Mahmut ÖVÜR
Başbakan Erdoğan'la CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün bir araya gelmesi son yıllarda yaşanan en önemli olaylardan biri. Toplantı sonrası yapılan açıklamalardan da anlaşıldığı gibi siyasette yeni bir dönem başlıyor.
Şu tespiti yapmakta yarar var: Cumhuriyet öncesinden bu yana toplumun ana iki akımı, birbirini hep "düşman" gördü.
Bir yanda cumhuriyeti kuran parti CHP, onun karşısında yer alan DP, AP, Anavatan ve bugünkü AK Parti...
Türkiye'nin iki ana eksenini oluşturan bu yapılar arasındaki "soğuk savaş" biçim değiştirse de "laik-anti laik" formatında hep sürdü.
CHP'ye göre "karşı devrimci, takunyalı ve mürteciler"e karşı savaş verilmeli ve darbe dahil her yolla iktidardan uzaklaştırılmalıydı. Muhafazakârlara göre de CHP elitist, darbeci hatta "dinsiz"di ve iktidar olmamalıydı.
Geriye dönülüp bakıldığında neredeyse 100 yıla varan bir "kan davası"ndan söz ediyoruz.
Son on yılda "vesayet rejimi"nin geriletilmesi, AK Parti'nin demokratik dönüşüme imza atması CHP'yi de değiştirdi.
Bugün AK Parti nasıl eski MSP veya Refah değilse, CHP de artık eski CHP değil.
On yıldır girdiği tüm seçimleri kaybeden, yüzde 20-25 aralığına sıkışan bir CHP'nin "yeni siyaset" üretmeden bu kısır döngüden kurtulması zor.
Aynı şey Türkiye için de geçerli. Türkiye de Kürt sorununda yeni bir çıkış yolu bulmazsa işi zor.
CHP bu gerçeklerin yaşandığı bir süreçte Kürt sorununun çözümsüzlüğünden hareket ederek önemli bir siyasi hamle yapıyor ve bu hamleyle yüz yıldır içeride yaşanan "soğuk savaş"a son vereceği gibi, Kürt sorununda sıkışan AK Parti'ye de nefes aldırıyor.
Bu noktada CHP'nin niyetinden şüphe edenler, siyasi hesap yaptığını söyleyenler hatta bu çıkışının arkasından "tutuklu milletvekilleri meselesini dayatacak" diyenler var. Bu doğru da olabilir. Ama önemli olan CHP'nin "siyaset üreterek" devreye girmesi ve Kürt meselesi gibi "çözümü zor" bir konuda söz söylemesi.
Ayrıca şu da bir gerçek:
CHP, Uludere faciası nedeniyle Kürt siyasi hareketiyle AK Parti arasında yaşanan soğukluğu bir fırsata dönüştürmek istiyor. Böylece uzun zamandır ihmal ettiği Kürtlerle buluşmaya çalışıyor. Bilinçli midir bilinmez ama AK Parti'nin biraz daha "milliyetçileşerek" yeni bir pozisyon alması, CHP'ye "gol pası" niteliğinde... Bir anlamda "al at" ve "bana yol arkadaşı ol" diyor.
AK Parti'nin 2009'da başlattığı ama kesintiye uğrayan "demokratik açılım" sürecini hatırlayın. O günlerde CHP, o projeye "ihanet" projesi diyerek destek vermedi. Bu da gösterdi ki Kürt sorunu gibi derin bir sorunu muhalefetin desteği olmadan çözmek zor.
CHP, hâlâ toplumla ilişkisinde "güven" problemi yaşasa da yeni girişimiyle ülkenin temel sorunları konusunda bir rol üstleneceğini söylüyor. Bu tarihi bir adım.
Türkiye'nin iki ana akımının, cumhuriyetçiler ve muhafazakârların sorunlar üzerinden bir araya gelmesi toplumda pozitif bir enerji yaratır. Toplumun yüzde 75'i demek olan bu iki siyasi akımın atacağı olumlu bir adım, sadece Kürt meselesini değil, anayasa meselesini de kapsama alanına alacaktır.
İki siyasi akım "siyasi rekabet" ederek "iç soğuk savaşı" bitirirse, Türkiye'nin önünde yeni bir dönem açılır ve sorunlar daha kolay çözülür.
Bu adım, ne 1974'te Ecevit ve Erbakan'ın kurduğu koalisyona, ne de 1991'de Demirel'le Erdal İnönü'nün kurduğu DYPSHP hükümetine benziyor.
"Yeni Türkiye" yeni bir yolculuğa çıkıyor. Gelgitler yaşanabilir ama geri dönüş artık çok zor.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019