Leyla İPEKCİ
Avrupa Parlamentosu için yapılan seçimlerde aşırı sağ partilerin oy oranı görünür biçimde yükseldi. Önümüzdeki dönemde pek çok farklı açıdan gündemimize yansıyacak bu toplumsal dönüşümün tezahürleri. Şimdilik bizdeki Avrupa'ya benzeme arzusuyla at başı giden Avrupa'dan farklılaşma eğilimimiz üzerinden açmak istiyorum mevzuyu.
Sabah yazarı Haşmet Babaoğlu'nun bana da çok aşina gelen isabetli tespitiyle başlayayım: 'Beni İtalyan sandılar; bana İspanyol muamelesi yaptılar diye sevinçten havalara uçan başka ülke insanları var mıdır??Almanlar benim Türk olduğumu anlamadı, diye kendine paye biçen bir tipe başka hangi ülkede rastlanır??İçinde hem sınıfsal hem de kültürel ne çok endişe, ne çok ayrımcılık ve eziklik barındırır bu sevinç!?Çünkü Türk olduğu anlaşılmamış ve böylece 'Alamancı gurbetçi'lere; 'kaba saba ve cahil' insanlara benzer bir yanı olmadığı onaylanmıştır.'
İki asırdan beri hakim kültür bu benzeme gereğini bize ideolojik olarak kabul ettirmişti. Kendimden çıkayım yola. Seksenli yıllara rastlayan ve İstanbul'da yabancı lise ve üniversitede geçen öğrencilik hayatım boyunca gerek çevremizin gerek öğretmenlerimizin bize çizdiği rotanın ana izleği 'Avrupalı'ya benzemek' idi. Biraz bilerek, biraz bilmeden, el yordamıyla farklılıklarımızı değil hep benzerliklerimizi görmeye çalıştık bizler de.
Benim için bunun olumlu yanı, hiçbir zaman büyük bir medeniyetin sadece kendi benzerlerinle kurulamayacağını idrak etmek oldu. Bizlere yabancı okulda okuyan kolej öğrencileri muamelesi yapıldığında hep şunu hissederim. Eğer yaşadığın topraklardaki 'yerli' olan zevki, kültürü, hayat tarzını, alışkanlıklarını inkar etmiyorsan, onun içinden geçerken farklı olana da hayatında yer açabiliyorsan, yabancılarda kendini, kendinde yabancıları bulabilecek denli iç içe geçebiliyorsan: Çoğulcu medeniyet algısını içselleştirebiliyorsun.
Descartes'ı, Mozart'ı veya Kant'ı içine aldığın kadar Yunus'u, Mısri'yi, Itri'yi, Dede Efendi'yi, Süleyman Çelebi'yi de alabiliyorsan, güzel bir terkip oluşturabiliyorsun. Hakikatin menşei bir'dir nereden gelirse gelsin. Gelgelelim gerçek hayata baktığınızda hiç de böyle olmuyor. Aydınlanma'nın size yüklediği sözgelimi varoluş algısıyla kendi geleneğinizden gelen algı arasındaki fark ideal bir sentezle melezleştirmeye müsait değil.
Eklektik, temelsiz, etik ve estetikten uzak, tuhaf bir bakış oluşturuyor bu sizin hayatınızda veya ortaya koyduklarınızda. Melezleşmek için reaksiyona giren hep sizin algılarınız oluyor. Avrupalı'nınkiler değil! Aynı şekilde siyasi anlamıyla söylersek 'ılımlı' bir dönüşümü mümkün kılacak bir melezleşme de çıkmıyor bundan. Çünkü benzeme çabası kendi kültürünü, algı geleneğini inkara dayanıyor büyük ölçüde.
Melezleşmek; toplumların hayatında kaçınılmazdır. Küresel dünyada daha da kolay gerçekleşiyor. Fakat kendini bilmemişsen, tanımamışsan, inkar etmişsen melezleşemiyorsun ki. Kendine yabancı kalmışsan, başkası da olamıyorsun.
Avrupa algımıza geri dönelim. AB siyasi bir yola girdiğinden beri gerek konjonktürel ve ekonomik, gerek sosyolojik etmenler sonucu artık bizdeki Avrupai hayat tarzını benimsemiş kitleler nezdinde dahi eskisi gibi 'parıltılar medeniyeti' olmaktan ibaret değil. Bunun bir nedeni de elbet kendi hayatımızın dönüşümüyle ilgili.
Sadece küçük atılımlara bakalım bu yazıda. Memleketin farklı bölgelerinde terk edilmiş konakların, ibadethanelerin onarılması, birkaç kuşaktır el değmeyen çalgı aletlerinin hatırlanması, yerel el sanatlarının, çeyiz sandıklarında tozlanmış el işçiliğinin, unutulmuş yeme içme kültürlerinin yeniden canlandırılmaya çalışılması... Bu minik adımlar bugünün dilinde giderek küresel bir senteze dönüşüyor. Zamanın ruhuyla bu geleneksel kodların farklı veçheye bürünmelerini izliyoruz. İlle devlet katkısı beklemeyen vatandaşın daha sivil ve çoğulcu bir dürtüyle küresel dünyaya eklemlenme becerisi de cabası.
Bu onarım, restorasyon ve tadilatlar döneminde kör topal ilerliyoruz. Bir yandan da vahşi kapitalizmin her şeyi birörnekleştiren zevkine şehircilikten sanata hayatın her alanında esir düşüyoruz. Ama kendini hızla kendine hapseden Avrupalı'ya nazaran büyük bir genişleme arzusu var bizde. Hem göğsünü genişletme, hem ufkunu.
Bu arzunun sosyolojisi Avrupalı'nın hayat tarzını yakalamayı, eve ve aileye bakışına özenmeyi, kamusal hayatı kullanışını taklit etmeyi tek çıkış yolu olarak kodlamıyor. Aksine, yüksek sesle altını çiziyor farklılığın. Bize farklılaşmanın bir çatışma gerekçesi olduğunu dayatan söylemler karşısında kendi terminolojisini de hayatın çeşitli alanlarında oluşturmaya başladı.
AB Parlamentosu seçimlerindeki düşük oy kullanma oranını ve aşırı sağın yükselişini yorumlarken, bir yandan da Avrupa kurgusunu parlatıp besleyen 'kenar ülke' halklarının 'kendi olma' sosyolojisine bakma gereğini başka örneklerle hatırlamaya devam edeceğim inşallah.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.09.2018
4.02.2018
1.02.2018
28.08.2018
25.08.2018
21.08.2018
7.02.2018
4.02.2018
31.07.2018
28.07.2018