Mehmet TIRAŞ
Ülke gündemi AKP hükümetinin demokratikleşme paketine kilitlenmiş vaziyette; bu gün olmadı, yarın, yarın olmadı haftaya sarktı, bu hafta sonu deyip sürekli erteliyorlar demokratikleşme paketinin açıklamasını ve sonuna yaklaştık, Başbakan son şekkini verip bu hafta içinde açıklayacak,diye açılmalarda bulunuyor AKP kurmayları.
Toplum olarak ta bir beklentiye girdik çünkü;KCK demokratikleşme konusunda bir adım atılmadı ve silahlı güçlerimizi çekilme konusunda durdurduk,diye açıklaması ve bu çekilmenin Öcalan’ın bilgisi dahilinde olduğu da ortaya çıkınca; AKP ‘nin dalkavuk medyası ve onun esnaf tetikçi yazar takımı iyice şapşallaştı.
Ben dünkü yazımı bitirirken bir not düşmüştüm Taraf gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Neşe Düzel’in yazısını detaylarıyla ayrı bir yazı konusu olarak işleyeceğimi belirtmiştim,buna döneceğim, şu demokratikleşme paketinden bir vatandaş olarak beklentilerimi;demokratikleşme basın özgürlüğünü kapsamıyorsa dağ fare doğurmuş olacak.
Demokratikleşme paketinde medya özgürlüğü çıkmazsa diğerleri fasa fiso onu baştan belirteyim.
Medyanın bu haliyle sürmesinin kabullenmek;Erdoğan’dan ”temel hak ve özgürlükleri hayata geçmesini beklemek ahmaklık” olur.
Demokratikleşme de başta basın özgürlüğü; eğer basının editoryal bağımsızlığı ve mevcut basının gidişatı AB standartların çekilmez ve anayasal bir güvenceye alınmazsa; demokratikleşme paketini içinde yer alacak olan maddelerin hiçbir güvencesi ve hayata geçme şansı yoktur .Düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı yerde demokrasi mi olur?
Demokrasilerde Yargının yansızlığı ve tarafsızlığı kadar medyanın özgürlüğü de önemlidir.
AKP’nin oluşturduğu ve tekeline aldığı partilisi gibi görev paylaşımını yerine getiren gazeteciler için basın özgürlüğü önemli olmaya bilir ama bizim olmazsa olmazlarımızdandır.Medyanın bu haliyle, yöneten ve yönetilen bir demokrasiyi hayata geçirmek hayal olur.
İşte Yeni Şafak gazetesinde yazan vicdanının sesini dinleyip dalkavukların arasından avazı çıktığı kadar bağıran,demokrat bir yazar Yusuf Kaplan 15 Eylül 2013 tarihli “Bu gerilim giderilmezse baş aşağı gideriz” başlıklı yazsında medyadan bahsederek hükümet yalakalardan kurtulmalı” diye feryat ediyor.
Bizler yazınca bunlar barış sürecinden rahatsız olanlar,kandilden savaş haberi bekleyenler, liberal kesimin Kemalist damarı kabardı,bunlar Taraf gazetesini Sözcü gazetesine dönüştürdüler,kendi gibi düşünmeyip eleştiri yapanlara, AKP’nin yeminli düşmanları derken;demokratik hakkını kullanmak isteyen herkesi ve her kesimi darbeci olarak aynı sepete koyup,koro halinde de yaftalamaya başlıyorlar..Geziye destek verenin ümüğünü sıkacağız diye tehditler savuruyorlar.
Başbakan, Suriye iç savaşından ve Gezi olaylarından sonra ana akım merkez medya da kendine muhalif olan, aykırı görüş ortaya süren bir tane yazar bırakmadığı gibi; hükmedemediği bazı gazetelerin patronlarını tehdit ederek, kendisini eleştiren köşe yazarların işine son vermesi için ayan beyan tehdit ediyor,vergi operasyonları düzenleyeceğini söylüyor.
Onun için demokratikleşme paketinde seçim barajı,anadilde eğitim,siyasi partiler kanunu ve farklı inanç grubundan olanların haklarını vermek çok önemli ama; eğer basın özgürlüğünü hukuki güvence altına almayan pakete girmezse,diğer çıkartılan taleplerin hepsi mevsimlik bitki gibi kurur.Özgürlükler hukukla korunur medya ile de zenginleştirilir.
Taraf gazetesinde yetişmiş yeni yetmelerden oluşan ve Yiğit Bulut korosuna katılmış tetikçilerdan oluşan kraldan fazla kral kesilerek; AKP’e hükümetini kusursuz gösterenlere Erdoğan’a yakın bir gazetede yazı yazan yazarı bile çileden çıkartacak duruma gelinmiş.
Neşe Düzel’in 15 Eylül 013 tarihli “Hata ve Devlet Gazetecileri” yazısına gelince:
Yazıyı özetleyerek veriyorum medyanın olmazsa olmazlarını öne alarak yazmış Düzel.
“Biz yaptığımız hatadan dolayı özür diliyoruz(Hatay da gösteri de ölen Ahmet Atakan’ın ölümü üzerine attığı manşeti)kastediyor.
Türkiye bugün,Ak Parti devletinin medyasıyla ulusalcı medya arasında sıkışmış durumda.
Taraf’ın objektif haberciliğinden rahatsız olan AKP’nin yandaş medyası Taraf gazetesini Sözcü gazetesine dönüştü diye suçluyor.
Taraf bu ülkede diyor Düzel;demokrasiyi,gerçek bir barışa,özgürlüklere ve hukuka sahip çıkan..Dindar dinsiz,Kürt Türk,Alevi Sünni ayrımı yapmadan herkesin hakkını korumaya çalışan tek gazete..Diye iddialı bir gazetecilik taahhüdünde bulunuyor, bu da sevindirici bir gelişme medya özgürlüğü ve objektifliği açısından.
Düzel, medyanın başka bir yarasına parmak basıyor:”Gazetecilerin insafsızca susturulduğu,medyanın baskıyla sindirildiği..Genç gazetecilerin,büyük ödüllerle devlet görevlisi haline getirildiği utanç verici bir dönemden geçiyoruz” diye medyanın ruh halini anlatıyor.
Devamında,Taraf’ işte böyle bir dönemde varlığını sürdürmeye çalışan güçlü bir ışık..Zaten onun için saldırıların hedefi oluyoruz.
Yaptığımız bir hatayı,tüm doğru haberlerimizi karalamak için kullanmaya çalışan kurnazlıklarla da karşılaşıyoruz.Hükümeti savunmak,polis şiddetini halktan saklamak,hukuku göz ardı etmek ve iktidarı alabildiğine övmek için programlanmış olan kalemler böyle bir kurnazlığa sapıyorlar.
Siyasi iktidarın ve onun bol maaşlı gazetecilerinin icadı olan yeni oyunlar değil bunlar.
Daha önce askeri vesayet dönemlerinden ödünç alınmış ahlaksızlar ve kurnazlıklar bunlar.
Kendi ülkelerindeki baskıları görmemek için Suriye ve Mısır’daki haksızlıkları yazmaktan bugün kalemlerinde mürekkep kalmayan bu devlet gazetecileri,bir gün gelecek Türkiye’nin sorunlarını da görmek zorunda kalacaklar.
Bir gün gelecek,28 Şubat medyasının çektiği acıları onlarda çekecek..
Çünkü devlet gazeteciliğinin,ödülü olduğu kadar bedeli de vardır.
Diyerek medyada yalnızlıklarının ve sözde meslektaşları olanların linç kültürleriyle karşı karşıya kaldıklarının da bir yerde ıstırabını anlatıyor, Türk basının objektif haberciliğe ihtiyacı olduğunu söylüyor, Düzel.
İşte biz hükümetin demokratikleşme paketinde başta medya özgürlüğü yoksa;
gazete patronlarının devletten ihale alarak devletin el koyduğu gazeteleri yandaş yazar geçinenlere geçim kapısı açılan bir süreçte; demokratikleşme paketini içinde medya özgürlüğünün ne kadar önemli olduğunu n üstünde durmalıyız.
Bir ülkenin medyasına bak demokrasisini tarif edersin .
Demokratikleşme paketinin içinden medya özgürlüğü çıkmazsa, çıkmayacak ta nereden biliyorsunuz derseniz;medyanın özgür olduğu bir yerde bu kadar gazeteci işinden olmazdı, bu dönem askeri darbeleri aratmayan bir dönem; dalkavuk ana akım merkez medyanın yüksek tirajlı gazetelerinden sekizi aynı manşetle çıkmazdı da ondan biliyoruz.
Başbakan onun için AB’liğinden uzaklaştı ve içe dönük, içinde hukuk olmayan ve medya özgürlüğünü kapsamayan bir demokrasiyi savunuyor;demokrasiyi seçimden ibaret görüp çoğunluk üstünden bakıp din ve mezhep üzerinden sosyal hayatı zapturapt altına almaya çalışıyor.
Demokratikleşme paketinde medya özgürlüğü çıkmazsa ya, ne olacak?
Durmak yola devam.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025