Mahmut ÖVÜR
PKK-HDP üst yönetimi hariç Kürt siyasi aktörleri şu sıralarda PKK'nın şehirleri insansızlaştırdığı "Hendek Siyaseti"nden nasıl çıkılacağını ve "diyalog" kurulması gerektiğini konuşuyor.
Bunun nasıl olacağı konusunda henüz netleşmiş bir yöntem yok ama çok sayıda çaba var. İlk sırada da Öcalan'ın konuşması isteniyor. Aslında birçok Kürt siyasi aktörü, sivil toplum örgütü silahlara karşı çıkıyor ama bunu PKK'ya yaptıracak gücü yok.
Çünkü şiddete dayalı gücüyle siyaset tekelini elinde tutan PKK- HDP hattı kimseye yaşama hakkı vermiyor. Bırakın başka partilileri, kendi partilerindeki en güçlü isimler bile gerçeği gördüğü halde seslendiremiyor. Farklı bir açıklama "hain" damgası yemek için yeterli. Dün birkaç tecrübeli Kürt siyasetçiyle bir araya geldim. Biri bu konuda çarpıcı bir iddiada bulundu:
"Önümüzdeki günlerde Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Hatip Dicle özyönetimi tartışacaklarını söyledi. Ama hiçbir şey çıkmaz. Dicle'nin son dönemdeki uygulamalara karşı olduğunu herkes biliyor. Ama göreceksiniz üç gün sonra o da çıkıp, Demirtaş gibi övgüler dizecek. Bölgede tek parti zihniyeti var ve buna karşı çıkmadan hiçbir şey olmaz."
Bu tablo durumu daha da vahim yapıyor. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın Kandil direktifli son açıklaması, işin zıvanadan çıkacağının işareti. Kandil, Demirtaş'a şiddeti öven açıklamalar yaptırarak, işi "parti kapatma"ya kadar götürmek istiyor. Bu bir tuzak. Kandil, bütün ahlak dışı yöntemleri kullanarak ve açıkça yalan söyleyerek kirli bir çatışma yürütüyor.
Bu, Kürt siyasetçiler değil, Ortadoğu'da etkin olmak isteyen bölgesel güçlerin stratejisi. PKK -HDP hattı, bu stratejiyle İran- Suriye ve Rusya eksenli bir ittifakın parçası haline geldi. İçeride de bir avuç solcu ve Gülenci dışında pek desteği kalmadı. Batı bloğu içinden göz kırpanlar olsa da Kandil giderek Batı'dan da uzaklaşıyor.
Bir Kürt siyasetçi, çözüm süreciyle hedeflenen üçüncü Türk- Kürt ittifakının bölgede model olacağını hatırlatıp şöyle diyordu: "Biz tüm bunları biliyoruz. Ben KCK'dan içeride yatmış biriyim. Durum giderek vahim hal alıyor. PKK için 100 kişi ölmüş, bin kişi ölmüş önemli değil. Hatta bunun artmasını da istiyor. Bu yüzden biz onlardan değil, devletimizden bir şeyler yapmasını bekliyoruz. Vatandaş yapabileceği en önemli şeyi yapıyor ve destek vermiyor. Ama bir süre sonra bu tersine dönebilir, bizim korkumuz bu..."
Bir başkası da şu hatırlatmayı yapıyor: "Herkesin işi gücü bırakıp devlete akıl vermesini de doğru bulmuyoruz. HDP ve Kandil şunun cevabını vermeli: Hendek olmayan yerde neden çatışma yok? Bölgede üçü büyük şehir, 101 belediyeyi sen yönetiyorsun. Peki, yönettiğin belediyelerde neden hendek kazıp, çatışıyorsun? Bugün Kandil, Diyarbakır'ın Sur ilçesini yaşanmaz hale getirdi. Oysa o Sur Belediyesi çok dilli belediyecilik yaparak sivil siyasetle neler kazanılacağını gösterdi. Biz bunu da biliyoruz ama yine de sözümüzün dinlenmesi için devletimizin öncülük etmesini istiyoruz..."
Kürt siyasetçilerden biri de, demokrasinin kalıcılaşması için PKK- HDP dışında yeni bir kitle partisinin gerekli olduğunu söyledi: "PKK'dan daha ileri talepleri olan, Birleşik Kürdistan veya federasyon isteyen Kürt partileri var ama toplumda bir karşılıkları yok. Aslında o taleplerden daha önemlisi siyaset zemininin güçlenmesi. Bu yüzden bu küçük partilerin büyük siyasal hedefleri bir yana bırakıp, demokrasinin önünü açmak için bir araya gelmesi gerekiyor. Mesud Barzani'ye yakınlığıyla bilinen KDP çizgisinin de içinde yer aldığı yeni bir kitle partisine ihtiyaç var."
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019