Mehmet AKBACAK
Bundan 15-20 yıl önce birileri çıksa; artık Türkiye’yi yönetecek kadrolar elitistlerin belirlediği kişilerden oluşmayacak,buna karşılık taşradan yani çevreden merkeze doğru gelen kadrolardan oluşacak deseydi, herkes birbirinie bakar, bunu söyleyen kişinin kafayı yediğini söylerlerdi.Cumhurbaşkanlığı için adaylara baktığımızda; CHP-MHP adayını bir tarafa bırakırsak diğer iki aday taşradan gelme, çevreden merkeze doğru hareket eden kitlelerin temsilcisi.Geçenlerde; gazetelerde sayın Ekmeleddinİhsanoğlu’yla ilgili haber bile bunun kanıtı olabilir.Haberde;”SayınEkmeleddinoğlu halkın içine girdi.” Demek ki; sayın aday halktan birisi değil, gerçektendeöyle.Gerçi bu bir kusur değil ama, Cumhurbaşkanı olacak kişi için hanesine artı getirmez.Ayrıca, gittiği her yerde farklı yaklaşımlar sergileyerek sözde herkesi kucaklayıcı bir profil çizmeye çalışıyor.Dikkatimi çeken sayın Bahçeli’nin katıldığı son cenaze töreninde olmayışını nasıl izah edebiliriz.Tabutu Türk bayrağına sarılmış” değerli bir milliyetçinin” son yolculuğunda olması gerekmezmiydi.? Haberin devamına bakınca işin püf noktası anlaşılmış oldu.Yaşamını yitiren kişinin; Kemal Türkler’in suikastından ve Ankara’da 1978 de katledilen 7 TİP’li gencin katledilmesinden yargılanıp tutuklandıktan sonra, 2yıl önce tahliye olan birisi olması, bu habere ne diyeyim; kendini solcu ve demokrat olarak gören arkadaşlara bir daha düşünün demekten başka…
Bugün de sayın Erdoğan’ın adaylığı açıklandı; şöyle arşive bir göz attım, neler neleryazılı.Artık muhtar bile seçilemez, siyasi hayatı bitti, bundan sonra ne köy olur, ne kasaba türünden karalamalar.Ne oldu bu ülkeyi 12 yıldan buyana yönetiyor.Yanlışları da var, doğruları da. Toprağı bol olsun HrantDink’in bir sözünü anımsadım, milliyetçi Ermeni Diasporası için şöyle demişti; sizler kanınızı Türk kanıyla zehirlemişsiniz, bu meseleyi çözmek istiyorsanız önce kanınızı temizleyin.Buna benzer bir tavır da kendini sol olarak lanse eden kesimde var.Tayyip Erdoğan seçilmesinde Ekmeleddin oğluna bile oy veririz diyorlar, kısaca kanlarını AK Parti kanıyla zehirlemişler.
Geçen yazılarımda vurgulamıştım; bu ülkenin değişiminde iki önemli dinamik rol oynuyor diye.Bunlardan bir tanesi Kürt hareketi, diğeri İslami hareket.Erdoğan İslami hareketin sembol ismi, Öcalan’da Kürt hareketinin.SayınSelahattin Demirtaş’ın adaylığı açıklandı. Dışardan bakan birisi Demirtaş’ı yalnız Kürt’lerin adayı olarak görebilir, aslında Türkiye’nin demokratları,sosyalistleri ve sosyal demokratları için önemli bir isim.Adaylığının açıklanışındaki konuşmasında dile getirdiği sözlere baktığımızda; bunu açıkcagörebiliriz.”Seçimde iki çizginin yarışacağını birisinin özgürlüklerin ve barışın çizgisi olduğunu diğerinin ise devletçi ve gelenekçi olduğunu, ayrıca Çankaya’a kişi olarak değil, ilkelerle çıkacaklarını, halkın içinden çıkmış kişiler olmadığını halkın içinde olduklarını belirtmesi” diğerlerinden farklı olduğunun göstergesi.Gelecek seçimlerde önemli bir sıçrama yapması içinde bir fırsat yakalanmış oldu.Kimderdi; Cumhurbaşkanı adaylarımızdan birisi Rize’li Gürcü veya Laz, diğeri de Kürt kökenli olması.Gerçi daha önceki yöneticiler içinde de farklı kökenden insanlar vardı ama hiçbir zaman kendi kimliklerini açıklayamadılar, resmi ideolojinin neferliğini yaptılar.Önemli olan kökenlerinin ne olduğu değil, esas mesele tüm halkların temsilcisi olması, demokrat, özgürlükçü,katılımcı ve siyasetin doruğunda olacağı için siyaseti çok iyi bilmesi.SayınKılıçdaroğlu diyor ki; Cumhurbaşkanı devletin başı olacaktır, siyasetler üstü olmalıdır.Bu neye benzer Barolar Birliği başkanının hukukçu olmasına gerek yok; veteriner olsada olur.Aslında Türkiye’de oynanan oyunun ilk perdesi kapanıyor, bugüne kadar seyirci oyunu hep dışardan seyretti, bazen biraz oyuna girmek isteyince de boynunu kopardılar.Artık boynu o kadar kalınlaştı ki bırakın koparılması bir yana, sahnedeki eski oyuncular oyunu daha ne kadar uzatırız da seyirciyi oyalarız diye ayakları birbirine dolaşıyor, sahneden çekilmemek için ellerinden gelen her şeyi yapmaktan kaçınmayacaklarını belirtiyorlar.Ama unutulmasın her oyunun bir sonu vardır, yıllarca oynanan bu oyununda sonu kaçınılmazdır.
Son olarak; bir haftadır Düzce kamuoyunu meşgul eden Sayın Keleş’in araba konusu, ulusal medyada yer aldı.Ne diyelim;Allahaşkına Düzce olarak ulusal medyada sevimli bir haberle yer alalım ne olursunuz.Düzce Ak Parti’ye ne oluyor, sayın Osman Çakar’a yapılan hakaretimsi açıklamalar, buna karşılık sayın Çakır’ın aynı ve daha sert hakaretler içeren açıklamaları hiçde hoş değil.Yüzeydeki kavga Sosyal Bilimler Lisesinin Akçakocaya kaydırılmasından dolayı gibi gözüksede, anlaşılan kavga 2015 seçimlerine yönelik ama hiç de hoş değil.Bu kavganın bir yanında Sayın Kaçar, diğer yanında ise Memur-Sen il başkanı yer alıyor.İlginç olan bir sendika temsilcisinin yerel siyasetin içinde bu denli yer alması.Anlaşılan büyük bir pasta bölüşümünün kavgası yaşanıyor, görelim bakalım bu iş nereye kadar gider.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2020
29.01.2020
22.01.2020
14.01.2020
13.11.2019
21.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
8.08.2019