Hasan Bülent KAHRAMAN
'Yaa', dedim içimden, 'nereden nereye geldi Türkiye', Ahmet Davutoğlu'nun, bana göre çok önemli 'artık devletin resmi ideolojisi olmayacaktır' sözlerini okuyunca. Beni böyle düşünmeye iten sadece bu görüşün içerdiği felsefi ve politik anlamlar değildi. Doğrudan doğruya bir anıydı. İçimi yakmış olan bir anı...
1991'de DYP-SHP koalisyon hükümeti kuruldu. Fikri Sağlar, Kültür Bakanı oldu. Beni danışmanlığa getirdi. Bakanlığa oturduktan çok kısa bir süre sonra, henüz kültür politikasıyla ilgili görüşlerini açıkladığı ilk dönemde, İstanbul'daki TÜSES'ten bir davet aldı. Gidip konuşacaktı. Konuşmayı benim yazmamı istedi. Yazdım. Büyük bir cesaretle eline aldı, çıktı kürsüde okudu. Kelimesi kelimesine 'bizim kültür politikamız, devletin resmi bir kültür politikası olmayacağını söyleyen politikadır' dedi. Harfen yazmıştım. O da harfen okuyarak anasının ak sütü gibi kendisine ve tarihe mal etti. Bir konuşma, kim yaparsa onundur. O görüş de onundur. O gün tebrik etmiştim. Bugün de ediyorum.
Ben tebrik ettim ama kıyamet koptu. O günlerin terminolojisinde ve siyasal realitesi içinde sağ da sol da Sağlar'a vurmaya başladı. Vay efendim bu ne demekmiş, 'resmi kültür politikası' olmaz mıymış? Tekrar edeyim, sağ da sol da bu tanımı ne anlayabiliyor ne de kabul ediyordu.
Bu durum, yani devletin resmi ideolojisinin olması o derecede doğal kabul edilmiştir ki, Türkiye'de diyeyim, geçenlerde, çok iyi okullarda okumuş, üstelik 'vatandaşlık çalıştığını' söyleyen bir doçent adayı bile geldi karşımıza, 'her devletin resmi ideolojisi vardır' dedi. Biraz kurcalayınca daha da beter şeyler söyledi. Sadece bilmediği için değil, başka bir sistem, model olabileceğini düşünemeyecek ölçüde bu durumu benimsediği ve kabul ettiği içindi bu vahim hata...
Oysa doğrusu oydu: devlet resmi ideoloji taşımaz. Hele onu empoze etmek için yakıp, yıkıp, öldürmez. O, Ortaçağ'ın Tanrı- Devlet modeli için geçerlidir. Bir de 19. yüzyılın modern ulus devlet modeli bu sapmayı göstermiştir. O model, tek etnik çekirdek etrafında örgütlenmiş, onun 'ulus' olmasını öngören ve sadece onun ulusluğunu kabul eden bir devletti. Onu Faşist ve Sosyalist devlet modelleri izledi. Hiç fark etmez, hepsi, bu ideolojilerini topluma 'demir ve kanla' kabul ettirmek istediler.
Yetmedi, dünya paylaşım savaşlarına gittiler.
Bugünün dünyasında daha fazla geçerli değil bu model. Bugün çok-uluslu, çoketnisiteli, çoğulcu toplum yapısıdır esas olan. Devlet(ler) de kendilerini bu modele göre yeniden dönüştürüyor. Özgürlükçü, çoğulcu, demokratik devlet modeli doğuyor.
Devletin sorumluluğu yurttaşın özgür ve müreffeh yaşamasıdır. Gene Davutoğlu'nun kendi kültürel, entelektüel ve ideolojik donanımı ve onların muhasalası olan üslubu içinde belirttiği gibi 'devletin bir tek (sadece demek istiyor-HBK) milletle bağı ve aidiyeti' olur. Hiç de öyle liberal bir ideolojinin sahibi değilim ama devletin işlevci ve minimal, hatta araç olmaktan öte gitmemesi gerektiğini açık açık söylemem gerekir.
Türkiye bu adımı atıyor. Devleti dönüştürüyor. Bin türlü eksiği ve yanlışı var bu dönemin, bu girişimin, bu sürecin. Ama işte Başbakan bunları söylüyor. İsteyen bunu az bulsun; bence çok önemli ve değerlidir.
Zor bir yoldur Davutoğlu'nun işaret ettiği. Çünkü Batının tersine, Türkiye'de, sağ, devleti yüceltir. O 'kutsal devlet', 'devlet ebed müebbed', 'din ü devlet' hep o ideolojinin ürettiği deyişlerdir. Davutoğlu da bu 'sentezi' söylemine epey yansıtıyor. Hele Sünni İslam/ Sünni Türk denilen bir dönemde bu pozisyon daha da çetrefilleşiyor. Kendisini muhafazakâr diye nitelendiren bir iktidarın şimdi bu engeli aşması apayrı ve başlı başına bir serüven.
Ama hiç değilse ortaya geliyor ya bu tartışma, hem de bu haliyle, biz ona bakalım...
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025