimseyebileceği model olmaktan çıktı. Tarih bu kapıyı sizin önünüze açtı. Batı’nın gözünde işi bitmiş bir AKP hükümetiyle küçük pazarlıklara girip barışmak mı, yoksa Ortadoğu’nun yıldızı parlayan model toplumu olarak ayağınıza kadar gelmiş bağımsız Kürt devletini kurup küresel güç olmak mı? Seçim sizin…
Yazar işte böyle sesleniyor Kürt dünyasına.
AKP nefretinin bazı çevrelerdeki etkisi meçhul değil elbette. Barış sürecinin yarattığı rahatsızlığın farkındayız. Kürt hareketini hükümeti devirmeci çizgiye çekmek için her fırsatın üstüne atlandığını görüyoruz.
Fakat yine de bu yazı beni gerçekten ürküttü. Nefret, akıl ve vicdanı paramparça etmiş sanki. Ne gerçeklik algısı, ne en küçük bir sorumluluk duygusu… Frenler tamamen boşalmış.
Çok değil; birkaç yıl öncesine kadar derin sempati beslediğim, aynı dünyanın içinde olduğumuzu düşündüğüm, güvendiğim bir entelektüeli artık ürpererek okuyorum. Çok hüzünlü.
Tabii bu yazı da durup dururken zembille inmiyor ortaya.
Kürt hareketinde karşılığı var bu görüşlerin. Ortadoğu labirentinde kimin eli kimin cebinde çözmek kolay değil. İrili ufaklı birçok aktörün Kürt hareketiyle köprüler kurduğunu, siyaset empoze etmeye çalıştığını tahmin edebiliriz. Öcalan barış politikasını sürdürmeye kararlı olmakla ve ağırlığını korumakla birlikte, farklı seslerin yankıları da duyuluyor. 6-7 Ekim provokasyonunu küçümsemeye imkân var mı? Tuğluk’un malum yazısının izleri sürülse ne çıkacak karşımıza biliyor muyuz?
Mehmet Altan da Kürt siyasetinde gözlenen bu çatlağın, bocalamalı gidişin farkında olduğunu gizlemiyor aslında. Tam tersine, teklifsizce konuya müdahil oluyor. Tarafları isim isim sayarak “yereller”- “enternasyonalistler” olarak sınıflandırıyor. Mehmet Altan’a göre “enternasyonalistler”, AKP ile uzlaşarak değil, onun bileğini bükerek Türkiye’nin Ortadoğu’da üstlenmek istediği rolü Kürtlerin kapabilmesinin mümkün olduğunu düşünen kesimi oluşturuyor. Bu cephede Demirtaş, Aysel Tuğluk ve Kandil kadrosu var. “Yereller” ise fırsatın farkında değiller, barış ve sürece vurgu yapıp AKP’yle yola devam etmek eğilimindeler. İmralı’ya gidenler de bu cepheyi oluşturuyorlar.
Kürt siyaseti nereye doğru evrilir, tartışmalar derinleşir mi, Öcalan domine etmekte zorlanır mı? Bu kadar dinamiğin cirit attığı, dengelerin durmadan değiştiği, son derece istikrarsız bir coğrafyada bu soruların cevabını bilemeyiz. ABD’nin bile bariz başarısızlığa uğradığı, planlarının çöktüğü bir bölgeden söz ediyoruz sonuçta.
Fakat doğrusu ben, Kürt siyasetinin bu kadar sorumsuz bir macera önerisini ciddiye alacağını, ağırlığın bu yönde oluşabileceğini sanmıyorum. Batı’nın, Türkiye’yi gözden çıkartarak, onunla çatışma pahasına, kendi çıkarlarını PKK’nın devletleşmesinde arayabileceğine inanmak hakikaten aklın kolay kabul edeceği iş değil. Kürt hareketi hükümeti hizaya sokmak amaçlı kullanılabilir, bu mümkündür. Fakat, işin içine PKK eliyle Kürt devleti girişimleri girdiğinde Batı’nın önemli merkezleri Türkiye ile PKK çizgisi arasında net tercih yapmak zorunluluğuyla karşılaşacaklardır.
İşte bunları düşündükçe, dönüp dolaşıp beni en çok meşgul eden soruya yeniden geliyorum…
Böyle bir tercih durumunda, tayin edici küresel güçlerin kesinlikle PKK’nın arkasında duracağını, Türkiye’den çoktan vazgeçilmiş olduğunu, Kürt siyasetinin bu öngörüyle yönetilmesi gerektiğini, bir aydın nasıl bu kadar kendinden emin, bu denli heyecanla savunabilir?
Siyaset üzerine kalem oynatan bir insan, PKK’nın devletleşme hedefine yönelmesinin bu ülkeyi kasıp kavuracak çok kanlı bir iç savaşa yol açacağını göremiyor olabilir mi?
İnsan deliliğin sınırlarına dayanmadan, nasıl böyle yüksek perdeden “küresel derin tahliller” yapıp, buna yüreğiyle inanıp, üstelik bireysel olarak kendisinin hiçbir risk almayacağı bir savaşa koca bir toplumu bu kadar hararetle çağırabilir?
Bir iktidardan ne kadar nefret edersen et, nasıl paranoidkabuslara savrulmuş olursan ol; ondan kurtulmak için başkalarının hayatlarına mal olacak çağrıları böylesine coşkulu bir dille nasıl yapabiliyorsun?
Hiç mi kendine biraz mesafe koyamıyorsun? Hiç mi küçücük bir açıyla da olsa bir dış bakış oluşturamadın?
Hadi bunu yapamıyorsun; kendini kaybettin, hiç mi bir eşin dostun yok? “Canım kardeşim, sevgili dostum, ölçüyü kaçırmamak gerekir. Bu kadar iddialı savaş davetleri çıkartmak kimseye yakışmaz. Savaşın şakası yoktur. Zaten yorgun, bıkkın, acılı bir halka savaş romantizmi yapmanın, masa başı temennilerini büyük siyasi analiz gibi pazarlamanın, yiğitsin, aslansın, Ortadoğu’ya medeniyeti bir tek sen getirirsin, bütün dünya arkanda, devlet elini uzatsan tutacağın kadar yakında gibi ucuz kışkırtıcılıkların vebali vardır” diyebilecek, bir dirhem sağduyu dokunuşu yapabilecek hiç mi birileri yok oralarda?
Yazıktır, günahtır.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Özel, doğrusunu yapıyor: Türkiye’nin önceliği, normalleşme ve merkez siyasetin yeniden inşasıdır
28.04.2024 - Yolun sonu gözüktü mü?
14.04.2024 - İktidarın ideolojik katılaşması, CHP liderliğinin kucaklayıcı, ılımlı profiliyle birleşince…
8.04.2024 - CHP seçimleri laikler değiştiği için kazanmadı. Fakat seçimler CHP’nin kendi tabanını da Türkiye’yi de değiştirecek kapıyı açtı
5.04.2024 - İktidardaki “keratalar” arasındaki gerilim bizi ilgilendirmez mi?
25.11.2023 - Değişim samimiyet ve cesaret gerektirir
16.11.2023 - Yerli ve milli olana nasıl karar verilecek?
12.11.2023 - “Reis halleder”ciler de rövanşistler de hayal kırıklığı yaşayacak
9.05.2023 - “Reis halleder”ciler de rövanşistler de hayal kırıklığı yaşayacak
7.05.2023 - Erdoğan neden kaybedecek
2.05.2023
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































veyselsaka
devamı: doğal olarak özgürlük demokrasi gücleriyle değil küresel güclere ortadoğu projesiyle erdoğan tarzıyla bağlıdır sosyalistlerin kaybettiği sovyetleri kayıtsız şartsız desteklemeleri tarzlarıdır cek işgalı afganistan işgalı v.saire leyla konuşursa kdp konuşur ve leylanın konuşması sonrasında başbakan talep gelirse konuşurum kendisiyle dedi ilker arkadaş birde böyle bakselamlar:bdp ile daha hiç konuşmadı başbakan bdp ile görüşsün cözümle ilgili
veyselsaka
ilker arkadaşleyla zananın dediği hükümetin güneydeki fedral kürt yönetimin cözümüdür selahattin ve ahmet türkün tarzı öyle değil seninde dediğin gibi kck ile tutuklanan siyasetcilerbaşbakanın uslubu cözüm karşıtı anlayışı chp nin akpye serum gibi yandan destek olması tüm bunlşar özgürlük demokrasi cizgisiyle akp ve onlarla işbirliği halinde olan kdp cizgisi arasındaki cizginin tezahürüdür kuşkusuz zana cözüme zorlama noktasında söyledi bütün bunları pas attığıo alan temsil ettiğigeridemokratik
veyselsaka
devamı: doğal olarak özgürlük demokrasi gücleriyle değil küresel güclere ortadoğu projesiyle erdoğan tarzıyla bağlıdır sosyalistlerin kaybettiği sovyetleri kayıtsız şartsız desteklemeleri tarzlarıdır cek işgalı afganistan işgalı v.saire leyla konuşursa kdp konuşur ve leylanın konuşması sonrasında başbakan talep gelirse konuşurum kendisiyle dedi ilker arkadaş birde böyle bakselamlar:bdp ile daha hiç konuşmadı başbakan bdp ile görüşsün cözümle ilgili
veyselsaka
ilker arkadaşleyla zananın dediği hükümetin güneydeki fedral kürt yönetimin cözümüdür selahattin ve ahmet türkün tarzı öyle değil seninde dediğin gibi kck ile tutuklanan siyasetcilerbaşbakanın uslubu cözüm karşıtı anlayışı chp nin akpye serum gibi yandan destek olması tüm bunlşar özgürlük demokrasi cizgisiyle akp ve onlarla işbirliği halinde olan kdp cizgisi arasındaki cizginin tezahürüdür kuşkusuz zana cözüme zorlama noktasında söyledi bütün bunları pas attığıo alan temsil ettiğigeridemokratik