Mehmet Ali ALÇINKAYA
“Dünya insanlığı ile kader birliği yapmış Kürt halkının, temel ve asli görevleri şimdi başlıyor. Dünyanın bütün kavgalarında vardık. Şimdi bütün barış ve demokrasilerin öncüsüyüz. Eğer kadere inanıyorsanız bu bir kaderdir. Eğer dünyada bir denge olduğuna inanıyorsanız bu bir dengedir.”
Tarihsel Süreklilik ve Kürt Halkının Rolü
Kürt halkı, tarih boyunca insanlığın büyük mücadelelerinde var olmuş bir halktır. Mazlumiyetle, direnişle, sürgünle, ama aynı zamanda özgürlük özlemiyle örülmüş bu tarih, yalnızca Kürtlerin kendi kimliklerini koruma çabası değil; insanlığın evrensel değerleri için verilen ortak bir kavganın parçasıdır.
Yüzyıllar boyunca inkâr politikalarına, sömürgeci baskılara, faşist rejimlere ve imparatorlukların bölme stratejilerine karşı direnerek varlığını sürdüren Kürtler, bugün insanlık adına tarihsel bir sorumluluk taşımaktadır. Bu sorumluluk, artık salt ulusal özgürlük talebinin ötesindedir. Kürt halkı, barışın ve demokratik toplumun inşasında öncü bir rol üstlenmiştir. Bu öncülük, tarihin akışında bir tesadüf değil; insanlığın eşitlik, özgürlük ve adalet arayışının kaçınılmaz bir sonucudur.
Krizler Çağında Demokratik Toplum İhtiyacı
Dünya, çok yönlü bir kriz döneminden geçmektedir. Kapitalizmin doymak bilmez sömürü politikaları ekolojik dengeyi yok etmekte, iklim felaketi milyonların yaşamını tehdit etmektedir. Emperyalist savaşlar ve bölgesel çatışmalar milyonlarca insanı yoksulluğa, göçe ve ölüme mahkûm etmektedir. Erkek egemen sistem kadınları baskı altında tutmaya devam etmekte, otoriter rejimler demokrasiyi her geçen gün daha fazla daraltmaktadır.
Bu tablo, kapitalist modernitenin insanlığa dayattığı çıkmazın resmidir. İşte tam da bu nedenle Kürt halkının geliştirdiği demokratik modernite paradigması, bugün yalnız bölge halkları için değil, dünya insanlığı için de bir çıkış yoludur. Bu paradigma; halkların kardeşliğini, kadın özgürlüğünü, ekolojik yaşamı, çoğulculuğu ve doğrudan demokrasiyi temel almaktadır.
Ancak ne yazık ki, en basit demokratik haklar dahi engellenmektedir. Bunun en somut örneği, kısa süre önce bir TBMM komisyonunda Barış Annesinin Kürtçe konuşmasının engellenmesidir. Kendi ana dilinde barışı savunmak isteyen bir annenin sesinin susturulması, yalnızca Kürt halkına değil, demokrasiye ve insanlığın evrensel değerlerine karşı işlenmiş bir suçtur. Bu olay, neden demokratik topluma daha fazla ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha göstermektedir.
Rojava devrimi, bu paradigmanın pratikleşmiş hali olarak bütün dünyaya ilham vermektedir. Tıpkı Latin Amerika’da halkçı ayaklanmaların, Afrika’da anti-sömürgeci direnişlerin, Avrupa’da işçi sınıfı mücadelelerinin insanlığa ışık tutması gibi, Rojava da barış ve demokratik toplum için bir yol haritası sunmaktadır.
Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı
Bugün Kürt halkının önünde duran en temel görev, barışın kalıcı hale getirilmesi ve demokratik toplumun inşa edilmesidir. Çünkü barış olmadan demokrasi yaşayamaz, demokrasi olmadan da barış kökleşemez.
Barış ve demokratik toplumun inşası, şu görevleri içermektedir:
Ulus-devletçi, tekçi ve faşizan rejimlere karşı demokrasiyi büyütmek.
Savaş ve işgal politikalarına karşı barışı savunmak.
Kapitalist modernitenin doğayı talan eden anlayışına karşı ekolojik bir yaşamı inşa etmek.
Erkek egemenliğine karşı kadın özgürlüğünü toplumsal yaşamın merkezine yerleştirmek.
Ulusal, dini ve etnik tüm kimliklerin eşit ve özgür bir şekilde yaşamasını sağlayacak çoğulcu bir toplum kurmak.
Bu görevler, Barış Annesinin susturulan sesiyle daha da somutlaşmaktadır. Çünkü bir annenin barış talebini, kendi anadilinde dile getirmesi engelleniyorsa, barışın ve demokrasinin önündeki engeller halen büyüktür.
Evrensel Mücadele ve Kader Birliği
Kürt halkının mücadelesi dar anlamda ulusal kurtuluş mücadelesi değildir. Bu mücadele, insanlığın ortak kurtuluş mücadelesinin bir parçasıdır. Bugün dünyanın her yerinde halklar aynı sorunlarla karşı karşıyadır: Demokrasinin daraltılması, otoriter rejimlerin yükselişi, doğanın yok edilişi, kadın özgürlüğüne yönelik saldırılar…
Latin Amerika’da yoksulların eşitlik mücadelesi, Afrika’da sömürgecilik karşıtı halkların direnişi, Avrupa’da yükselen özgürlük hareketleri… Hepsi, Kürt halkının verdiği mücadeleyle aynı zincirin halkalarıdır. Bu nedenle Kürt halkının çağrısı, yalnız Kürtlere değil; tüm insanlığa yöneliktir.
Çağrımız şudur:
Gelin, barışı birlikte inşa edelim.
Gelin, demokratik toplumu birlikte kuralım.
Gelin, zulme karşı özgürlüğün, sömürüye karşı eşitliğin, savaşa karşı barışın tarafında buluşalım.
Meşaleli Yolcuların Çağrısı
İnsanlık ya savaşların, sömürünün ve yıkımın karanlığına teslim olacak ya da Kürt halkıyla birlikte barışın ve demokratik toplumun yolunu yürüyecektir. Bizim kaderimiz, insanlığın kaderidir. Bizim dengemiz, dünyanın dengesidir.
Bu yol, zorluklarla dolu olsa da elimizdeki meşalelerle aydınlattığımız bir yoldur. Ve bu yol, yalnız Kürtlerin değil; tüm insanlığın onur yoludur.
Kürt halkının tarihsel misyonu, barışın ve demokratik toplumun evrensel öncülüğünü üstlenmektir. Bu misyon, yalnızca Kürt halkının değil, bütün insanlığın ortak sorumluluğudur.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
7.02.2026
4.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
23.01.2026
20.01.2026
18.01.2026