Hasan GÜRKAN
Ortaklar Evi
Bu teklif, İstanbul’da ÖDP’li kadın arkadaşların 90’lı yıların sonuna doğru Acıbadem’de açtıkları kafe kooperatif tecrübesiyle, Danimarka Bornholm adasında denizcilerin açtığı komün Cafe tecrübesinin bu topraklara uygulanma çabasıdır. Herkesin tenkit ve teklifine açıktır.
Ortaklar Evi Acıbadem’de bahçeli şirin bir kiralık evde faaliyet gösterdi. Kadın arkadaşlarımız öncülüğünde kurulmuş bir kooperatif-kafe idi. Amacı çalışan kadınların ve erkeklerin evde yemek yapmaları yerine, ortaklar evinde ucuz yemek yemeleri ve insanların bir araya gelebilecekleri, sohbet edebilecekleri ,ortak bir mekân yaratmak idi. Bu amaçla her akşam üç kaptan oluşan yemek yapılıyor. Hafta sonları branç, akşama balık menü vb. organize ediliyor. Seminer, açık oturum vb. düzenleniyor. Yılbaşında ortak eğlence programları örgütleniyordu. Bir ücretli çalışanın dışında, bütün işler dayanışmayla yürütülüyordu. Ortaklar evi ayrıca tüketim kooperatifi olarak, toptan temel gıda maddeleri alıyor, bunu isteyen üyelerine piyasadan daha makul bir fiyata satıyordu.
Denizciler Komün Cafe,
Denizciler Komün Cafe, Danimarka’nın Bornholm adasında kırk denizci tarafından kurulmuştu. Denizciler hazırladıkları Komün Cafe projesiyle belediyeye başvurmuş, mülkiyeti belediyeye ait, kulanım hakkı süresiz kendilerinin olmak üzere, arsa ve maddi yardım almışlar; Cafeyi deniz manzaralı güzel bir sahilde denizcilik konseptiyle inşa etmişlerdi. Mesela tuvalette klozete oturduğunuzda önünüzde bir teleskop vardı. Teleskopa gözünüzü dayadığınızda, erkekler tuvaletinde erkeklere seslenen, kadınlar tuvaletinde kadınlara seslenen erotik fotolar seyrediyordunuz.
Ayrıca biralar mahzendeydi. Bira istediğinizde cafenin tabanındaki kapağı açıp biranızı olta ile alabiliyordunuz.
Üyelerin her birinde cafenin anahtarı var. İsteyen dilediği zaman gidip cafe’yi açıyor. İçeride bira, sert içkiler, gazoz, kahve, atıştırmalıklar vb. var. Dilediğini içiyorsun. Bulaşıklarını ortada bırakmıyor, makinaya koyuyorsun. Barda bir defter ve açık bir çanak bulunuyor. Paran varsa çanağa koyuyorsun. Yoksa defterdeki kendi sayfana borcunu yazıyorsun. Diyelim ki üyelerden biri balık yapmayı düşünüyor. Bir gün önce herkese haber veriyor. Katılacak insan sayısına göre alışveriş yapılıp imece usulü sofra hazırlanıyor. Masraf paylaşılıp yenilip içiliyor.
Komün Cafe’de kararlar oybirliğiyle alınıyor. Oy çokluğu uygulanmıyor. Ayrıca oy birliğine katılmamışsan ikna yok. Mesela cafe’nin badana zamanı gelmiş. Konu tartışılıyor, kırk ortaktan otuz dokuzu; evet, badanaya ihtiyaç var, diyor. Bir kişi, hayır ben istemiyorum, diye olumsuz tavır alıyor. ”Neden istemiyorsun, görmüyor musun, gibi ikna çabaları uygulanmıyor. Çünkü klasik demokrasilerde olduğu gibi çoğunluk egemenliği burada geçmiyor. Azınlık hakları korunuyor. Badanaya muhalif olan, ne zaman, tamam derse, o zaman badana yapılıyor.
Türkiye’de Her Yerleşim Mekânı İçin Teklif
Türkiye’nin neresinde olursanız olun bu çıkarsız, ticari olmayan beraberlik ilginizi çekiyorsa, sizin gibi düşünen arkadaşlarla toplanıp yaşadığınız yerde Ortaklar Evi yahut ortaklaşa bulacağınız bir isimle bir komün cafe örgütlemenin imkânlarını konuşabilirsiniz.
Bence Ortaklar Evi’nin amacı, ortak yaşam, imece, dayanışma ruhunu hayata geçirmek olmalıdır.
Ortaklar Evi’nin ticari kahve, dernek lokali, kooperatif vb. hangi yasal statüde olacağı araştırılıp tespit edilmelidir.
Mekân, herkesin kolayca ulaşabileceği bir yerde olmalıdır.Ortakların ve tanıdıkların her zaman çay, kahve, bira, şarap, rakı içmek,atıştırmak sohbet etmek için uğrayabileceği, haberleşilerek imece yemeklerin -balık , mantı, gözleme, mangal, çiğ köfte vb.- yapıldığı; şiir geceleri, sohbet toplantıları, slâyt gösterimi vb. gibi kültürel faaliyetlerin düzenlendiği bir işleyiş düşünülmelidir.
Ortaklar evinde sürekli görevli olmaz. Her üyeye bir anahtar verilir. Çayı kahveyi isteyen kendisi yapar. Duvarda fiyat listesi vardır. İçkiyi isteyen kendisi içer. Orada kapalı olmayan para çanağına parayı bırakır. Ayrıca her üyenin ayrı sayfasının olduğu hesap defteri vardır. Parası yoksa borcunu oraya yazar. Arkasında bulaşık, dağınıklık bırakmaz.
Kuruluşta mekânın mülkiyeti yahut kirası, mefruşatı, mutfak ve servis malzemesi sponsor bulunamazsa , üyelerin maddi katılımıyla alınır. Herkes bu oluşuma maddi imkânları çerçevesinde katkıda bulunur. Parası olmayanlar da ortak olabilir. İşletme açıldığında ‘çok’ dayanışmada yahut ‘az’ dayanışmada bulunan yahut hiç dayanışmada bulunamayan da işletmenin eşit haklı üyesidir.
İşletme üyeleri için miras yoktur. Üyelerden birisi vefat etti mirasçılarının işletmede hiç bir hakkı yoktur. Bu tür konular başlangıçta Noter sözleşmesiyle tespit edilir.
-İşletme başarılı oldu, rant yaptı, iyi para veren talipleri var, oy birliğiyle de olsa işletme satılamaz. Ancak aynı amaçları hedefleyen başka bir komüne maliyet fiyatına, karsız devredilir.
Üyeler kendi aralarından, bir yılığına, üç kişilik bir koordinasyon kurulu seçerler. Alışveriş, ekonominin takibi, üyeler arası haberleşme, faaliyetlerin organizasyonu bu kurulun görevidir. Kurul konuya göre çeşitli kültür, müzik, gezi vb. komisyonlar oluşturabilir.
Sevgili Okurlar,
Esasen insan malzemesiyle, o insanların mantalitesiyle doğrudan alakalı bir örgütlenmeden bahsediyoruz. İşe başlamadan önce meselenin bu yönünü kendi aranızda, önce herkes kendine bakarak, enine boyuna, samimiyetle konuşabilmelisiniz. Bu örgütlenme bana göre , katılanların kapitalizmin kirlerinden arınma sürecidir. Zor bir iş, başarının garantisi yok. Ama mutlaka denemelisiniz.
Pardon, evet ben ,bunca nutuk çektim. Ben ne yapıyorum. Ben yıllar önce, Datça’nın Emecik köyünde burada anlattıklarıma inanmış görünen arkadaşlarımla, bir “Fil Mezarlığı”(1) kurmaya kalkıştım. Mülkiyet ve kazanç duygusu bazı ortak adaylarında galebe çaldığı için yenildim. Ama siz emek harcayın, deneyin, arının lütfen.
Her komün müteşebbisine kalbi sevgilerimle…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.08.2022
9.08.2022
8.08.2022
11.07.2022
3.04.2022
19.03.2022
7.03.2022
31.01.2022
1.11.2021
4.10.2021