Melih ALTINOK
Kürtçe seçmeli ders oldu.
Haftalık ders sayısının azlığı ve başlama süresinin geç olması eleştiriliyor. Öğretmen açığı ve müfredatın içeriğine dair kaygılar da mevcut.
Ne var ki tüm bu eksiklikler ve eleştiriler, BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın söylediği gibi atılan adımın “bir asimilasyon politikası” olduğu türünden acayiplikleri haklı kılmıyor.
Birileri, bölgede, çocuklarını seçmeli Kürtçe dersi almaya teşvik edebilecek, olası boykotu delecek “hayın” ailelerin “fişlerini” hazırlamaya başlamıştır bile belki.
Memleketteki Kürtçe yasağının müsebbibi, “Vatandaş Türkçe konuş” kampanyalarının yaratıcısı CHP’nin, daha düne kadar cümlelerimizdeki “Pekeke”leri ayıklayıp bizlere “terörist” yaftası yakıştıran bazı “yandaşları” ise “gaz” peşindeler.
Neymiş “AKEPE devleti” bu düzenlemeyle asli unsurumuz dediği Kürtlerin dilini yabancı dil kategorisine sokuyormuş.
Seçmelisini değil, anadilde eğitimi savunan biri olarak bu çıkarsamanın kaynağını gerçekten merak ediyorum. Konuyla ilgili yasal düzenlemeler desek, orada da “yaşayan diller ve lehçeler” deniyor. E peki ne?
Milyonlarca vatandaşının anadiline “bilinmeyen dil” tanımı yapan, yani bırakın Kürtçeye yabancı demeyi, dilden saymayan ceberut devlet karşısında hükümet bu yetmez ama evet adımını atarak ayrımcılık mı yapıyor şimdi?
Hiç olmazsa “10 yıldır elinizi daha çabuk tutamaz mıydınız be hey hükümet” deyin de, komik olmayın yahu.
Kaldı ki “kamuoyunun hazırlanması” gerekçesi dillendirilse de AK Parti içerisinde de bu durum kabul ediliyor.
Görüşlerini aldığım AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu da Allah’ın bildiğini kuldan saklamayarak açıkça “Bu adımı anadilde eğitimin ilk adımı” diyor.
Hükümetin epey bir süre önce Kuzey Irak yetkilileriyle temasa geçtiği ve bu konunun altyapısı için görüşmeler yaptığına dair haberlerimizi de hatırlatalım.
Hâl buyken, ileri adımların atılmasının yolunu, işi “Kürtlerin imha ve inkâr planında yeni bir evre” noktasına vardıran “komutanların” tavrı mı açacak dersiniz? Yoksa, dün “Türkiye Türklerindir gazetesi”ne konuşan Leyla Zana’nın “Toplumu ileriye götürecek her adıma ben olumlu bakarım. Yanlışlık varsa da çıkar söylerim” diyen ve cesaret istediği aşikâr tutumu mu?
Röportajında devletin asimilasyon politikalarını kıyasıya eleştirirken “Şimdi hepimizin yapması gereken, hepimizin Başbakan’ın sorunu çözmesinde yanında olduğumuzu ona hissettirmemiz, onu teşvik etmemizdir” diyen Zana da hükümetin bu “planının” yedeği mi şimdi?
Gazcıları bir yana, Egemen Kürt siyasal hareketinin bu “istemezük” tavrını ve hatta kinini yalnızca çekilen acılarla, ödenen bedellerle açıklamak da mümkün değil.
Öyle olsa Leyla Zana’yı nereye koyardık?
Neyin amaçlandığı, hangi “hatiplerin” koordine ettiği bir yana, henüz gencecik bir kadınken Meclis kürsüsünde ülkedeki milyonlarca insanın anadiliyle konuştu diye on yıl hapis yatan Zana’nın kini patlıcan mı?
Sizler bakmayın Türk ve Kürt milliyetçilerinin seçmeli ders konusundaki birbirlerinin simetrisine düşen karşı duruşlarına.
Hükümetin seçmeli ders atağına napalm bombası muamelesi çekenlerle, Zana’nın röportajındaki “Kürdistan”ların altını çizip Başbakan’a alarm verenlerin yok birbirinden farkı.
Bizler yolumuza devam edelim.
Uludere’de nedensiz yere Ergenekon’un yükünü omuzlayan, Özel Yetkili Mahkeme revizyonuyla yüreklerimize kuşku düşüren, askerî faaliyetleri ombudsman denetimi dışında bırakan hükümeti kıyasa eleştirelim.
Ama Kürt sorunu yolundaki seçmeli ders gibi cılız bir adıma da Uludere muamelesi çekmeyelim. Hiç olmazsa buyurucularımızın gözlerinin içine bakıp, ama onlar gibi kızmadan, hiddetlenmeden “asimilasyon da değil be kardeşim” diyelim.
Bunun yolu da müzakere süreci için hükümete söylediği “Kiminle dövüşüyorsan elbette onunla barışacaksın” diyen Ahmet Altan gibi, “çözüm merci hangisiyse onunla konuşacaksın” noktasına gelen Zana’nın cesaretini gösterebilmekten geçiyor.
Meraktan
Halen tutuklu bulunan Balyoz sanığı bir kurmay albay eşi vasıtasıyla mektup gönderdi. İsteği üzerine adını vermeyeceğim albayın, uzun ve samimi mektubunda özet geçen cümleler şunlar:
“Ben darbeci değilim. Mahkeme tarafından suçun oluştuğu tarih olarak 2002-2003 yılları esas alınıyor, 2003 yılındaki seminer sırasında Verona/ İtalya’da bir NATO tatbikatına katılmak üzere yurtdışındaydım. Yurda giriş-çıkış pasaport kayıtlarım Emniyet tarafından mahkemeye gönderildi... Benimle ilgili Kasım 2008 yılında oluşturduğumu iddia ettikleri bir formu (tabii ki dijital ve imzasız) bile iddia makamı iddianameye ve esas hakkında mütalaaya koydu. Daha da ilginç ve trajikomik olanı ben iddia ettikleri, yani formu oluşturduğum savında bulundukları Kasım 2008 tarihinde gemi komutanı olarak Kenya’daydım.”
Darbe planladığı iddia edilenlerin, bazı askerleri emir-komuta zincirinin mantığına uygun olarak bilgileri olmadan görevlendirdiği aşikâr; gözardı edilemeyecek bu ve benzeri soru işaretlerinin giderilmesinin davanın önemini azaltmayacağı aksine güçlendireceği de.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2022
2.06.2022
17.05.2021
11.05.2019
10.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
22.04.2019
17.04.2019