Lale KEMAL
Bugünkü dolar kurundan hesaplandığında 16 milyar dolar yaklaşık 30 milyar lira ediyor. Bu rakamın anlamını kavramak için önce Türkiye’nin 2013 yılı için Sağlık ve Adalet bakanlıklarına ayırdığı bütçe ödeneklerine bakalım. 30 milyar dolar, Türkiye’nin Adalet Bakanlığı bütçesinin beş katı, Sağlık Bakanlığı bütçesinin ise neredeyse iki katı daha fazla bir yekûn. Peki, bu 16 milyar doları Türkiye ne amaçla harcayacak; geleceğin büyük uçağı adı verilen Müşterek Taarruz Uçağı kısa adıyla JSF ya da F-35’lerden 100 adet ve üstü satın almak için.
Amerikan Lockheed Martin firması önderliğinde yapımı süren bu uçaklardan Türkiye ve ABD dâhil dokuz ülke satın alacak. Bu uçakların yapımında, hem maliyetlerin katlandığı hem de üretimin gecikmesinin nedenleri üzerine uluslararası basında çokça haber yer alıyor bizim medyada hemen hemen hiç bu sorunlara değinilmezken. Keza, bizim medyada ve parlamentomuzda, Türkiye’nin güvenliğini doğrudan ilgilendiren F-35’lerin bize kaça mal olacağı, yerli savunma sanayiine getirilerinin neler olacağı ve kaynakların etkin ve verimli yani kamu yararına harcanması için şeffaf bir süzgeçten geçmesi gerektiği üzerine kafa yorulmuyor.
Peki, Türkiye ve projenin diğer ortağı sekiz ülke, F-35’lerin, şeffaf ve hesap verilebilirlik ilkeleri doğrultusunda kamu yararına tedariki için nasıl bir yöntem izliyor? Bu soruya cevap, bir uzman tarafından veriliyor.
Kitabın yazarı, vatandaşlardan toplanan vergilerle varlığını sürdüren kamu kurumlarının harcamalarının, bağımsız, şeffaf ve hesap verilebilirlik ilkeleri çerçevesinde denetiminin önünü açan hükümetin, sonradan ironik bir biçimde bu ilkeleri yerine getirmesine sınırlama getirdiği Sayıştay kurumunun uzman denetçisi Şahin Binici.
Binici, şubat ayında yayımladığı kitabında, F-35 projesinin yönetiminde Türkiye ve diğer ortak üye ülke Sayıştay’larının mukayeseli bir çalışmasını yapıyor.(*) Yazar, hiç bir yoruma gerek kalmaksızın parlamento adına denetim yapmakla yükümlü olan Türk Sayıştayı’nın, F-35 projesinde rolünün çok sınırlı olduğunu ortaya koyuyor.
Binici’nin çalışması, proje bedeli, Sağlık ve Adalet Bakanlığı bütçelerinden bir hayli yüksek olan F-35 alımında, toplumsal duyarlılığı yaratması gereken parlamento ile ilgili bakanlıkların dahlinin olmadığını ortaya koyuyor.
Binici’nin kitabından özetleyerek verdiğim satırbaşları şöyle:
Uluslararası alanda tüm zamanların en büyük savunma sistemleri tedariki projesi F-35 savaş uçaklarının üretimi, hem milli savunmamız hem de savunma sanayiimiz açısından stratejik öneme haizdir. F-35, savunma sanayii harcamaları içinde sadece tedarikine ayrılması gereken yaklaşık 16 milyar dolar ile önemli bir paya sahip ve Türkiye’nin güvenliğini doğrudan ilgilendiren proje harcamalarının daha verimli, etkin ve şeffaf bir şekilde gerçekleşmesi için uluslararası standartlarda etkin bir Sayıştay denetimine ve proje yönetimine ihtiyaç bulunmaktadır.
Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Milli Savunma Bakanlıkları, projede yapılmakta olan değişikliklerin Türkiye savunmasına ve hazinesine yükleyeceği ilave yükümlülükler veya sağlayacağı faydalar hakkında, TBMM’yi sonrasında da kamuoyunu bilgilendirmelidirler.
Ortak ülkelerde F-35 projesinin yönetimindeki metot bizde de uygulanmalı ve Savunma Bakanlığı haricinde (Aslı Genelkurmay Başkanlığı), örneğin, projenin Türk endüstrisine katkılarının belirlenmesi gibi hususlarda farklı ve ilgili bakanlıklar yer almalıdır.
Bu arada, F-35’in sahiplerinden SSM Müsteşarı Murad Bayar’ın da, askerî reflekslere sığınıp, basına bilgi vermekten kaçınmaması gerektiğini hatırlatmakta yarar var.
ABD Başkanı Barack Obama’nın, bu görevi ilk üstlendiği 2009 ocağında yaptığı konuşmada sarfettiği, “Vatandaşın dolarlarını (bizde liralarını) emanet ettiği bizler, harcamaları akıllıca yapmalı, kötü alışkanlıkları reforme etmeli ve işlerimizi gün ışığında yapmalıyız zira ancak bu şekilde vatandaş ile hükümetleri arasında hayati olan güveni tesis edebiliriz,”sözleri ders alınmasını gerektirecek nitelikte.
Dile kolay bundan 151 yıl önce bugün kurulan Sayıştay’ı, halen kamu kurumlarının liralarımızı nasıl harcadığını gün ışığında denetleyecek bir kurum hâline siyasi iradeler getirememiş, tam tersine önüne engeller çıkartılıyor.
Ben bu satırları yazarken, Reyhanlı saldırısı bağlamında hükümet ile ana muhalefet arasında karşılıklı ağır suçlamalar devam ediyordu. Türkiye’de, başta MİT, ordu ve polis kurumlar denetlenebilseydi hükümet ve muhalefet, güvenliğimizi çok yakından ilgilendiren Suriye politikalarında ulusal çıkarları kollayan daha rasyonel politikalar izleyebilir, yanı başımızdaki iç savaşın faturası bu denli ağır şekilde biz vatandaşlardan çıkmazdı.
(*)Şahin Binici, Müşterek Taarruz Uçağı Projesi ve Sayıştaylar, Şubat 2103, Hat Yayınevi.
http://www.taraf.com.tr/lale-kemal/makale-30-milyarin-hesabini-soruyor-muyuz-ki.htm
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016