İlker DEMİR
Ülkede toplam demokrasi yönetimi düşük olunca siyasetteki demokratik ortalama da düşük oluyor.
Son 103 emekli amiralin kamuoyuna açıkladığı metin ve karşı tepkiler; sahip çıkış ve karşı postalar tam da siyasi düzeyi gösteriyor, ama her cevap düzeyi aşağı çekiyor, düşmeyi hızlandırıyor, önü daha ileri, farklı görüşler duyulmasın, görüntüde bile yer alamasın diye adeta, fiili bir duvar örüyor.
Bildiriyi ve karış postaları okuyup da gelecek için hayıflanmamak mümkün değil, ama meseleyi doğru teşhis edip çözüm bulacak olan da başka yerlerde değil, doğru çözümü bulmak, anlatmak gerekiyor.
Öncelikle belirtmek gerekiyor ki, emekli açıklaması da karşı cevaplar da devlet rengi, açıklamaların hiçbiri halkın objektif ihtiyacına ve ülkenin demokratik geleceğine hitap etmiyor; devlet renkleri kendi aralarında münazara, münakaşa yapıp su başı dalaşı yapıyor.
Hukuk çiğneniyor, ama çok sivriler, 103'ün sihiri, sarığın gericiliğiyle oynuyor, gerçekleri taca atıyor.
Değilse, 103 emekli darbe mi yapacak gönüllerinden geçen bir bildiriyle?
Bir devlet kurumunun yaşlı çınarları ömürlerinin son yıllarında kulağının üstünde yatmayıp görece konforlarını kaybetme pahasına/olasılığına, savundukları değerlerle tutarlılıklarını dışa vuruyor.
Övülmesi gereken duyarlılık, alıştığına duyduğu bir endişe, maalesef ama artık alışıldığı üzere orkestrayı tamamlayan ana ve yavru muhalefetle birlikte 19 yıllık hükümet, asırlık iktidar ve gencecik delikanlı siyasetçiler tarafından gölge boksuna kum torbası oluyor.
İçten devlet demokratlarına, partileri demokrasi ittifakında yer almadığına göre hala, duyarlılığa atılan bu yumruğa sadece ağlamak düşüyor.
Bunu hem de kendini yaşlılara saygının katı savunucusu olduğunu iddia eden muhafazakar bir üst yönetim ekibi yapıyor.
Danışman timleri, güya içlerinde kalmış darbe tortusunun sızıntılarını ifşa eden "moruk" amirallerin ağızlarının payını yaldızlı retoriklerle veriyor.
İktidar ve muhalefet koro halinde ama tek ağız, "sıra demokrasiye gelemez!" diyor.
Oysa yapılan apaçık bir gölge boksu.
Her karşı mesajda, ortalıkta ne kadar demokratik oluşum, tepki varsa tırpanladıkları halde ayna karşısına geçip güzelliğini onaylatan kraliçe adaptasyonu gibi:
"Ayna ayna var mı benden demokrat, darbe karşıtı?"
Her mesaj parmak sallıyor, devlet gücünü kişisel tutumuna koruma yapıp hodri meydan diyor, had bildiriyor.
Kimse yemiyor deyip geçilemiyor, barışçı, demokratik duruş kahroluyor, içi içini yiyor, isyan ediyor.
Öyle ya, bir grup emekli can, apoletten emekli oldu diye siz anti militarist, anti darbeci mi oluyorsunuz?
Hayır, tam aksine, görüş bildiren barışçı bir bildiriye posta atılarak, had bildirilerek saygı, sevgi ve demokratik ifade hakkı tehdit ediliyor, başka sesler de çıkmasın isteniyor.
Ama demokrasi tarafı da maalesef emekli canlara neden diye başlayan sorular soramıyor.
Çünkü biliniyor ki böyle yetiştiler.
Sadece onlar mı, bir asırdır kuşaklar demokrasiyi değil, devleti, devletin öznel değerlerini koruyan düzeyle donatıldı.
İktidar da öyle yetişti ve eskiyi kendince taklit ediyor.
İlkesiz inancın, davaya ANT içmenin sonuçları bu işte.
Dolayısıyla bu emekli canlardan da daha fazlası beklen/emiyor.
Yani şimdi onlar ortalığa çıkıp da biz emekli amiraller, "niye bu yazarlar, düşünenler hapiste, katil mi, hırsız mı bunlar; bu kayyımlar ne; parti kapatarak ona oy verenlerin yönetime katılma hakkını elinden almak demokrasiyle bağdaşır mı; suç olmayan bir haberi paylaştı diye Gergerlioğlu'na hapis cezası vermek, vekilliğini düşürmek, tartaklamak suçtur; polisler Boğaziçili öğrencilerin boğazını sıkmasın; yaşlılar olarak demokrasinin geleceğinden endişeleniyoruz, ey siyasetçiler yapmayın lütfen" diyecek değiller ya!
Hele bu sözleri diyecek HDP hariç bir demokrat parti yokken..
Bakın hele bildiriye karşı verilen cevaplara, açıklamalarda Lozan ve Montrö'den öte demokratik bir derinlik ve kapsam var mı?
Ak Parti neden karşı çıksın Lozan'a, Montrö'ye, aklını peynir ekmekle mi yedi?
Ak Parti de zaten ömrünü uzatan bu muhalefet tarzı ve çapı yüzünden onlara müteşekkir.
İki ittifakın kayıkçı dövüşü demokratik ortalamayı düşürüyor, halk demokrasiyi kurtarmak için demokratik ittifakının kurulmasını bekliyor.
Yazarlar
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025