Kürşat BUMİN
(Aşağıda yer alan yazıyı MHP içindeki muhalif kanatın Ankara’da toplamaya çalıştığı kongrenin ertesi günü kaleme almıştım. Yazı bir biçimde gözden kaçmış olacak ki Diken’de -sıcağı sıcağına- yer almadı. O günden bu güne araya Yargıtay kararının girmesiyle muhalefetin istediği kongrenin yolu açılmış bulunuyor. Bu yeni gelişme sonrasında muhalif kanatın medyada geniş şekilde tekrar yer almasına tanık oluyoruz. Bu çerçevede Meral Akşener’in yaptığı şu açıklama –sizi bilmem ama- bende “Bu da mı olacaktı?” tepkisine yol açmıştır: “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kılıçdaroğlu beni çatı aday olarak düşünmüş, Bahçeli bu teklifi reddedip Ekmeleddin İhsanoğlu’nu öne sürmüştü. Bahçeli bunun cevabını vermelidir.” Ne diyelim, “Ne günlere kaldık!” desek yeri değil midir? Dolayısıyla aşağıdaki yazıyı üzerinden bir hafta geçmesine rağmen güncelliğini koruduğunu düşündüğüm için Diken yayın kurulunun dikkatine bir kere daha sunuyorum.)
MHP içinde yaşanan yüksek derecede gerilim ve mücadele şimdilik‘icraya düşerek’ teneffüse çıkmış bulunuyor.
Bu gelişmeleri seyreden ve yorumlayan medyayı gözden geçirince bu yapı içinde yer alan ve bir biçimde ‘muhalif’ olarak adlandırılabilecek kesimin tutumunu –özellikle- anlayabilmiş değilim doğrusu. Bu yayınların dört aday içinden özellikle bir adaya –Meral Akşener- kayırıcı bir gözle baktıkları sonucunu çıkardım. Akşener’in sarfettiği ‘Meral başbakan’ sloganı ‘Fena da olmaz yani!’ gibi bir temenniye yol açıyordu sanki…
Dört muhalif adayın Ankara buluşmasından sonra açıkladıkları ‘bildiri’yi ben de dikkatle okudum. Söz konusu metni okuyup bir kenara bıraktığımda aklımdan geçen ilk yorum şu oldu: ‘Nedir bu şimdi? Bu metnin –mahkeme kararlarına yönelik eleştirileri dışarıda bırakırsak– kırk yıllık MHP’nin bugüne kadar savunduğu ideolojik çerçevenin dışına çıkan tek bir satırı var mı?’
Neresi yeni olabilir?
Bu açıklama da –kırk yıldır dinlediğimiz gibi- iki direk taşının üzerinde yükseliyordu: ‘Milliyetçilik’ ve ‘ülkücü irade.’
Bu iki temel sözcük üzerine inşa edileceği vaat edilen bir siyasal hareketin ve partinin neresi ‘yeni’ olabilir ki?
Her gün ‘milli irade’ lafazanlığıyla daha da ‘milletleştirilen’ bu toplumun şimdi de ‘ülkücü irade’yle izdivacının mı sırası gelmişti?
MHP’nin halihazır yönetiminin ‘Saray’ tarafından kollandığı ve fazla uzak olmayan bir gelecekte bu iki siyasal merkezin dayanışma içine girecekleri –ya da şimdiden ‘girdikleri’- yolundaki yorumlara gelince:
Yalan değil, bu dayanışmanın ‘dokunulmazlık’ konusunda gerçekleşeceği sır değildi ve nitekim gerçekleşti. Ancak bu dayanışmanın MHP yönetiminin gönlünden geçtiği tarzda, yani bu partinin hükümette yer alması tarzında ilerleyebileceğini hiç mi hiç sanmıyorum. Bu yargıya varmamın nedeni açık: Ak Parti durduk yerde MHP ile niçin koalisyon yapsın ki? Ak Parti’nin- ‘Saray’ın böyle bir dayanışmadan ne gibi bir çıkarı olabilir ki? Ak Parti muhakkak ki, MHP içinde yaşanan bu kriz yaşanırken her zaman yaptığı gibi bugün de gözünü kamuoyu yoklamaları denilen araştırma sonuçlarına sabitlemiştir. Yoklamanın sonuçları MHP’yi baraj altında gösterdiği gün de, gecikmeden erken seçime gidecektir. Biliyorsunuz Anayasa’nın 77. Maddesi TBMM seçimlerinin dört yılda bir yapılacağını hatırlattıktan hemen sonra şu hükmü getirmiştir: “Meclis, bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar verebileceği gibi…” Görüyorsunuz, 77. Madde söz konusu kararın ne türden bir çoğunlukla (nitelikli-basit?) kabul edilebileceğine dair –bence son derece ‘kurnazca’!- tek bir cümle etmemektedir. Yani işin türkçesi, Ak Parti’nin Meclis grubunun bugün elinde bulundurduğu çoğunluk bu iş için yeterlidir…
Akşener’i hatırlamıyor musunuz?
Dönelim tekrar Meral Akşener’in el üstünde tutulması meselesine: Hatırlıyorsunuzdur muhakkak çünkü üzerinden yirmi yıl ancak geçti: Akşener’i Çiller’in içişleri bakanı olarak hatırlamıyor musunuz? Akşener’i‘özel kuvvetler’ üniformaları içinde hatırlamıyor musunuz? Bugünleri yirmi yıl önceden müjdeleyen bir biçimde “Meclis’te PKK’nın barındığı bir gölge vardır, bunu Meclis’in üzerinden kaldırmakla yükümlüyüz”diyebilen – ve dediğini de yapan- bir Çiller’in içişleri bakanı… Akşener’in‘Ermeni dölü’ şeklindeki faşizan nitelikteki açıklamasını ve karşılaştığı tepki üzerine, ”Ben Türkiye’de yaşayan Ermenileri değil, genel olarak Ermeni ırkını kastettim” diyerek işi daha da ileri safhaya taşıyan sözlerini hatırlamıyor musunuz? ’90’lı yılların’ faili meçhulleri, Susurluk’un meçhul olmayan failleri, İstihbarat Dairesi Başkanlığı operasyonları (…) bütün bunlar size dört dörtlük bir ‘portre’ çizmek için yetmiyor mu? Unutmayın, karşınızdaki şahsiyet bir ‘Asena’dır…
Çok insanın malumu olan bu faslı uzatmamın nedeni anlaşılmıştır herhalde… Bu çok yakın tarihi özellikle, unutmadıklarından emin olduğum bir kesimin hiç mi hiç doğru olmayan bir biçimde ‘unutmuş gibi’ davranmalarını şaşkınlık içinde gözlemlediğim için hatırlattım.
Yanlış anlaşılmasın; ‘hiçbir şeyi unutmayıp yeni hiçbir şeyi öğrenmeyen’ takımdan değiliz… Ama insaf doğrusu, bu derece de‘unutkan’ olunabilir mi?
‘İslami siyaset’ ve ‘milliyetçilik’ artık AK Parti’nin tekelinde
Toparlayacak olursak: Bugün Ak Parti’nin eşi görülmemiş bir şekilde üstlendiği ‘İslami siyaset’in milliyetçi MHP ile ilişkisi Milliyetçi Cephe yıllarından başlayıp 12 Eylül sonrasındaki seçimlerde ‘ortak liste’hazırlamaya kadar giden bir maziye sahip. Ama bugün inkâr edilemez bir biçimde görüyoruz ki ‘İslami siyaset’ ve ‘milliyetçilik’, ikisi birden artık AK Parti’nin tekelindedir. Cumhurbaşkanının artık bir müsamereye dönüşen açık hava toplantılarında katılımcılara defalarca tekrarlatılan Rabia’nın dört ilkesinden birisi zaten ‘tek millet’ değil mi? Dolayısıyla Ak Parti ne yapsın MHP yardımını; ne yapsın ‘ülkücü irade‘yi? Onun öyle bir ‘milli irade’si var ki her şeye yetip de artıyor bile…
Unutmayalım, medeni dünya artık politikada ‘iradecilik’i çoktan bırakmış durumda. Tarihinde deneyip yol açtığı felaketlerden ders almış olarak ‘toplum’u (tabii ki ‘çoğul’ olarak) esas alıp ona kulak vermeyi seçmiş. Darısı bizim başımıza…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.05.2018
7.02.2018
21.04.2018
11.04.2018
27.03.2018
23.03.2018
10.03.2018
2.02.2018
16.02.2018
8.02.2018