Leyla İPEKCİ
Etrafımdaki kimi kişiler aşırı soğukkanlı ve üstten bir tonla 'Yeni Türkiye rüyası mı, o da ne!' şeklinde muhalif bir söyleme kendi benliklerini tutsak etti ne zamandır. Türkiye, çok zorlu bir tasfiye sürecinin sonuna doğru ilerliyor. Artık restorasyonlar dönemindeyiz. Ahlak, güzellik, estetik, sanat gibi kavramları ihya etme dönemindeyiz.
Gelgelelim bu kavramlar eskinin diliyle kendini bugünün insanına açamıyor kolayca. Sözgelimi geleneksel evlerimizi turizme açtık ama Safranbolu'nun restore edilmiş evlerinde o geleneksel hayatı yaşamıyoruz, çoğu otel oldu çoktan. Hayat, biraz uzaktaki yeni şehirde yaşanıyor, uydu anteniyle, marketleriyle, bulvarlarıyla vesaire. Bu pek çok yerde böyle.
Evet bu vahşi küresel kapitalizmin her şeyi birörnek hale getiren, tek tipleştiren dünyasında kendine has olanı çoğulcu ve kuşatıcı bir edeple ihya etmeye çalışmak kolay değil. Ve yine evet, ebru hat tezhip gibi geleneksel sanatlar canlandırılıyor ama o zevkin içinde o kadar yaşamıyoruz ki, iyiyle kötüsünü ayırt dahi edemiyoruz. Gelişmiş, yetkinleşmiş bir bakışımız yok. Ancak işlerimize otantik bir malzeme, eserlerimizde geleneğe bir tür gönderme gibi araçsallaştırarak kullanıyoruz bu sanatları.
Bugün bir başka zamanın ruhundayız ve eskiye olduğu gibi dönmek diye bir seçeneğimiz yok. O yüzden kadim medeniyetimizi bugünün diliyle yorumlamak zaman alıyor, süreç içinde süreçler gerektiriyor. Yeni ortak referanslar ve Yıldıray Oğur'un sözleriyle 'AK Parti kongresinde de görülen büyük ve epik siyasi söylemler, grand teoriler, kutsiyet atıfları, her şeyin başına tarihi getirme arzusu, süreklilik vurguları, dava atıfları hepsi bu inşanın sancıları.'
İbn Haldun demişti değil mi; gayri memnunlar medeniyet kuramaz diye... Elini taşın altına koyup yıllardır bedel ödemekte olan ve bir yandan da Türkiye rüyası gören liderleri eleştirebilir, onların hakir gördüğünüz rüyalarını kendinize göre tabir edebilirsiniz elbet. Ama köstek olmak ve alay etmek dışında insanlığa ve hakka bizi götürecek yolların hiçbirine çıkmayı göze almıyorsanız... Çoğulcu medeniyet yine de sizi bir 'çeşit' olarak bağrına basıyor, basacaktır...
Hafta sonları ayağını sehpaya uzatıp pineklemek yerine çocuklarına daha huzurlu, barış dolu, refah içinde bir ülke bırakabilmek için elini her türlü taşın altına uzatmış sıradan kadınların gördükleri rüyanın peşinde kimileri de. Nefsinin arzularını doyurmanın bir tür medeniyet kadavralaşması olduğunu bilenler hep birlikte, devam ediyorlar medeniyet tabirine. Bugünün diliyle bir şerh düşmek için kadim medeniyetimize, 'barış olana dek uyku bize haramdır' diyen bir Başbakan'ın gördüğü o rüyaya dalıyoruz.
Birkaç yazıdır bu minvalde açmaya çalıştığım medeniyet enstitüsü fikrinden devam edeyim bu rüyaya. Başbakanlığın veya Cumhurbaşkanlığının himayesinde işlevini genişleterek sürdürebilecek bu özerk kurumu uluslararası ayağı da olan bir tür tevhid mahalli olarak tanımlamıştım. 'Birlik insanı' Davutoğlu'nun Başbakanlığı tam da bu yoldaki bir ilk icraat olarak görünüyor zira. Mevcut kurumlardan farklı olarak stratejik değerler önermeyi de amaçlayan daha 'bütüncül', işlevsel, daha seri davranabilen, daha ayrıntılı çalışacak, devlet aygıtının ruhuna tabiri caizse bir tevhidî derinlik katacak bir oluşumun icraatlarının ne olabileceğini düşünmeye devam edelim.
Ne kadim kültürümüzün ne de geleneksel dilin içinde yaşadığımızdan çoğu yetkili kişinin bilmediği, okuyamadığı, ulaşamadığı klasik eserleri bugüne taşımamız ve dünyaya açmamız elzem. Velilerin, mutasavvıfların, sanatçıların ve elbette bu topraklarda hayatın ve sanatın ruhunu oluşturmuş farklı halkların yaşam kültürlerini bugünün ruhuyla mevcut kılmamız büyük bir ihtiyaç. Böyle bir medeniyet enstitüsü fikrini oluştururken hiçbir toplumsal mühendisliğe geçit vermeden, çoğulcu ve kültürel birikimimiz hayata geçirilmeli ve halka açık uygulamalarla yaygın hale getirilmeli.
Bu çerçevede başta edebiyat, musiki, ebru, tezhip hat olmak üzere bütün estetik alanlar en ince ayrıntılarına kadar araştırma ve uygulama konusu olmalı ki bugünün dilinde yeniden canlanabilsinler. Bu doğrultuda tasavvuf tarihi ve felsefesini araştıracak bir merkez gibi mimarimizi, Türk ve İslam sanatlarını araştırma ve uygulama merkezleri hep bu enstitü oluşumunun birimleri olarak kurulmalı. Roma Bizans'dan beri bu topraklara izini düşürmüş inanç ve kültürleri araştırma, eserlerini değerlendirme ve dünya ölçeklerinde sergileme merkezleri de yer almalı birer birim halinde.
Tarihi eserlerin restorasyonu başlı başına bir sorun, bunun için de bir merkez kurulmalı. Eğitim ve bilim tarihimiz için de olduğu gibi yemekten spora, denizciliğe hayatın pek çok alanında faaliyet gösterecek özerk birimler kurulmalı bu çoklu oluşumun içinde, aynı amaç doğrultusunda. Bütün bunlar için arşiv kaynaklarını oluşturup bunları değerlendirebilecek donanımda bir arşiv merkezi de acil ihtiyaç olarak gündeme gelecektir. Bir yandan sözlü tarih çalışmaları da geniş kapsamlı olarak ele alınmalı.
İmdi bu söylediklerim, uzun zamandır gerek yurtdışında gerek yurtiçinde kültür sanat gündeminin içinde soluk alıp veren kıymetli insanların tavsiyelerinden, raporlarından, önerilerinden, gözlem ve yorumlarından süzülüyor büyük ölçüde. (İnşallah devam edeceğim.)
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.09.2018
4.02.2018
1.02.2018
28.08.2018
25.08.2018
21.08.2018
7.02.2018
4.02.2018
31.07.2018
28.07.2018