Mehmet TEZKAN
İktidarın bir koldan da Koronavirüs üzerinden siyasi rant çıkarmaya çalıştığı tartışılmaz gerçek. Belediyeleri ötekileştirmesi, ellerini kollarını bağlamaya çalışması, bariyer koyması, bariyerleri aşmaya çalışanları da paralel yapılanma ilan etmesi niyetinin somut göstergesi.
İktidarın beyninin bir bölümü bu meseleye konsantre olmuş halde.
Çabası sadece önümüzdeki seçime yönelik hamlelerden ibaret değil, aynı zamanda yeni rejimi /sistemi sağlamlaştırma, vazgeçilmez kılma, Türkiye için olmazsa olmaz hale getirmeye çalışıyor.
AKP’ye yakın veya AKP’ye her koşulda gözü kapalı destek veren yazarlar kolları sıvadı bile.
Sağlık alanındaki başarıyı Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’ne bağlıyorlar. Yeni rejimin başarı hanesine yazıyorlar.
Cumhurbaşkanı isabetli kararları nedeniyle mücadelenin başarılı olduğunu söylüyorlar. Her gelişmede Cumhurbaşkanı’nın tek başına oynadığı rolü öve öve bitiremiyorlar.
Dikkatinizi çekmiştir bakanların tümü söze "Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla" diye başlıyor.
Amaç belli; yeni rejimin Türkiye’yi başarıdan başarıya koşturduğunu yeni rejim sayesinde hantal yapının bittiğini, hızlı karar verildiğini beyinlere zerk etmek.
Parlamenter sistem olsaydı tuş olmuştuk havası yaratmak.
Rejimi değiştirmeseydik virüs bizi bitirirdi algısı oluşturmak.
Peki iktidarın her aldığı karar tam isabet mi, aksayan tarafı yok mu?
Olmaz mı, çok ama üstü sürekli örtülüyor. Deşmeye çalışanlara parmak sallanıyor.
İktidar her zaman yaptığı gibi başkalarını kötüleyerek kendi ayıbını gizliyor. Öteki ülkelerin ayıplarını eksiklerini, yanlışlıklarını ön plana çıkararak kendine siper ediyor.
Ayıbını gizliyor.
Bunu da kendine bağlı medya üzerinden yapıyor.
Her gün AB yönetiminin ne kadar yetersiz olduğu, İngiltere’nin sağlık sisteminin çöktüğü, İtalya’nın başarısızlığı, Fransa’nın acizliği haberleriyle günü dolduruyoruz.
Bu işin önemini anlayan, virüse karşı en hızlı en önce, en doğru kararı alan ülkenin Türkiye olduğu sabah akşam vurgulanıyor.
İktidar algıya, imaja çok önem veriyor.
Daha doğrusu Tayyip Erdoğan... Güçlü, her yere elini uzatabilen güçlü Türkiye imajının seçmeni etkilediğini çok iyi biliyor.
Korona günlerinde bile bunu ihmal etmedi.
Çünkü, başarı öykülerinin hafızalara kazındığını, kolay kolay unutulmadığını biliyor.
Bu sebeple her fırsatı değerlendiriyor.
Her olayı rejimi/sistemi cilalamak, parlatmak için fırsata dönüştürmeyi hedefliyor.
Başarıyor da...
İsveç’te bakılmadı diye ambulans uçakla getirilen Emrullah tipik örnek. Hastaneye gitmiş, yatırmamışlar, evinde tedavi olursun demişler, kızı durumu sosyal medyada anlatmış, arkadaşları Twitter üzerinden yaymış, bir şekilde Cumhurbaşkanlığını haberi olmuş.
İşte fırsat...
Hemen ambulans uçak yollanıyor, Emrullah Gülüşken alınıp getiriliyor, bu tabii mütevazı bir şekilde yapılmıyor. Kameralar adım adım izliyor, canlı yayınlar yapılıyor, Cumhurbaşkanı hastanın kızı telefonla arıyor, görüntüleri ekranlara veriliyor...
Kız, canlı yayınlarda kanal kanal geziyor.
Ve manşet hazır; Tek bir devlet yapabilirdi o da Türkiye.
Emrullah beyin kurtarılmasını, alıp getirilmesini takdir ediyorum ama işin propaganda kısmını da göz ardı etmeyin diyorum.
Sessiz sedasız yapılmadı, başarı öyküsüne dönüştürülmesi de hedeflendi.
Verilmek istenen mesaj şu: Türkiye İsveç’in yapamadığını yapacak güçte ülkedir. Türkiye bu duruma güçlü Cumhurbaşkanı modeliyle geldi.
Ambulans uçağın kaldırılma emrini kim veriyor?
Tabii ki Cumhurbaşkanı...
İktidarın, bir kişi için sarf ettiği çabanın, 8 saat süren müthiş operasyonun öyküsünü duyanlar "hâlâ maske bekliyoruz" diyemiyor.
Susup kalıyor...
Cumhurbaşkanı’nın "en gelişmiş ülkeler çaresiz biz onlara da yetiştik, 55 ülkeye yardım yaptık" sözlerini dinleyenler "bize niye yok" diye soramıyor...
Cumhurbaşkanı dünkü basın toplantısında "ABD’ye maske dahil tıbbı malzeme dolusu uçak" yollayacağını açıkladı.
Gel de sor hadi... Elindeki maskeyi her akşam yıkayıp kurutarak takan, ABD’ye uçak dolusu maske göndereceğimiz duyunca gururlanmış mıdır?
Bir de şu var... ABD’ye yollanan maskeler de bize dağıtılanlar gibi mi? Üzerinde tel olmayan tülbentten ibaret mi? Eczaneden güç bela beş adet aldığımız maskeler gibi dandik mi? Bir ay oldu, alabilen beş askılı tülbent aldı, gerisi yok...
Neden?
Ambulans uçak kaldıran, uçaklar dolusu malzemeyi 55 ülkeye gönderen, ABD’ye yüz koruyucu siperlik bile yollayan iktidar bize neden vermiyor diye gel de sor!
Sor da münafık ol!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026