Leyla İPEKCİ
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Afrin harekatı kapsamında ele geçirilen Ypg mevzilerinde uyuşturucu hap bulunduğunu açıkladı ve ekranlara da bunun görüntüleri geldi. Ne kadarı kullanılmıştır, ne amaçla oradadır, kimler ne süredir kullanmaktadır, bilemeyiz. Fakat bu örgütlerin gencecik çocukları nasıl ve ne tür bir nefret propagandasıyla vatan ve millet düşmanı olarak kendi saflarına katılmaya çağırdığını daha önce yerli yerinde tespit etmiş, kayda geçirmişti medya.
Evet devlet içindeki devletin ceberrutluğundan on yıllarca her kesim nemalandı, mağdur oldu. Evet muhaliflik haktır. Lakin gencecik çocuklara nefret aşılayarak onları iki yıl içinde cesedi gelecek bir dağ militanı haline getirmenin hesabını veren bir muhalif vicdan çıkmadı. Bırakın hesap vermeyi, Amerika’dan gelen silahlarla vurmaya devam ediyor teröristleri. Özgürlük, sivilleşme, insan hakları barış, çevrecilik vs adına.
Ya babaları, ağabeyleri oğulları on yıllardır katledilen Türk ve Kürt halkının nefretle intikamla kışkırtılmalara karşı tuzağa düşmemesi? Ya onlarca defa birbirleriyle çatıştırılma senaryoları karşısında metanetlerini koruma gücü nereden geliyor? On yıllardır bir Türk Kürt iç savaşı çıkarmak için her tür kanlı ve hileli yolu deneyen iç ve dış moderatörler karşısında oyuna gelmeyenlerin kalp gücü?
***
Erbil’deyken yıllar önce gördüğüm bir müzik kanalındaki görüntüleri hatırladım örgütün uyuşturucu kullandığını duyunca. Hemen her şarkının klibinde benzer görüntüler vardı. Gencecik çocuklar dağdaki ‘gerilla’ kıyafetleriyle özgürlük savaşçısı edasıyla son derece albenili, davetkar eğlenip duruyorlardı. Bir tür meydan okumaydı bu.
Feodal düzene karşı çıkmaya çağrılan kızların özellikle, silah eğitimi alıp canlı bomba olarak sivil halkın üzerine yollandıklarında nasıl çevreci ve feminist olduklarına dair güzellemeler yazılmaya elan devam ediyor. Onların kendilerini patlattıkları bombayla paramparça olmuş bedenlerine nazire yaparcasına.
***
Ne kadar yakındı barış. Ne çok bedel ödendi o süreçte. Savaşan taraflarla yapılan müzakereler. Bu uğurda çok kararlı olan hükümete içerde ve dışarıda yapılan sayısız sabotaj ve kanlı provokasyon. Bütün bunlara rağmen milliyetçi hassasiyeti bol kesimlerin dahi yerli ve milli bir barış projesine son derece ikna olmuş halleri...
Bütün bu kararlı ama çok bombalı ve suikastlı barış sürecinde “barışı muhafazakarlar mı yapacak, daha neler” diyen muhalif solun ilk günlerden beri devam eden hezeyanları...
Müzakerelerin sonuna gelinebilmesi ne müthiş bir başarıydı. Derken silahları gömmeyi reddedip anlaşmaya uymayacağını açıklayan terör örgütüne halk savaşına devam edin talimatını açıkça veren yerli ve yabancı aktörlerin devreye hızla girişi. Bizzat ‘gerilla’ kılığındaki nefret teröristlerinin gazetelerinde kendi halkını savaşa çağırması. Bunu ideolojik altyapısını hazırlarken masayı devirenin Erdoğan olmadığı halde onun üstüne yıkma kampanyası...
***
Daha neler neler yaşadık. Yıllarca bombalar patlarken devletin askeri vesayeti korumak için teröristlere göz yumduğunu (90’lardan kalma bir refleksle) bilenler: Barış müzakereleri sürecindeki sabotajların hakikatine uyanacaklarına Erdoğan nefretiyle yeni bir tuzağa itildiklerini fark edemediler.
Fark edenler de egolarına yenik düştü büyük ölçüde. Onu darbeyle devirme planı yapmaktan yüksünmediler çünkü. 15 Temmuz başarılı olamayınca darbeye destek ve övme suçundan içeri atıldıklarında ifade özgürlüğünden dem vurmaları vicdanda nereye oturdu peki?
Darbe başarılı olamayınca özgürlük havarisi kesilen, teröristlere harekat başlayınca barış yanlısı geçinen.. Ve Ergenekon döneminde vesayetle mücadele ediyoruz derken Fetö’nün maşalığına hizmet ettiğini fark edemeyen muhalifler: Şimdi milletçe en haklı olduğumuz andaki direnişimizin altını oyarak mı ancak muhalefet sergilemeye devam ediyorlar?
***
Demirtaş’ın parti genel başkanı olarak girişimiyle başlayan ve kırk küsur masum vatandaşımızın katledilişiyle sonuçlanan ayaklanmayı unutabilir miyiz? Derken hendek tezgahı ve sadece orduya devlete karşı değil bizzat kendi halkına karşı açılan kışkırtıcı ve kanlı bir ‘mağduriyet savaşı.’ Bütün bunlar yetmezmiş gibi kanlı bir 15 Temmuz.
Biz Kemalist vesayet devam ediyor sanırken meğer yıllar içerisinde Fetö’cü yapılanma Kemalist kisveye bürünerek ihaneti pekiştirmişti. 15 Temmuz başarılı olsaydı, “yurtta sulh cihanda sulh” sözünü kullanan Atatürkçülerin darbesi olacaktı, kendileri iyice diplere sinecekti. Zaten darbe öncesinde bunun planı kampanyalar halinde epeyce yapılmıştı. Hepsi deşifre oldu.
Daha geçenlerde ekranda seyrettim. Hendek savaşında orduyu yöneten ve “asla Suriye bataklığına çekilmemeliyiz” diye Ankara’ya rapor yazan üst düzey komutanlardan biri mesela Fetö’den yeni tutuklanmış. Tır skandalından, Paris cinayetlerinden, İmralı’yla müzakerelerin medyaya sızdırılmasından, Ergenekon yalanlarından, sokaklarda sırf son dönem patlayan bombalardan hiç bahsetmiyoruz bile.
***
Şimdi bütün bu darbe, işgal, kuşatma ve ehlileştirme operasyonları Suriye iç savaşından beri hiç yaşanmamış gibi: Durduk yere Türkiye’nin güneyinde kurulacak bir Kürt devletini istemeyen ‘ırkçı Türk devleti’ olarak meseleyi pazarlayan yerli yabancı muhalifleri görünce utanıyorum.
Onların yurtdışında verdiği mülakatları izlerken şok geçiriyorum. Hele kimilerinin kampanya dahilinde terörist olarak göstermeye çalıştıkları Öso ile ‘dinci radikalist’ bir saldırı olarak sundukları direniş harekatının neden engellenemeyeceğini bir kez daha anlıyorum. Uyuşturucu hapla beslenen vicdan, gerçeği temsil edenlerin kıyamıyla daha fazla örtülü kalamaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.09.2018
4.02.2018
1.02.2018
28.08.2018
25.08.2018
21.08.2018
7.02.2018
4.02.2018
31.07.2018
28.07.2018