Markar ESAYAN
Herkes Diyarbakır’da, Şivan Perwer ve İbrahim Tatlıses’in de sahne alacakları, Erdoğan-Barzani buluşması üzerine konuşuyor, yorum yapıyor.
Açık konuşayım, “seçim yatırımı”, “Barzani Öcalan’ın yerini alıyor” türünden yüzeysel ve art niyetli bulduğum argümanlarla sürüyor bu tartışmalar.
Yine de bu güzel bir şey… Kaç evladımızın öldüğünü yüreklerimiz keder içinde öğrenmeye çalıştığımız baskın, operasyon haberlerini konuşmuyoruz.
Konuştuğumuz şey, Kürtçe şarkı söylediği için 37 yıl önce sürgüne çıkan Şivan Perwer’in Diyarbakır’da İbrahim Tatlıses’le yan yana gelecek olması.
Akil insan, pırıltılı vicdan Leyla Zana şöyle diyor: “Bu 30 yılı aşkın sürgün politikasının çürütülmüş şeklidir”…
Zana devam ediyor: “Sürece katkı sunacağı umudunu taşıyorum. Hiç kimse küçük hesaplarla yaklaşmamalıdır. Kürtlerin birbirleri ile rekabet değil, birbirlerini tanıma, tanımlama ve tamamlama sürecidir. Bu herkese mesajdır. Herkesin bakışı farklı olabilir ama demokrasi diyorsak, demokratik işleyiş diyorsak önce herkes kendinden başlamalıdır. Hiç kimse bu ziyarete seçime yatırım gözüyle bakmamalıdır. Önemli olan ve kalıcı olması gereken süreçtir. Buradan herkes kazançlı çıkacaktır. Kaybedeni olmayacaktır. Bu ortak geziyi de selamlamak gerekir.”
Çözüm Süreci’nin bu son ve en önemli safhasında 10 ayı geride bıraktık.Şöyle bir geriye dönüp medyaya, köşelere ve siyasi arenaya baktığınızda, nasıl olup da bu yüzyıllık barış projesine bu kadar düşmanlık beslendiğini anlamakta zorlanıyorsunuz. “Erdoğan ne verdi, ne aldı”, “Öcalan hareketi ne uğruna sattı”, “Demokrasi olmadan barış olmaz”, “Bu süreçte hükümete güvenilmez”, “Süreç çöktü, çöküyor, çökecek” türünden bir sürü tezvirat yapıldı.
Neden?
Neden gazetecilik değil de, algı mühendisliği ile bu kadar uğraşıldı? Anlamak zor… 10 aydır gençlerimiz ölmüyor, çöktü çökecek denen sürecin, baş aktörlerin ağzından devam ettiği sıkça tekrarlanıyor ve şimdi barış Diyarbakır’da, Erdoğan’ın deyimiyle “taçlanıyor”.
Bunun kime ne zararı var? Zana’nın dediği gibi, barıştan herkes kazanmaz mı?
Erdoğan ve Barzani’nin Diyarbakır’da süreçle ilgili çok çarpıcı sözler söylemesine, şapkalarından tavşan çıkarmalarına gerek yok. Diyarbakır’daki bu buluşmanın sembolik anlamı, devlet aklında Kürtlerin ve Kürt siyasetinin “onore” edilmesi, önlerinin açılması ve eşitliğe kavuşmasıdır. Erdoğan aslında sürecin tamamında bunu yapmaya çalışıyor. Diyarbakır’da da Kürtler için KDP Başkanı olmaktan çok daha önemli bir anlam ifade eden Barzani ile bu tarihi eşiğin aşıldığı mesajı verilecek. Sadece Kürtlere değil, tüm Türkiye’ye ve dünyaya.
Bunun önemini ortalama bir zekânın görmemesi mümkün değil. Belki Erdoğan, Barzani ve Perwer’e yönelik son itirazlar da, tam da bu eşiğin önemi bilindiği için yapılmaktadır.
BDP heyetinin son İmralı ziyaretinden sonra kamuoyuna Öcalan’ın sadece “Süreç sırat köprüsünde” sözleri yansıyor. Bir iki gazeteden, -arada kaybolmuş şekilde- ve son olarak da Kurtuluş Tayiz’in yazısından Öcalan’ın şu sözleri de sarf ettiğini öğreniyoruz. Öcalan, çözüm sürecinde yeni adımlara fırsat tanımak için hükümete 4 aylık bir süre daha tanıyor. Bu seçimlerin sonrasını ima ediyor. Öcalan bu dört ay içerisinde süreci okumaya devam edeceğini, sürecin tıkanmasına izin vermeyeceğini, devletle çok olumlu görüşmeler yaptığını, bu süre içinde kimsenin silaha sarılmayı aklına bile getirmemesi gerektiğini söylüyor. Bunu özellikle de Kandil’e söylüyor.
Selahattin Demirtaş ise, son sürecin ötekilere göre daha güçlü, daha ayakları yere basan ve Başbakan’ın da arkasında durduğu devlet görüşmeleriyle ilerlediğini ifade ediyor.
Bunların hiç haber değeri yok mudur? “Süreç çöktü mü” diye mikroskopla iz arayanların, bu birinci elden açıklamalara büyük önem atfetmesi gerekmez mi?
Ama olmuyor. Anlamak gerçekten güç.
Öcalan’ın olumlu sözlerinin sansüre uğraması, İmralı’nın dış dünya ile bağlantısını çeşitlendirmek gerektiği gerçeğini ortaya koyuyor. Ama öyle bir sistem kurulmalı ki, tezvirat yapılması değil, gerçeklerin olduğu gibi adreslerine gitmesi sağlansın. Bunu da yüksek profilli yayın yönetmenlerinden ziyade, her kesimden, işi habercilik olan, konuyla ilgili, bilgili, gerçek gazete emekçileri yapmalı.
Buna ek olarak Akil İnsanlar’dan bir küçük grup daha gözlemci olarak İmralı ve diğer adreslere gidebilir.
Açıkçası yerli olmayan bir üçüncü tarafın da İmralı’ya gitmesinin gerekip gerekmediği konusunda hiç emin değilim. Bence son sürecin en önemli sigortası “Biz bize” formülü üzerine oturması. Bunun önemini Öcalan da vurguladı. Oslo ve Paris provokasyonları bu hassas sürecin aparatlarını gelişigüzel değil, üzerinde çok iyi düşünülmüş “yerli” formülleri yaratarak ilerlemesi gerektiğini göstermiştir kanımca. Bu hayati özellik korunmalı.
Süreç devam ediyor. Ciddi bir aşamayı kat etmiş durumda. Diyarbakır’daki buluşma da dönülmez yolun yarısının geçildiği anlamına geliyor.
Diyarbakır ziyaretinin, “süreç çöktü cephesi” tarafından bu kadar hırçınlıkla karşılanması, en iyi sağlama aslında.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019