Metehan Demir
Afrin harekatının şifreleri
22.01.2018
1018
Afrin’e Türkiye’nin askeri harekatı ile ilgili beklentiler devletten gelen net açıklamalar ışığında giderek artıyordu.
Ve sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrin operasyonunun sahada fiilen başladığını söyledi. Çok geçmeden F-16’larla harekat başladı. Ama bir noktada da zaten aslında başlamıştı
Çünkü, harekat yarıçapı sadece günlerdir sınırda yapılan askeri hazırlıkla sınırlı değildi. Türkiye’nin askeri yönlendirmesi ve eğitiminden geçen ve önceki seneye göre daha iyi bir seviyede olan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) zaten son günlerde açıkça PYD ile Afrin bölgesi içinde çatışmaya girmeye başlamıştı. Rus basınındaki haberlere göre, Afrin'in doğusundan yani Fırat Kalkanı Harekatı ile kurtarılan bölgedeki Azez ve Mare'den Özgür ÖSO güçleri Afrin'e girerek ilerlemeye başladı. Ayrıca, bir kaç gündür Azez'den de yeni ÖSO birliklerinin cepheye sevkedildiği haberleri geliyor.
Bugün sabah da ayrıca TSK, Afrin’den yapılan taciz atışlarına meşru müdafaa kapsamında topçu atışları ile anında karşılık verdiğini açıkladı. Ayrıca, Münbiç’ten de taciz olduğu ve buraya da yanıt verildiği belirtildi.
Zaten bugüne dek yapılan tüm açıklamaları ve hareketlilikleri alt alta koyduğumuzda harekatın olacağına şüphe yoktu. Ama sorunun cevabını bu kadar kolay vermek işin en kolay yanı. Asıl mesele nasıl bir harekat olacağı.
Afrin operasyonu gerekçeleri; Fırat Kalkanı ile oluşturulan güvenli hattın Afrin’in de katılımı ile devamını sağlamak, Suriye içinde devlete dek gidebilecek bir terör merkezli yapılanmanın önüne geçmek, Afrin’in özgürleşmesi, Hatay’a dek yaklaşan bir coğrafyada sınır güvenliğini sağlamak,
belirleyici aktörlerden biri olarak Suriye’nin parçalanmasının önüne geçmek ve geriye ileride adım atmak olarak sadece Münbiç’i bırakmak olarak tanımlanıyor.
Suriye’de Türkmenlerin güvenliği de ayrı bir başlık olarak başından beri yakından izleniyor.
İşte şimdi tam bu noktada nasıl bir harekat olabileceği, olası kritik noktalar ve Türkiye’ye yönelik tehdit katsayılarını inceleyen bir inceleme gerekiyor. Bu noktadan hareketle;
1- TSK, gücü ve tecrübesi ile bu harekatı Afrin’de rahatlıkla icra edebilecek güçtedir. ÖSO’nun da kara harekatında kullanılması kritik öneme sahiptir. Fırat Kalkanı harekatında kazanılan tecrübelerin de şüphesiz katkısı olacaktır.
2- Her askeri harekatta iç ve dış kamuoyunu yönetmenin gerekliliğinin yanısıra bir de bu operasyonunun siyasi sonucu da olmak durumundadır. Afrin Operasyonu da yukarıda gerekçeleri bakımından anlattığımız paralelde Türkiye’nin bölgede önemli ölçüde güvenlik endişelerini giderecektir.
3- Harekat bir çok noktadan, önceden işaretlenen çok sayıda hedef ile birlikte PYD’ye ait askeri noktalar ve mühimmat merkezlerini öncelikli olarak hedef alacaktır. Hava harekatı ilk aktif net adım olacaktır. Sonrasında, topçu atışı ve zırhlı araçlar desteğinde Afrin’e yürüyüş başlayacaktır. Şüphesiz bir harekatın en önemli unsurlarından biri de hava desteğidir. Ama burada şuna dikkat etmek gerekiyor; Suriye hava sahası ile ilgili Rusya ile üst düzey temaslara rağmen Moskova yönetiminin ayak sürümesi ve Şam rejiminin Türkiye’ye yönelik uçaklarınızı vururuz tehdidi açık ve kapalı bir riski hava desteği konusunda gündeme getirmişti. Ancak son olarak; Türk F-16 uçaklarının Afrin’de bombardımana başlaması akıllara krizin ya aşıldığını ya da Türkiye’nin mutabakatı beklemeden adım attığını gösteriyor. Gelen haberler Ruslarla hava sahası konusunda anlaşıldığı yönünde. Yine de hava kuvvetlerinin akıllı mühimmatlarını da gözönünde bulundurabiliriz.
4- Afrin’da kimilerine göre 200 kimilerine göre de 300 Rus askeri var. Çekilip çekilmediklerine dair çelişkili haberler geliyor. Rus Dışişleri Bakanı Lavrov’un ‘çekilme yalanlandı ama kim yalanladı bilmiyorum’ açıklamaları da dün kafaları daha da karıştırdı. Güneye çekildiler deniliyor. Bu tamamen doğru ise Türkiye tam mutabakat sağlandı görünüyor açıkça çıkıp söylemeselerde.
5- Malum, TSK birlikleri İdlib’te Astana görüşmeleri kapsamında Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü olarak görev yapıyor. Afrin’in hemen altındaki bu bölgede bugüne kadar üç gözlem noktası tesis edildi. Toplam 9 adet olması planlanıyor. İşte tam bu noktada oradaki askerlerimizin güvenliğinin harekat devam ederken azami sağlanması önemli.
6- ‘Savaş generallere bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir’ diye bir söz vardır. Aslında burada generallere eleştiri veya bir küçümseme yoktur. Yani savaşı kimsenin istemediği, savaşın kan ve gözyaşı olduğu o nedenle sonuna dek sivillerin süreçleri yöneterek işin savaş bölümü sorumlusu generallere geçmemesi için çaba göstermesi gerektiğine vurgu yapar. Ama öyle zamanlar olur ki savaştan çatışmadan ilerideki istikrar adına kaçamazsınız. Türkiye de bu noktada aynı tezi savunuyor. Ancak, kendi milli menfaatlerini savunma adına çıkacağı bu yolda uluslararası camia da elinden geleni ardına koymayacaktır. Sadece açıktan değil örtülü ve kirli olarak da. Geçenlerde batı basınında çıkan bir haberde açıkça ‘Eğer bu Afrin harekatını Türkiye yaparsa iç huzuru bozulur’ diyecek kadar tehdit eder seviyeye gelmeleri dikkat çekti. Yani, size ‘içeride yine eskiden olduğu gibi gizli serviler eli ile terör saldırıları düzenlerler’ tehdidi. PKK terörünün misillemeleri de cabası. Ama emin olun hem emniyet hem de istihbarat birimleri bunun farkında ve muazzam sessiz bir mesai harcıyorlar olası terör hareketliliklerine karşı. İnanın çoğu yakalanan terör yuvasını duymuyorsunuz bile. Bu konuda da azami hassasiyet dikkat gerekiyor.
7- Ve ABD faktörü. Yani başından beri Ankara’nın en derin krizleri yaşadığı aktör. PYD’ye gönderdiği binlerce askeri malzeme ve silah dolu tırın yankıları tepkileri sürerken ABD’nin tabii ki Türkiye’ye Afrin’e girme uyarısı yapması sürpriz değil. Orada Amerikan askerleri ya da kendisine bağlı paramiliter güçlerin olup olmadığı da belli değil. Bu süreçte en ciddi problemleri yaşayacağımız merkez Washington olacaktır. Ama Barzani örneğindeki gibi Türkiye’ye sonradan kayacak ve yarayacak ilginç gelişmeler gelebilir.
8- Afrin’deki PYD varlığı Türkiye tarafından net olarak terör örgütü PKK olarak görülüyor. Bazı istihbarat raporlarında son 20 yıldır Afrin’in PKK’nın beyin takımı olarak net bir şekilde kullanıldığı ifade ediliyor.
9- Bu harekat sonuçları süreci ve etkileri açısından Fırat Kalkanı’ndan daha farklı olabilir. O dönemde DAEŞ ile mücadele için başlayan Fırat Kalkanı’nda karşı çıkan neredeyse yoktu. Bu kez bir dış orkestra olabilir. Ardarda gelecek ‘endişeliyiz’ açıklamaları da.
10-Afrin’de merkezde meskun mahal çatışmaları ve yine Fırat Kalkanından farklı olarak engebeli arazi olması ile ilgili de uzman birlikler tahsis edildi. Sivillerin canlı kalkan olarak kullanılması, Türk askerlerine terörist unsurlarca canlı bomba ve eyp saldırıları da risk faktörleri içinde değerlendiriliyor. Bu konuda da azami dikkat icap ediyor.
11- Harekatın başlaması ile güneyde Halep kuzeyde Türkiye sınırında göç dalgaları yaşanma ihtimali var.
12-Harekatın süresine gelince bunu şimdi söylemek çok zor. Çünkü; bu harekatla birlikte burada bir otorite boşluğu doğmaması adına tıpkı şu an Cerablus El Bab hattında olduğu gibi uzunca bir süre burada kalmak gerekebilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2020
4.02.2020
5.01.2020
30.12.2019
8.02.2019
15.10.2019
18.10.2018
11.10.2018
14.09.2018
11.09.2018