Mahmut ÖVÜR
AK Parti'nin özellikle büyükşehir belediye başkanlarını değiştirme tartışmaları sürüyor. Cevabı aranan soru belli: AK Parti neden böyle bir değişime ihtiyaç duydu?
Bu değişim, birkaç başkanın başarısızlığıyla ilgili bir mesele mi yoksa büyük bir değişim ihtiyacının zorunlu sonucu muydu? Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti genel başkanlığına yeniden gelişiyle bu değişim ve dönüşümün işaretini "metal yorgunluğu" tespitiyle vermişti. Bunun anlamı açıktı, genel merkez yönetiminden belediyelere, il ve ilçelerden gençlik örgütlenmelerine her alanda bir yenilenme olacaktı.
Aslında sadece Türkiye'de değil tüm dünyada yeni siyasete ihtiyaç var. Dünyanın hali ortada, karmakarışık anormal bir sürecin içindeyiz.
Türkiye bu kaosun etkilerini azaltmak için uzun süredir arayış içinde. Bu süreçte, içeriden ve dışarıdan emperyalist saldırılarla da karşı karşıya... O saldırıların en kanlısı ve tahripkâr olanı FETÖ saldırısıydı. FETÖ yargıyı, polisi, 15 Temmuz'da ortaya çıktığı gibi TSK'yı felç etmiş, siyaseti de esir alacak noktaya getirmişti.
Kimi siyasi aktörleri dini veya ekonomik gerekçelerle, kimini ahlak dışı kaset kumpasıyla, kimini de yasadışı bilgiler vererek, iktidar umuduyla... Böylece geçmişin bürokratik vesayetinden kurtulmaya çalışan sivil siyaset üzerinde yeni bir vesayet oluşmuştu.
Kısaca FETÖ, polis, yargı ve medya gücüyle siyasi aktörler üzerinde korku yaratmış, onları hareket edemez hale getirmişti. Ve ortaya sesini çıkarmayan, susan, itaat eden, sorgulamayan (AK Partililere göre konformist) bir kısım siyasetçi çıktı.
AK Partililerin bu konformist siyasetçi yorumu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "metal yorgunluğu" tespitiyle örtüşüyordu. Bir anlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte Anavatan ve Doğruyol'un düştüğü hataya düşülmesini istemiyordu.
Bu siyasetçileri, en net biçimde dershaneler meselesinde, 17-25 Aralık darbesinden sonra dönemin Başbakanı Erdoğan'ın mücadele çağrısına parti içinden sessiz kalanlar, parti dışından ise karşı kampanya yürütenler olarak gördük.
Risk üstlenmeyen, kavgaya girmek istemeyen, kaybetmekten korkan siyasetçi tipi bu... Oysa Türkiye'nin tam aksine bu dönemde, ekonomisinibüyütmek, demokrasisini derinleştirmek, hukuk sistemini yerli yerine oturtmak için risk üstlenecek siyasetçilere ihtiyacı vardı.
Geçmişte AK Parti, istediği sonuçlara ulaşamasa da hem ekonomide hem de Kürt ve Alevi Açılımı gibi birçok önemli meselede elini taşın altına koymuş ve risk üstelenmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyelerde ve teşkilatlarda başlattığı değişim ve dönüşümle konformist siyaset anlayışına son vererek partiyi yeniden inşa etmeyi hedefliyor. Kişilerden çok genel bir zihniyeti sarsmak, siyasetteki ölü toprağını atmak istiyor.
Bundan sonra sıra, büyük ihtimalle bürokrasiye gelecek. Çünkü devlet, siyasi partilerden daha çok tahrip edilmiş, ayarları bozulmuş durumda.
Kuşkusuz siyaset alanını daraltan sadece FETÖ değil, PKK ve hâlâ şiddet-siyaset ayrımı yapmayan siyasi aktörler de bu sürece katkı verdi. Bu nedenle henüz boyutları tam algılanmamış derin bir tahribatın yaşandığı özel bir dönemden geçiyoruz.
Bu özel dönemin motivasyon kaynağı da bizzat FETÖ darbesini tersine çeviren ve teröre karşı direnen halk... Cumhurbaşkanı Erdoğan da gücünü halktan alıyor ve değişimi bizzat halkla yapıyor. Yeni bir durum bu, diğer partiler ne yazık ki bu gerçeğin pek farkında değil.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019