İbrahim Kiras
Türkiye’nin ABD ve Rusya ilişkilerinde kilit sorunlar haline gelmiş görünen uçak ve füze sistemleri alışverişlerine dair hız kesmeyen görüşme trafiğini kafası karışmadan izleyebilen yoktur herhalde. Üstelik bunca zamandır sorup bir türlü cevabını alamadığımız sorular hâlâ orta yerde duruyor… Mesela: Rusya’dan aldığımız S-400 füzelerini kullanacak mıyız, depoda mı saklayacağız yoksa iade mi edeceğiz? Daha da önemlisi niye aldık bu füze sistemini?
NATO üyesi bir ülke olarak rakip savunma paktının gerekleri için üretilmiş bir silah sistemini ihtiyaç olduğunda gerçekten kullanabilir miyiz? Bu soru öncelikle “teknik olarak işimize yarar mı” şeklinde okunmak durumunda. Yani Rusya ile olmasa bile Rusya’nın müttefiki olan bir ülke ile bozuştuğumuzda bu sistem çalıştırılabilecek mi? Çalıştırılmayacaksa ne işimize yarayacak? Ortağı olduğumuz savunma paktına karşı mı kullanacağız? Bu mümkün mü?
Kafaları komplo teorileriyle tütsülenmiş birileri böyle saçma sapan senaryolar yazıyorlar boyuna ama bunun ne teorik ne de pratik olarak gerçekleşme imkanının bulunmadığını görmek için “stratej” falan olmaya gerek yok. Mamafih bizim milletin coşkulu yapısı itibarıyla konunun içeride siyasi malzeme olarak kullanılmaya müsait oluşu da bir realite.
Öte yandan, iktidar sözcüleri olup biteni içeriye “Amerika’yı dize getirdik” falan diye izah ederlerken, dışarıya karşı ise “Aslında biz bunu Amerika’dan almak istedik ama onlar fazla fiyat verdiler ve ayrıca teknoloji transferine yanaşmadılar diye biz de Ruslardan almak zorunda kaldık” diyorlar. Oysa üçüncü bir ülke Rusya’dan daha düşük bir fiyat teklif etmişti ama onlardan da almadık. Demek ki mesele ucuzluk değildi. Ayrıca Ruslar da teknoloji transferini kabul etmediler. Demek ki mesele bu da değildi.
Biden yönetimi iş başına geldiği günden beri Washington’la aramız pek yok. Bizimkiler ilişkileri düzeltmek için bir dizi girişimde bulundular. Çoğu işe yaramadı. Bu yolda Ankara’nın gerçekleştirdiği -ve ne yazık ki yine sonuçsuz kalan- hamlelerden biri de Dışişleri Bakanımızın yaptığı bir açıklamayla masaya sürüldü. “Daha pahalı da olsa Patriot almak isteriz” diyerek S-400’den vaz geçersek ABD ile anlaşmanın bir yolunun olup olmadığı görülmek istendi. Bu girişime karşı taraftan olumlu bir cevap verilmediği gibi, o günlerde gerçekleşen BM zirvesinde iki ülke liderlerinin görüşmesi de mümkün olmayınca Erdoğan “Temennim odur ki iki NATO ülkesi olarak birbirimizle hasmane değil, dostane davranalım. Ama gidişat pek hayra alamet değil” yorumunda bulunmuştu. S-400’lerden vaz geçmeye niyetimiz olmadığını da ekleyerek…
Neyse ki geçen hafta sonu Roma’da görüşme sağlandı da milletçe üstümüzden bir yük kalktı. Yeniden ilişkileri düzeltme planları yapılmaya başlandı. Bu ilişkileri düzeltme hamlelerinde masaya getirilen pazarlık konularının en önemlisi yine S-400’ler meselesi. “İyi ki almışız Ruslardan bu füzeleri. Başka yerde işimize yaramasa da hiç değilse Amerikalı dostlarımızla görüşmemize vesile oluyor” diyesi geliyor insanın.
Bütün bunlardan ortaya çıkan birkaç önemli nokta var. Biri, içerideki propaganda makinasının söylediklerinin aksine ABD ile ilişkilerimizi iyi tutmak gerektiği. Hem devlet olarak hem de siyasi iktidar olarak. İkincisi, yine iç propaganda başka türlü konuşsa da, NATO ittifakının dışında kalma hayali kurduğumuzun doğru olmadığı. Üçüncüsü, ihtiyacımız olan savunma sisteminin temel unsurlarının, yine propaganda retoriğinin aksine, dışarıdan sağlanmak zorunda olması.
Ama cihan yıkılsa Türk yılmaz! Bütün bu acı gerçeklere karşılık olarak “yerli savunma sanayi mitolojisi” üretildi. Biz ihalarımızla sihalarımızla dünyayı fethederiz diye konuşanlar ve bunlara inananlar var. İnsansız hava araçlarının üretiminde ve kullanımında başarı sağladığımız doğru ama savunma sistemi bunlardan ibaret değil. Patriot, S-400, F35, F-16 gibi marka ve model isimlerinin konuşulup durmasının sebebi bu.
Bu alandaki tartışma konuları ortada: Ruslardan füze savunma sistemi aldığımız için kurucu ortağı olduğumuz F-35 projesinden çıkarılmamız… “Beşinci nesil” savaş uçakları olan F-35 alamadığımız için “dördüncü nesil” F-16’lardan almak isteyişimiz… Yine elimizdeki F-16’ların da modernizasyonu için ABD teknolojisine ihtiyaç duymamız…
“Yerli savunma sanayimiz dünyaya kafa tutuyor… ABD ve Avrupa bizden korkuyor… En büyük 10 ekonomi arasına girmek üzereyiz” falan diyorlar ya bunların gerçek olmasını ben bu hikayeleri milleti oyalamak için anlatıp duranlardan çok daha fazla arzu ederim. Ama ne yazık ki bu “dünya bizi kıskanıyor, dünya bizden korkuyor” retoriğini ciddiye almamızı imkansızlaştıran fiili gerçekler var karşımızda. En başta siyasi iktidarın gösterdiği çabalar. Ülkemizin cumhurbaşkanı ABD’nin Başkanı ile görüştü diye zil takıp oynayan, “Bakın gördünüz mü, görüştü işte” diye mutluluk naraları atan iktidar medyasının hepimize “milli gurur ve milli şuur” dersi veren haysiyetli tutumu mesela!
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
27.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
13.01.2026
6.01.2026