Mehveş EVİN
Günlerdir bir üfürükçünün Akit TV’de savurduğu tehditlere ve abuk sabuk açıklamalara dair haberlerden fenalık gelmedi mi?Şiddete doğrudan çağrı var, ama adli makamlarda bir hareketlilik –henüz- yok. Zira “haber” magazin kıvamına getirildi. Daha doğrusu, keyfi OHAL’le yönetilen bir tuhaf ülkede “magazin”leşti.
Bu kadar kutuplaşan bir toplumda, bu kadar içi boşalan ve niteliksizleşen bir medyada, bir takım meczupların nefret söylemlerini allayıp pullayıp sakız gibi uzatmak normal sayılıyor artık. Cüppeligiller her yerden fışkırıyor, her söylediklerine de atlıyor medyamız.
Acaba savaş, şiddet, işkence, korkunç hak ihlalleriyle yaşamaya alıştırıldığımız için mi oluyor bunlar?Medya, -halen- haber yapabileceği yeterince trajik, dehşet verici, tıklatıcı haber bulamadığı için mi bu tip çıkışları magazinleştiriyor?
Siyasette durum çok farklı değil. Ülke, kabul edilemeyecek adaletsiz koşullarda sandığa gitmeye zorlanıyor. Sanki herşey normalmiş gibi bir “yarış” havası esiyor.
Böyle bir ortamda iki CB adayının, Cumhurbaşkanı Hazretleri Erdoğan ve CHP adayı Muharrem İnce’nin “yok Fethullah’la görüştüydün-görüşmediydim” şeklindeki günlük, hatta saatlik atışmalarını pinpon topu misali izlemek zorunda kalıyoruz.
Acaba gazetecilerin soru sormayı bıraktığı, girdiği kalıba göre haberi şekillendirip çarpıttığı bir ortamda, bu kadarının yayınlanmasına da şükür mü demeliyiz?
Kaynak gösterilen “gazeteci”nin (TRT eski haber dairesi başkanı! Nasuhi Güngör) açıkça yalan yazdığını itiraf etmesinin üzerine de bir bardak su mu içelim?
GEZİ’DEN NEFRET İKLİMİ YARATAN KİM?
Gezi’nin beşinci yılı dolarken de boş, çarpık gazetecilikten payımızı alıyoruz. Bir tarafta nostaljik göndermeler. O isyanın değil içini, ruhunu kavramayı; parkın kenarından dahi geçmeyip de kendine slogan ve şöhret devşirenler.
Öte tarafta, iktidar medyasında bıkıp usanmadan karalamalar, çarpıtmalar... İşe de yarıyor, çünkü alıcısı -AKP seçmeni- araştırmalarda Gezi’yi bir hain bir kalkışma olarak yorumluyor.
Nasıl ki kimileri cin yerine “üç harfliler” der, adını anmak istemez. Korkudan değil, tiksintiden adını anmak istemediğim “yazar”lardan biri, Gezi’nin “nefret iklimi” yarattığından bahsetmiş. Ne diyeyim, Kabataş yalanlarının binbir şekilde ortaya dökülmesinden sonra bile aynı teraneyi tutturmak da bir başarı. Yalanı bir söyledin mi sonuna kadar gideceksin, ta ki kendin de inanana kadar!
Ne yapsınlar? ‘Reyiz’leri stratejik bir manevra yapamadı. Kışla yapacağım diye tutturdu ve isyanı şahsına bir “hakaret” olarak yorumladığı için uzlaşmayı değil, çocuk gibi zıtlaşmayı ve Gezi’den düşman yaratmayı seçti. Gezi’den, yani ağaçlara sarılan, vurulan, öldüresiye dövülen çocuklardan!
“Gezi’nin beşinci yılında geriye ne kaldı?” diyenlere: Nefretinizin eseri olarak, öldürülen o güzel çocukların anısı kaldı. Ve bu toplumun adalet, reşitlik taleplerini yaralayan koca bir cezasızlık faturası daha...
BEŞ YILIN AĞIR YÜKÜNÜ MEDYA VEREMEDİ
Madem öyle, Gezi’nin beşinci yılında “kalanları” hatırlatalım isterseniz. Medyada -ki buna bağımsız ve muhalifler de dahil- beş yılda yaşanan yargı skandallarına, hak ettiği şekilde yer verilmediğini not düşerek... Taksim Dayanışma’nın açıklaması bile o kadar az, yetersiz haberleştirildi ki.
Beş yılda, polis şiddetinin faillerinden hesap sorulmadı, etkin bir yargılama yapılmadı.
Beş yılda, öldürülen Ahmet Atakan için bir dava açılmadı.
Beş yılda, Mehmet Ayvalıtaş cinayeti sıradan bir trafik kazası gibi gösterildi. Bilirkişi raporunda ölümünden kendisi sorumlu tutuldu!
Beş yılda, Ali İsmail Korkmaz davasında sanıklar indirimli cezalar aldı.
Beş yılda, Ethem Sarısülük’ü vuran polis para cezasıyla paçayı kurtardı.
Beş yılda, Medeni Yıldırım’ı vuran asker beraat etti.
Beş yılda, Abdullah Cömert hakkında Yargıtay, “taksirle ceza verilmeli” kararı verdi.
Ve Berkin Elvan’ın davası, ölümünden 3,5 yıl sonra açıldı. Tek sanığı var. Sanığa emir veren amirler hakkında takipsizlik verildi, tanık olarak dinleniyorlar. Tanıklıklar, delil karartma çabasında.
Beş yılda, birçok dava “güvenlik” gerekçesiyle başka şehirlere kaçırıldı. Gözünü plastik mermiyle kaybedenVolkan Kesanbilici, “Her bir kaçırılan dava için aileler yüzlerce kilometre yol yaparken, sanıklar duruşmalara oldukları yerden SEGBİS ile bağlandı. Kimi zaman mahkeme salonlarına dahi giremediğimiz duruşmalar olduBeş yılda, Kesanbilir’i vuran plastik mermi İçişleri’nin envanterinde bulunamadı! ”
İşte beş yılda Gezi’den kalanlar. Ve medyanın muhteşem “gündemi”.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.10.2025
21.10.2025
18.10.2025
9.09.2025
2.04.2025
24.03.2025
28.02.2025
20.02.2024
4.02.2024
6.11.2023